DOĞU PERİNÇEK'İN EŞİ KONUŞTU...
Eşi Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde “Silahlı çetenin üst düzey yöneticisi” iddiasıyla tutuklu bulunan Şule Perinçek, son bir haftada neler yaşadıklarını anlattı. Her on yılda bir devletin Doğu Perinçek ile aralarında nikah tazeleyip özlem yarattığını söyleyen Şule Perinçek, “Silahlı mücadeleye inansaydı 1974 yılında legal parti kurmazdı. Böyle bir savunusu olsa her ilde örgütlenmesi olan bir hareketin başındaki isim olarak gizli kapaklı çete kurmaz ordu kurardı” diyor.
Eşinizle ne kadar görüşebildiniz, görüş nasıl geçti?
Salı günü bir saat kadar görüştük. Küçük oğlum Can ile birlikte Tekirdağ’a gittik. Can, Ergene çayı üzerinden geçerken, “Anne, Ergene Çayı üzerinden geçiyoruz bunun bir anlamı olmalı” diye espiri yaptı. İnanın kocası cezaevinde olan bir kadın olarak ister istemez gülerek soruları yanıtlıyorum. Öyle bir iddianame hazırlamışlar ki çetenin üst düzey yöneticisi Doğu, altında Sedat Peker, onun altında Danıştay’da silahlı saldırıda bulunan ve bunu Allah adına yaptığını söyleyen bir başkası. Ama çok güzel mesaj verdiler. Bu ülkenin ulusalcılarını, Atatürk diye meydan meydan bağıranlarını sabahın 04.00’ünde gözaltına da alırız tutuklarız mesajını vermek için Doğu’yu da çemberin içine aldılar.
Görüşmenizde ne konuştunuz?
Doğu, 66 yaşında ve moralinin biraz bozulduğunu söylemeliyim. Bu haksızlığa uğrayan bir insanın morali nasıl bozulacaksa öyle bir moral bozukluğu. Açık görüş olduğu için tutuklu ve tutuklu yakınları Doğu kapıdan içeri girdiğinde onu alkışladılar, gerçekten bundan gurur duydum. Dava açılana kadar cezaevinde kalabileceğini, iddianamenin hazırlanıp davanın açılmasından sonra tahliye beklediğini söyledi. Çamaşır ve çorap almıyorlar ama eşofman, pijama ile hem kendisi hem de cezaevi kütüphanesi için Atatürk Eğitim Seti kitaplarından cezaevine ulaştırmamı istedi. Yine küçük bir televizyon temin etmemi rica etti.
Perinçek’in eşi olmak zor mu?
Cezaevi ve hasretlik açısından soruyorsanız şunu söyleyeyim ben istediğim gibi bir adamla evlendim. Evliliğimiz 35 yılı geride bıraktı ama ben onu 45 yıldır tanıyorum. Son olarak 1999 yılında Haymana Cezaevi’nde 11 ay tutuklu kalmıştı. Bunun nedeni de “Fırat’ın iki yakasında kardeşlik kurmak lazım bizi birbirimizden ayıramazlar” demesiydi. 1990 yılında Diyarbakır Cezaevi’nde 4 ay kaldı. 80 darbesi ve 72 Muhtıraları’nı da pas geçmezsek, devlet benle Doğu arasında her on yılda bir nikâh tazeliyor, özlem, hasret yaratıyor diyebilirim.
Elbette eşiniz ancak şu an Ergenekon kapsamında tutuklandı, başka bir olasılığı hiç düşündünüz mü?
Bakın, Doğu’nun babası Sadık Perinçek, Yargıtay Başsavcılığından emekli bir hukukçu, eski AP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcılığı yapmış bir isimdir. Ben Mülkiye mezunuyum, Doğu, kamu yönetimcisi bir hoca. Doğu, silahlı mücadeleye inansaydı 1974 yılında legal bir parti (Türkiye İşçi Köylü Partisi) kurmazdı. Böyle bir savunusu olsa her ilde örgütlenmesi olan bir hareketin başındaki isim olarak gizli kapaklı çete de kurmaz ordu kurardı.
Unutamadığınız bir anı var mı?
1978 yılında kendisi benim ailemi Parti Merkez Karar Kurulu’na almayalım demişti. Ama ben partinin ilden merkeze kadar her organında çalışmıştım. Kongrede, “Benim kocam parti merkezinin dışında kalmamı istiyor diye ne siz beni dışlayabilirsiniz ne de ben bunu kabul ederim, ben buraya kendi tırnaklarımla geldim” diye Doğu’ya karşı çıktım. Doğu, gülümsemiş bense Merkez Karar Kurulu’na girmiştim. Biz evde gerçekten kendi halimizde tartışamayız çünkü mutlaka Türkiye’nin bir konusu bizim kavgamızı böler.
(VATAN)
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 12:51