''DENEYİMSİZ TÜRK HÜKÜMETİ KENDİSİNİ KÖŞEYE SIKIŞTIRMA TEHLİKESİ İÇİNDE''
LONDRA - İngiliz basınında bugün yer alan haber ve yorumlarda, Türkiye'nin Amerikan askerlerine yeşil ışık yakmamasının ortaya çıkardığı tartışmalar geniş yer buldu. Fransız gazeteleri Afrika zirvesini değerlendirirken, Almanya'da dünkü 11 Eylül davasında alınan karar sorgulandı.
Türkiye'nin Amerikan askerlerinin ülkeye gelişine imkan sağlayacak tezkerenin Meclis'te oylanmasını ertelemesi bugün özellikle İngiliz gazetelerinde geniş yer buldu.
Guardian, ilk sayfasında ''Bush'un savaş takvimi aksıyor'' başlığını kullandı ve ''Türkiye üslerini açmazsa binlerce asker ve tonlarca malzeme taşıyan gemilerin Körfez'de başka noktalara yönlendirilmesi gerekecek'' dedi.
Gazete kuzey cephesi olmaksızın da savaşın mümkün olduğunu belirtirken buradaki boşluğun ise Kürtleri Saddam'dan gelebilecek bir saldırıya açık hale getireceğini savundu.
Times, ''Taraflar arasındaki görüş ayrılığı Washington'un 26 milyar dolarlık önerisine 1 milyar dolar daha eklemesinin ardından da aşılamadı'' dedi. Gazete, Amerikalı yetkililerin 2 gün içinde karar beklediklerini de aktardı.
Financial Times, tartışmayı başlatan neden, Türkiye'nin toplamda 92 milyar dolarlık bir yardım istemesi olduğunu yazdı. Bu talebin Washington'da ''krizi sömürme çabası'' olarak algılandığını yazan gazete iç sayfalarında, ''Bir halıcı dükkanındaki pazarlık havasında başlayan tartışma şimdi kaygı oluşturan bir çekişme haline geldi. Başkan Bush geçen hafta Washington'a giden Türk bakanlara 92 milyar dolarlık taleplerinin kabul edilmesinin söz konusu bile olamayacağını açıkça söyledi. Ayrıca Türkiye'ye getirilen tüm askeri teçhizattan vergi kesilmesi ve 4. kolorduyu Akdeniz'den Irak sınırına aktarmak için 150 milyon dolarlık ücret alınması isteniyordu. Bu nedenle, Türkiye 30 milyar dolarlık gözden geçirilmiş önerisini götürdüğünde Washington uzlaşma havasında değildi'' şeklinde yer aldı.
Gazete, Türk hükümetinin ekonomik yardım paketine ihtiyacını anlatırken, hükümetin IMF heyetiyle 2003 bütçe düzenlemerini hala tamamlamadığının altını çizdi. Gazete, ''Deneyimsiz'' diye nitelediği hükümetin siyasi açıdan kendisini köşeye sıkıştırma tehlikesi içinde olduğu yorumunu yaparak, ''Hatırlarsanız Aralık ayında AB zirvesinde de müzakerelere 2004 sonunda başlanmasını önce çok geç bulmuş, durumu sonradan toparlamışlardı'' dedi.
Financial Times bu haberin yanı başında NATO'nun Türkiye'nin savunması için gereken kararı aldığını hatırlattı ve 1991'de iki füze bataryası ile korunan Türkiye'nin bu kez 10 Patriot bataryası talep ettiğini yazdı. Bunların her birinin 25 füze taşıyabildiğini belirten gazete, bir NATO yetkilsinin bu sayıyı çok fazla bulduğunu aktarırken bir İngiliz subayın Irak'ın zaten güçlü bir hava kuvveti olmadığına dikkat çektiğini belirtti.
KUZEY IRAKLILARIN KAYGILARI
Times, ''Amerika ile Kürt muhalefet arasında iplerin gerildiğini'' kaydetti. Gazete başyazısında Şii gruplara başlı 5 bin askerin Kuzey Irak'a geçtiğini hatırlattı ve Amerika'yı İran'ın etkisi artar korkusuyla 1991'deki Şii ayaklanmasına destek vermeme hatasını tekrarlamamaya çağırdı.
Daily Telegraph, Irak Ulusal Kongresi Başkanı Ahmet Çelebi imzalı bir yazıya yer verdi. ''Iraklılar kendilerini Amerikan gözetimi olmaksızın yönetebilir'' başlıklı yazı, ''Biz Iraklılar bir ulusal özgürlük savaşı içindeyiz. Bizler Irak halkına karşı bir İngiliz - Amerikan savaşı açılması çağrısında bulunmuyoruz. Uluslararası toplumdan, bizim mücadelemize katılmasını istiyoruz. Irak'ın yönetim ve idaresi istisnasız biçimde sadece Irak halkının hakkıdır. Ancak Saddam'ın, soykırımı andıran baskısının hızlı ve etkin olarak kırılması için, uluslararası katılım ihtiyacını da kabul ediyoruz. Yine de Irak'ta Iraklıların egemen olması konusunda hiçbir boşluğa yer yok. Yabancı bir askeri yönetim fikrini ya da BM idaresini kesinlikle reddediyoruz'' şeklinde sürdü.
Çelebi yazısında Irak'taki farklı etnik ve dini gruplar arasındaki hizipleşmenin ülkeyi kaosa sürükleyeceği suçlamalarını da reddetti. Ancak Guardian'ın başyazısında bu konuda şüpheler dile getirildi.
Guardian yazısında, ''Iraklı muhalifler tek bir noktada uzlaşıyor: Saddam Hüseyin gitmeli. Bunun dışında uzlaştıkları hiçbir nokta yok. Saddam'dan sonra ne olacağı bir yana, Sadam'ın nasıl devrilmesi gerektiği üzerinde bile anlaşamıyorlar. Amerika'nın bir askeri valiyle kukla idare oluşturma fikri de güven telkin etmiyor. Amerikalı generaller ve birbirleriyle kanlı bıçaklı olan gruplar arasında; Başbakan Blair'in sözünü ettiği demokratik Irak'ın oluşması uzun sürecek gibi. Bu nedenle Blair kamuoyundan destek isterken konuyu fazla basitleştirip tutamayacağı sözler vermemeli'' dedi.
Independent'ta yazan Natasha Walter ise ''Madem İngiltere ve Amerika Irak'taki insan hakları ihlallerinden bu kadar kaygılı neden ilk kez 1991'de önerilen insan hakları denetçileri uygulamasını hayata geçirmek için bir şeyler yapmıyorlar?'' diye sordu. Walter, Amerika'nın demokratik değişim planlarından uzaklaştığı yolundaki haberlere dikkat çekerek, ''Savaşın ahlaki gerekçesi nerede?'' dedi.
FRANSA - AMERİKA ZİRVESİ
Avrupa gazetelerinde Fransa'da başlayan 22. Afrika Fransa zirvesi ve bu zirveye insan hakları ihlalleriyle suçlanan Zimbabve Devlet Başkanı'nın katılımı da geniş yer aldı.
İngiltere'de Times ilk sayfasında ''Zimbabve açlıktan kırılırken Bayan Mugabe alışverişte'' diye manşet attı. Gazete, Paris'teki lüks bir otelde Zimbabve heyetine ayrılan 33 odayı, restoranın menüsünde yemeklerin ortalama fiyatının 100 Euro, yaklaşık 175 milyon lira olduğunu anlattı.
Fransız Le Figaro gazetesi, sosyalist Lionel Jospin'in başbakanlık dönemi ardından ardından Paris'in yeniden Afrika siyasetinde etkin rol oynadığına dikkat çekti. Liberation'a göre ise Afrika siyaseti açısından Paris'in önünde bir açmaz var. Gazete, ''Eski sömürge gücü, kendisini yeni sömürgecilik suçlamalarıyla karşı karşıya bırakmadan bölgedeki gelişmelere daha fazla dahil olabilir mi? Yoksa tehlike altındaki halkların yardımına koşmama suçlamasıyla karşılaşmayı göze alarak kanlı çatışmaların ve hastalıkların sarstığı, yoksulluğun pençesindeki bir kıtadan çekilmeli mi?'' dedi.
Liberation çözüm olarak orta yolu önerirken Financial Times zirveyi Fransa'nın Afrika'daki nüfuzunu genişletme çabası olarak yorumladı.
Daily Telegraph'ta yer alan, Yunan mitolojisinden uyarlanmış bir karikatür gazetenin zirveyi nasıl değerlendirdiğini de yansıttı. Karikatürde, Çoban Paris, tanrıçalar Afrodit, Hera ve Athena arasında seçimini yapıyor. Bu kez Paris'in rolünde Jacques Chirac var. Bush ve Blair karşısında hayal kırıklığı içinde kıvranırken, Chirac elmayı Zimbave lideri Robert Mugabe'ye sunuyor.
Almanya'da Die Welt sadece Chirac'ın değil, İspanya, Almanya ve İngiltere liderlerinin son dönemdeki tavrından da rahatsız bir tutum sergiledi. Gazete, ''Üçü de kendilerini kemiren benmerkezcilik içinde, tarihte bir yer edinmek için çırpınıyor ancak geçmiş neslin mirasını pervasızca gözardı ediyorlar'' dedi.
İngiliz Guardian gazetesinin yorum sayfasında yazan Timothy Garton Ash da aynı fikiri savundu. ''Avrupa'da birlik duygusunun yasını tutmalıyız'' diyen yazar, Avrupa birinci liginin oyuncuları olarak nitelediği 3 liderin uzlaştırılması için bir dağ zirvesine bırakılmalarını önerdi. Ash, ''Yılın bu zamanında Zermatt çok güzeldir: Yüksek, ulaşılmaz soğuk ve kafa dinlendirici... Bir hafta sonu boyunca Gerhard, Tony ve Jacques bu dağa çıkmalı. Sadece danışmanları ve tercümanları ile... Basın yok, bildirgeler yok. Oturup artık 'nasıl uzlaşacağız?', 'Bush'tan ne bekleyebiliriz?' diye sormalılar. Gerçekçi bulmuyor musunuz? Peki bugünün gerçekleri sizce daha mı iyi?'' dedi.
MUTASADDIK DAVASINA TEPKİLER
Alman basınında öne çıkan konuyu ise 11 Eylül saldırılarıyla ilgili olarak yargılanan yegane sanık olan Münir Mutasaddık'ın 15 yıl hapis cezası alması oluşturdu. Berliner Zeitung, Mutasaddık'ın suçlu bulunmasını ''skandal denecek kadar adaletsiz'' bulduğunu yazdı.
Mutasaddık'ın hava korsanlarını tanıdığı ve banka hesaplarını yönettiği savıyla sunulan kanıtların yeterince sağlam olmadığından yakınan gazete, ''Savcılık bu kanıtların bir mozaiğin parçaları olarak düşünülebileceğini belirtirken, savunma yapbozun aksine, mozaikte her parçanın, hedeflenen desene uyacak biçimde, istenen yere konabileceğine dikkat çekti. Ancak Mutasaddık davasında mahkeme kararını mozaikten yana kullandı'' dedi.
Süddeutsche Zeitung ise farklı bir fikir savunarak ''Mahkemenin bu karara varmaktan başka şansı yoktu'' dedi. Gazete adil bir yargılama yapıldığını savundu ve kanıtların yeterli olduğunu yazdı.
Der Tagesgespiegel ise ''Karar siyasi açıdan doğru olabilir ama hukuki açıdan değil'' dedi. Beraatin kamuoyu tarafından kabul edilemeyeceğinin düşünüldüğünü savunan gazete, medyanın bu kadar odağında bir davada adil yargılama olamayacağını kaydetti.
Independant da Mutasaddık'ın olaylarla ilgili olarak gözaltında tutulan Zekeriya Musavi ve Remzi bin el Şib'in tanık olarak dinlenmesi talebine Washington'un olumsuz yanıtını eleştirdi. Gazeteye göre Mutasaddık davası 11 Eylül hakkındaki ilk ve son dava olacak.
İNGİLTERE'DE SIĞINMACI TARTIŞMASI
İngiltere'de Yüksek Mahkeme siyasi sığınmacıların başvurularının geçerli sayılması için ülkeye vardıkları 24 saat içinde başvuruda bulunmuş olmaları koşulunu insan haklarına aykırı bularak iptal etmesi bugünkü basına yansıdı.
Guardian bu gelişmeyi ''İnsanlığın zaferi'' diye duyururken Daily Telegraph, ''Blair sığınmacı akınını kesme çabalarını tekrar tekrar baltalayan yargıçlarla kozlarını paylaşmaya hazırlanıyor'' dedi. Gazeteye göre Blair yargıçların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini yorumlamalarını sınırlayacak bir yasa hazırlanması için talimat verdi.
Independent konuyu başyazısında işleyerek, ''Bakanlar önce kendi insan hakları yasalarına uymayı öğrenmeli. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, hükümet yetkililerinin hayrına değil, temel hakları yöneticilerin hareketleri nedeniyle tehlikeye giren kişilerin korunması için İngiltere yasalarının bir parçası haline getirildi. Dün Yüksek Mahkeme'nin 6 sığınmacı lehine karar alması beklendiği üzere İçişleri Bakanı David Blunkett tarafından kınandı, hükümet de davayı temyize götürecek. Sorun şu ki aslında İngiltere'nin makul bir göçmenlik siyaseti yok'' dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:23