Gündem
  • 14.1.2005 13:00

DOĞA GÖZLEMCİLERİ DERNEĞİ''NDEN BAŞBAKAN ERDOĞAN''A TEPKİ...

VAN - Başbakan Erdoğan''ın basında yer alan, ''''Hidroelektrik santrallerinin kaynağı akıp gidiyor, bunları değerlendirmemiz lazım. Eğer bu suyu enerjiye dönüştüremezsek bunu bize Allah da sorar, millet de sorar. Bu çevrecilerle ne yapacağı? Hayat mücadele, bunlarla da mücadele edeceğiz. İnsana odaklı hizmeti engelleyenler çıktığı zaman, bunu aşmaya çalışacağız. Enerji ithal ediyoruz. Sularımız boşu boşuna Karadeniz''e gidiyor'''' konuşması tepki aldı. Konuyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan''a açık bir mektup gönderen ve mektubu ''www.dogagozlemcileri'' isimli internet sitelerinde de yayınlayan Dernek Başkanı Doç. Dr. Mustafa Sarı, evrende hiç bir varlık ya da oluşumun boşu boşuna ortaya çıkmadığını söyledi. ''''Ekosistem'''' adı verilen alemde her şey birbirine bağlı olarak büyük bir ahenk içinde varlığını sürdüreceğini belirten Sarı, gönderdiği mektubunda şöyle dedi: ''''Bu alemdeki denge, insanın da varlığını sürdürebilmesinin en büyük olmazsa olmazıdır ki Pasifik Okyanusu''ndaki mercan resiflerinin dinamitlenip Mangrov ormanlarının yok edildiği bir ekosistemde insanların başına nelerin geldiği, bu düzeni anlamamanın en yakın, en dehşet ve ibret verici örneği sayılmalıdır. Bu bağlamda akarsuların denizlere boşu boşuna aktığı da maalesef çok büyük bir bilgi eksikliğidir. Çünkü akarsular denizlere son derece besleyici malzemeler, alüvyonlar taşırlar. Taşınan malzemelerin çoğu organik esaslı olup, deniz ekosisteminin asırlardır düzgün bir şekilde devam etmesini sağlamaktadır. Bu malzemeler dere ve nehir ağızlarındaki balıkların beslenmesinde, özellikle üreme döneminde yavru gelişiminde çok büyük rol oynar. Dolayısıyla denizlerin de akarsulara bağımlı bir yaşam döngüsü vardır. Bu döngü sekteye uğradığında ya da uğratıldığında aynen Mısır''daki Asuan Barajı''nın yapımından sonra Akdeniz balıkçılığının büyük ölçüde olumsuz etkilenmesi gibi Karadeniz için de zaten can çekişen balıkçılığın daha da kötü duruma geleceği açıktır''''. Doç. Dr Mustafa Sarı, olumsuz bir niteleme ile anılan çevrecilerin, genel anlamda dünyanın yaşanabilir bir yer olarak kalabilmesi için en azından yüz yıldır etkin çalışmalar yürütmekte olduğunu da belirtti. Üyesi olmak için büyük çaba sarf edilen Avrupa Birliği (AB) çevre yasalarının tümü, bu grupların uzun yıllardır süren çalışmaları, bilgi birikimleri ve yaşanan acı sonuçlar neticesinde ortaya çıktığını anlatan Doç Dr Sarı, mektubunda şu ifadelere yer verdi: ''''Bu gruplar içinde kimileri marjinal hareketleri temsil edebilirler ama genel anlamda uygar dünyadaki bilgi ve uzak görüş sahibi kişiler arasındaki konumları, görüşleri yasalarla ülke idaresine yansıyacak denli önemli ve saygındır. 2004 yılı Nobel Barış Ödülü''nün tarihinde ilk defa bir ''''Çevreciye'''' yani Kenyalı Wangari Maathai''ye verilmiş olması son derece anlamlıdır. Çevrecilerin benimsediği gibi doğayı koruyarak kullanmak, aslında tümüyle insana odaklı bir hizmettir ki tüm zenginlikleri korunmuş, hl üzerinde yaşanabilir bir yer olarak dünyanın gelecek kuşaklara devredilebilmesinden daha büyük bir insani hizmet olabilir mi? Bunun gerçekleştirilebilmesi için ise yegane şart, bizim bugün üzerinde yaşayabilmemize imkn sağlayan dünya niteliklerinin şu andaki bozulmuşluğu da düzeltilerek kalkınmada, ekonomi ve ekolojinin bir madalyonun iki yüzü gibi birbirinden ayrılmazlığını kabul etmek olmalıdır. Böylece kalkınma hamleleri insan yararına olacaktır. Aksi halde dünyanın ve tabii ki ülkemizin insana hizmet eden tüm nitelikleri kaybolacak ve başta beslenme olmak üzere her alanda doğa intikamını insanoğlundan alacaktır''''. Mektubunda Başbakan Erdoğan''a hitap eden Sarı, ''''Sayın Başbakan, doğanın insanoğlundan aldığı intikamları her yerde görmekteyiz. Bu durum, insan aleyhine artarak ilerlemektedir. Dolayısıyla ülkemizi AB gibi çevre değerlerinin birinci öncelik olduğu yeni ufuklara taşıyan sizden ve ekibinizden daha uzun vadeli planlamalar ile doğayı koruyarak insanı da koruyabileceğimiz bilinci içinde, dünya nimetleri açısından ülkemize verilmiş büyük şansı ziyan etmeden, bilimsel ölçütler içinde doğa ve insan birlikteliğini göz önüne alarak, kalkınma modelleri geliştirmenizi, uygulamanızı bekliyoruz. Bu modellerin geliştirilmesinde, uygulanmasında gerek duyulduğunda işbirliği yapmaya hazır olduğumuzu saygıyla bildirmek istiyoruz'''' ifadelerine yer verdi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:38

İLGİLİ HABERLER