Ekonomi
  • 30.9.2007 11:24

DOĞU VE GÜNEYDOĞU, AKP DÖNEMİNDE FAKİRLEŞTİ

İktisatçı Mustafa Sönmez’in hazırladığı “Doğu ve Güneydoğu’nun Yoksullaşması ve Çözüm: Barış” başlıklı araştırmada, 21 ilden oluşan bölgede, işsizliğin tırmandığı, yeşil kartlı yoksul nüfusun yüzde 30’a çıktığı, tarımdan geçinenlerin payının bir yılda yüzde 47’den yüzde 40’a düştüğü belirtildi. Mustafa Sönmez, Türkiye ekonomisinde büyük bölümü AKP iktidarı dönemine denk gelen son 22 çeyrektir süren kesintisiz büyüme sürecinin istihdam artışı getirmediğine dikkat çekti. İşsizlik, yeşil kart, göç sorunu konularını da ayrıntılı inceleyen Sönmez, AKP hükümeti döneminde hızlanan kamunun küçültülmesinden, sosyal devlet nosyonunun fiilen feshinden, istihdam yaratmayan çapaçul yatırım-büyüme sürecinden, Türkiye’nin azgelişmiş bölgeleri derin yaralar aldığı saptamasını yapıyor. GÖÇ ARTARAK SÜRÜYOR Raporda, Doğu-Güneydoğu bölgesinin, AKP iktidarı döneminde de Türkiye’nin en azgelişmiş ve yoksul bölgesi olma talihsizliğini bir türlü aşamadığına dikkat çekilerek, bölgedeki ekonomik yoksulluğun, çeyrek yüzyılı bulan çatışma ortamının yarattığı can ve mal güvenliğinin iyice azaldığı ortamda, son yıllarda daha da arttığı tespiti yapıldı. Sönmez’in raporuna göre, bölgesel azgelişmişliği en derinden yaşayan Doğu ve Güneydoğu’nun 21 ilinde nüfus artışı bir yandan sürerken, bir yandan da bölge, sürekli göç veriyor. 2000 nüfus sayımında 11 milyon 278 bin olarak belirlenen 21 ilin nüfusu, 2007 yılında 12 milyon 467 bine ulaştı. 2010 yılında ise 13 milyona yaklaşacağı tahmin ediliyor. Bu, 2000’de yüzde 17 olan bölge nüfusunun, göçlere rağmen 2010’da yine yüzde 17’yi bulacağı sonucunu çıkarıyor. Doğu ve Güneydoğu’da kentleşme de hızlandı. Rapora göre, geçimini ağırlıkla geleneksel tarım ve hayvancılıktan sağlayan bölge nüfusunun, özellikle son yıllarda hem tarım ve hayvancılığa verilen desteklerin azaltılması hem de yaşanan çatışmaların can ve mal güvenliğini kırsalda daha çok tehdit etmesi, kırların boşalması ve kentlere yoğun göç yaşanması ile sonuçlandı. 1990-2000 döneminde, 567 bin dolayında göç almasına karşılık 993 bine yakın göç veren 21 ilin, net göçü 10 yılda 426 bini geçti. Net göç hızının yüksekliğinde Doğu’da Ardahan, Kars ve Ağrı’nın, Güneydoğu’da ise Siirt, Adıyaman ve Mardin öne çıktı. İŞSİZLİK EN BÜYÜK SORUN TÜRKİYE genelinde yakıcı bir sorun olmayı sürdüren işsizlik 21 Doğu ve Güneydoğu ilinde, ortalamanın daha üstünde seyrediyor. Bölgede, 15-64 yaş grubundaki nüfusun, onca yoksulluğa rağmen ‘işgücüne katılma oranını’ yüzde 41. Sönmez, işgücüne katılma oranının Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak bölgelerinde yüzde 30’lara varan düşüklükte ifadesi, bu illerde işsizliğin görünenin çok üstünde olduğuna işaret ediyor. Bölgenin tümünde genel işsizlik oranı 2006’da yüzde 10.1 olarak belirlendiğini ve yüzde 9.9 olan Türkiye ortalamasının üstünde çıktığına da dikkat çeken raporda 2006’da ‘resmi işsiz’ olarak saptanan bölge işgücünün sayısının da 278 bin olduğunu ifade etti. Rapordaki bilgilere göre, 2006’da Türkiye genelinde yüzde 12,6 olarak saptanan tarım-dışı işsizliğinin Doğu ve Güneydoğu’nun 21 ilinde yüzde 14.5 olarak Türkiye genelinin 2 puan daha üstünde bulunuyor. 2006’da yüzde 12.6 olarak ölçülen Türkiye ortalama tarım dışı işsizlik oranı, Malatya-Elazığ, Bingöl-Tunceli alt bölgesinde 2005’te yüzde 27’yi aşarken, 2006’da yüzde 22’ye yaklaştı. GAP yatırım projelerine rağmen tarım dışı işsizlik Diyarbakır-Şanlıurfa alt bölgesinde 2005’te yüzde 15’e yaklaşırken 2006’da yüzde 12 olarak ölçüldü. Raporda, Doğu ve Güneydoğu’da tarımdaki istihdamın 2005’den 2006’ya 92 bin azaldığı, toplam bölge istihdamındaki payının da yüzde 47’den yüzde 40’a indiği vurgulandı. Kişi başına milli gelir bin dolar bile değil SÖNMEZ raporunda, irili-ufaklı sermaye-servetin daha batıya taşındığını belirterek, göçlerin, bölgenin gelişmesi için gerekli insan ve para kaynaklarının bölge dışına çıkması, bu da bu kaynağı çeken Batı bölgeleri ile Doğu arasındaki uçurumun açılması, eşitsizliğin büyümesi anlamına geldiğine dikkat çekti. Raporda, en sonuncusu 2001’de ölçülen kişi başına gelirde, 21 Doğu ve Güneydoğu ilinin hiçbirinin, ortalama Türkiye kişi başına gelirine ulaşamadığı ortaya çıktı. 2001’de, 2 bin 146 dolar olan 2001 Türkiye ortalama kişi başına geliri, en yoksul Ağrı’nın 568 dolarlık kişi başına gelirinin yüzde 277 üstüne çıkarken, en yakın Elazığ’ın (1704 dolar) bile yüzde 26 üstünde gerçekleşti. Kişi başına gelirin yanı sıra kişi başına düşen kamusal eğitim ve sağlık göstergelerini dikkate alan sıralamalarda da 21 Doğu ve Güneydoğu ilinin yoksulluğu gözler önüne seriliyor. Halkın yarısı yeşil kart kullanıyor TÜRKİYE’DE toplumun refah ya da yoksulluk derecesini göstermek açısından başvurulan iki göstergenin yeşil kartlı nüfus oranı ile özel oto sahipliği olduğuna işaret edilen raporda, yeşil kartın nüfus istatistiklerinin, AKP iktidarı döneminde nüfustaki yoksullaşmanın artmasının önemli bir göstergesi olarak sayılıyor. 2007 yeşil kartlı nüfus istatistikleri, yeşil kart kullanan nüfusu 8 milyon 633 bin dolayında belirlerken, bunların yüzde 41’inin Doğu ve Güneydoğu’daki 21 ilde yaşadığı belirlendi. Türkiye genelinde yeşil kartlı yoksul nüfus, toplam nüfusun yüzde 12’sine yaklaşırken bu oran 21 Doğu-Güneydoğu ilinde yüzde 30’a yaklaştı. Yeşil kartlılık oranı Van’da yüzde 47’ye ulaşırken, Batman’da yüzde 43’e yükseldi. Özel oto sahipliği giderek azalıyor Refah göstergesi olarak ele alınan özel oto sahipliği rakamlarına bakıldığında, 2005’te Türkiye genelinde her bin kişiye 80 otomobil düşüyor görünmesine karşın, bu oran 21 Doğu ve Güneydoğu ilinde 20’ye indi. Her bin kişiye düşen özel oto sayısı Hakkari’de 7, Muş’ta 9, Şırnak’ta 10, Bitlis ve Bingöl’de 11 olarak belirlenirken Malatya’da bile 41 ile Türkiye ortalamasının ancak yarısına ulaşıldığı kaydedildi. (AKŞAM) Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 16:12

İLGİLİ HABERLER