Asayiş
  • 14.9.2006 13:25

DİYARBAKIR BOMBACISI KADIN ÇIKTI!..

BOMBA, KADIN TERÖRİSTİN ELİNDE PATLADI/SAYGI ÖZTÜRK

Diyarbakır'da PKK'nın "bombalı eylemler"de bulunacağı ve bu amaçla önemli miktarda C-4 patlayıcısı soktuğu konusunda tüm birimlerin önceden uyarıldığı belirlendi. Kadın terörist tarafından termos içinde "hedefe" götürülmek istenirken patlama oldu.  Emniyet yetkililerine göre hedef Emniyet binasıydı. "Patlamanın DTP'nin sözde ateşkes çağrısıyla ilgisinin olamayacağını" belirten yetkililer, "ateşkes" isteğinin Abdullah Öcalan tarafından verildiğini söylediler. 

 

LOJMANLAR, MİT VE ÇEVİK KUVVET Patlamanın meydana geldiği yerin 500 metre ilerisinde Çevik Kuvvet Müdürlüğü, MİT binası, MİT ve jandarma lojmanları da bulunuyor. Bazı iyet yetkililerine göre hedefin kamu binaları olduğu, ancak patlamanın erken olduğunu söylediler.

 

SAYGI ÖZTÜRK

Diyarbakırlı yıllardır terör bezgini. Ne zaman, nerede patlayacağı belli olmayan bombalar, elden ele Diyarbakır’da dolaşıyor, oradan başka illere gönderiliyor. Bazen de o bombalar Diyarbakır’da patlıyor, can alıyor, gözyaşı ve kan oluyor. Diyarbakır’dan yükselen ağıt Türkiye’ye yayılıyor. Diyarbakırlı kardeşlerimize, çocuklarını, yakınlarını kaybedenlere başsağlığı ve sabır diliyoruz.

 

Ülkemizi karıştırmak, gerginlik yaratmak için büyük gayretler var. O gerginlik bakıyorsunuz bir gün Söğüt’te kendini gösteriyor, bir başka gün İsmailağa Camiinde bir takım oyunlar tezgahlanmaya çalışılıyor. Ne yazık ki bazı siyasetçiler de bu gerilimin “tarafı olmadığını” belirtmelerine rağmen, her zaman bir ucunda onların gölgesi beliriyor.

 

“ATEŞKES” NE DEMEK “TESLİM OLUN” DURURKEN

PKK’nın İmralı Cezaevinde bulunan başı Abdullah Öcalan, avukatlarıyla son görüşmesinde, yine “ateşkes”i gündeme getirdi. Bu PKK’nın değişmeyen bir taktiği. Abdullah Öcalan’ın talimatı üzerine, DTP’lilerde PKK’ya “ateşkes” çağrısında bulundu.

 

Aslında DTP’lilerin “ateşkes” çağrısı ve bu çağrıya PKK’lıların uyup uymaması Devleti bağlamıyor. Böyle bir “ateşkes” de zaten kabul edilmiyor. Çünkü,. Karşınızda bir terör örgütü bulunuyor. Devletin görevleri arasında terörü önlemek, vatandaşının mal ve can güvenliğini sağlamak da önemli yer oluşturuyor.

 

DPT Genel Başkanı Ahmet Türk, “ateşkes” diyeceğine, PKK’lılara “koşulsuz gelip teslim olun” çağrısı yapması gerekirdi. Ancak, bu yapılmıyor. PKK’nın “ateşkes”i bu dönemde yavaş yavaş zorunlu olarak başlıyor. Çünkü kış koşullarına göre örgütün hazırlık yapması gerekiyor. Dolayısıyla, geçmişte yaşandığı gibi PKK’lılar bu süreci değerlendirip hem kış hazırlıklarını yapmak, hem eksikliklerini gidermek isteyecek,  güvenlik güçlerinin de kısmen rehavete kapılmasına yol açacaktır. Sonra, büyük bir eylemle sözde “ateşkes”i de bozmuş olacaklar.

 

Türkiye’de terörden çıkarı olan çok azınlıkta kalanlar dışında  herkes terörün son bulmasını istiyor. Ancak, PKK’nın terörden kolay kolay vazgeçeceği de beklenmemeli. Mafya düzeninin hakim olduğu örgüt silahı bıraktığı zaman, bugün örgüt içinde etkili konumda olanlar da “yok” olacağını biliyorlar.

 

Diyarbakır’da meydana gelen patlamada 10 kişinin hayatını kaybetmesini, belli çevreler yine Devletin üzerine yıkmaya kalkışacaktır. Cenaze töreninde yine “olay çıkartmak” için o çevreler çaba gösterecektir. Bu oyunlara artık Diyarbakır halkı gelmemelidir. Gerçeğin ortaya çıkması için güvenlik güçlerine, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısına destek olmalarının zamanıdır.

  

ÇELİK TERMOSLU KADIN TERÖRİST

Diyarbakır’dan 10 kişinin ölümüne yol açan "termoslu bomba" PKK'lı kadın teröristin elinde patladı. Patlamada ölenler arasında bombacı kadının bulunduğunu da soruşturmanın içinde yer alan Emniyet yetkilisinden öğrendim. Ancak, kadın teröristin kimliği henüz saptanmış değil. O da, ölen diğer 9 kişi gibi parça parça olmuş…

 

Bombalı eylemle ilgili çok yönlü soruşturma devam ediyor.  PKK'nın, güvenlik güçlerini hedef alan eylemleri yaygınlaştıracağı yolunda Emniyet Müdürlüğü'nün ilgili birimleri önceden uyarılmış. PKK'nın son dönemde Kuzey Irak'tan Türkiye'ye önemli miktarda plastik patlayıcı madde sokuyor. Daha 15 gün önce Şırnak’ın Ortabağ bölgesinde, sınır taşının dibinde 75 kilo C4 patlayıcı ele geçirilmişti.  75 kilo C-4’den tam 70 etkili bomba yapılması mümkün oluyor. Yani, 70 ayrı eylemin patlayıcısı bir sınır taşının dibinde bulunmuştu..

 

Diyarbakır’da patlamanın meydana geldiği Koşuyolu parkı daha çok PKK'lıların "gösteri meydanı" olarak biliniyor. Patlamanın olduğu yerin 500 metre ilerisinde Emniyet Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü, MİT binası, MİT, jandarma lojmanları bulunuyor. Eylemcilerin hedefleri arasında kamu binaları olduğu da değerlendiriliyor. 

 

Emniyet Bomba uzmanlarına göre, son eylemde en az 1,5-2 kilo plastik patlayıcı kullanılmış. Patlamanın şiddeti bu olasılığı güçlendiriyor.

 

EYLEM İÇİN EN KUVVETLİ OLASILIK

Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi’nin üst düzey yetkilisine göre, DTP’nin PKK'ya "ateşkes" çağrısında bulunmasından sonra patlamanın meydana gelmesinin, bölgede "patlamanın devlet tarafından yapıldığı" izlenimi verilmesinde etkili olabileceğini söyledi. Patlamayla ilgili olarak değişik olasılıklar üzerinde durulduğunu belirten aynı yetkili şunları ekledi:

 

"PKK'nın kentlerde bombalı eylemlere girişeceği yolunda duyumlar alınmış, ilgili birimler de uyarılmıştı. Bomba olay yerine bırakıldıktan sonra uzaktan kumandayla mı, yoksa taşınırken mi patlatıldığı olasılıkları araştırılıyor. Görgü tanıkları, bir kadın elindeki paketin patladığını ve bir anda ortalığın ana-baba gününe döndüğünü söyledi. Ayrıca, plastik patlayıcı eğer yere bırakılmış olsaydı, derin bir çukur açardı. Oysa, taşınırken patladığı için küçük bir çukur açıldı. Kadın teröristte parçalandı."

 

BOMBACI, UZAKTAN KUMANDAYLA MI  PATLATILDI?

Olayı yakından izleyen üst düzey bir yetkili, patlamayla ilgili bir olasılığı da şöyle açıklıyor:

 

“ Patlamayla ilgili üzerinde durduğumuz önemli konulardan birisi de, patlayıcıyı örgütün istediği yere götürmekle görevlendirilen teröristin, elinde patlamaya hazır hale getirilmiş termosun, örgütün başka bir militanı tarafından uzaktan kumandayla patlatılmış olabileceğidir. Böylece, vatandaşların bulunduğu parkta eylemi gerçekleştirip, bunu Devletin yaptığına ilişkin propaganda yapılması da üzerinde durduğumuz önemli olasılıklar arasındadır.Teröriste hedef olarak Emniyet binası ya da kamu binaları gösterilmiş olabilir ama karışıklık yaratmak için uzaktan kumandayla patlatılmasını göz ardı etmiyoruz."

 

PKK,  BU EYLEMİ  ASLA ÜSTLENMEZ

Diyarbakır’da meydana gelen eylemin PKK tarafından gerçekleştirildiği değerlendiriliyor. Ama, PKK’nın bu tür eylemleri üstlenmesini de kimse beklemesin. Çünkü, bu eylemde hedef her ne kadar güvenlik güçleri, kamu binaları olsa da, patlamada hayatını kaybedenler güvenlik güçleri değil, çocuklarımızdı…

 

Zaten adı “bebek katili”ne çıkmış örgütün, halkın da büyük tepkisini çeken, nefrete yol açan bir eylemi üstlenebileceğini kimse beklememeli. Daha doğrusu bu eylemi başka bir örgüt yapsa bile “biz yaptık” deme cesaretini gösteremez.

 

DTP çevreleri, patlamayı sanki kamu görevlileri yapmış gibi bir hava estirmeye çalışıyor. Ancak, yöre halkı için bunlar inandırıcı değil. Biliniyor ki, DTP yetkililerinin PKK'ya "ateşkes" çağrısı, İmralı'da bulunan Abdullah Öcalan'ın isteği doğrultusunda yapıldı.

 

Eylemin  PKK ile DTP arasında uyumsuzluktan kaynaklandığı da iddialar arasında. Her ne kadar  bu söylense de, siyasi kanadın PKK’dan çok Apo’ya bağlı olduğu da biliniyor. Bir yetkilinin dediği gibi, “Siyasi kanat lüks otellerde, lokantalarda süren rahatını bozmak istemez. O yüzden, onlar Apo’ya daha çok bağlı. Örgütte siyasi-askeri kanat kavgası olduğu iddiaları doğru değil” 

 

EMNİYET’TE MİNİ KARARNAME

Dün, Emniyet Müdürleri arasında “mini” bir kararname çıktı. İstanbul Emniyet Müdür eski Yardımcısı Şahmaz Demirtaş Rize’ye, Merkez Emniyet Müdürleri Sezai Boran Ordu’ya, Ahmet Türker Kırşehir’e, Necmettin Emre ise Artvin Emniyet Müdürlüğüne atandı. Fındık eylemi nedeniyle Ordu Emniyet Müdürü Rıdvan Güler görevden alınmıştı. Rize Emniyet Müdürü İbrahim kaya merkeze alınırken, Şemdinli olayları sırasında Hakkari Emniyet Müdürlüğü görevinde bulunan ve önceki kararnamede Kırşehir Emniyet Müdürlüğü’ne atanan Yaşar Ağdere de sağlık nedenleriyle merkeze alınmasını istedi. Bu operasyon da tamamlanmış oldu. 

 

--- ayrı kutu—

TALİM VE TERBİYE  KURULU’NDA OPERASYON

Milli Eğitim Bakanlığı, “Ders kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği”ni değiştirdi. Bu değişiklik, Talim ve Terbiye Kurulu Öğretim Materyallerini Geliştirme ve İnceleme Merkezi’nde bulunan 141 kadrolu, 173 geçici görevle çalıştırılan öğretmenin okullarına gönderilmesi anlamına geliyor. Zaten o amaçla çıkarıldığı da biliniyor.

 

Ders kitapları ve öğretim materyalleri,  bu merkezde görevli öğretmenler tarafından ön incelemeden geçiriliyor. Geçmişte bu öğretmenlerin tamamı okullarına iade edilmiş, ancak onlar mahkeme kararıyla talim ve Terbiye Kurulu’na dönmüşlerdi.

 

Milli Eğitim Bakanlığı, yönetmelikte yaptığı değişiklikle inceleme ders kitaplarını ve öğretim materyallerini inceleme görevini ilgili eğitim-öğretim birimlerine bıraktı. Her genel müdürlük, okutacağı ders kitaplarını kendisi inceletecek. Bunun anlamı, oradaki öğretmenlere yakında “okulunuza dönün” denileceğidir.

 

İşte onlar da bunu bildikleri için bugün Talim ve Terbiye Kurulu’nun Beşevler’de bulunan binası önünde basın açıklaması yapacak, “eğitime, işimize ve işyerimize sahip çıkıyoruz” deyip akşam geç saatlere kadar oradan ayrılmayacaklar.  Öğretmenlerin önemli bir kısmının üyesi bulunduğu Eğitim-Sen, Ders Kitapları Yönetmeliği’nin iptali için dava açıyor. Okullar açılırken, öğretmenler eylemde…

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 03:33

İLGİLİ HABERLER