DÜĞÜN KATLİAMCISINDAN ŞOK İFADE!.. KÖKLERİNİ KAZIDIK
Çelebi ailesinin iki grubu, önce paylaşılan toprak konusunda anlaşmazlığa düştü. Ardından bir tecavüz, ilişkileri iyice gerdi. Bu olaya karşılık, saldırıda öldürülen Sevgi Çelebi istendi. Ancak Sevgi, hasım aileye verildi. Bunun üzerine nikah evini basan maskeli saldırganlar, 6’sı çocuk, 3’ü hamile 16’sı kadın olmak üzere 44 kişiyi acımasızca katlettiler. Saldırının elebaşının şu sözleri ise, kan dondurmaya yetti: "Köklerini kazıyıp, intikam alacak kişi bırakmamak için herkesi öldürdük."
MARDİN’in Mazıdağı İlçesi, Bilge Köyü’nde Abdülkadir Çelebi, 4 oğlu ve 3 akrabası tarafından "Korucu" silahlarıyla gerçekleştirilen katliamın arkasından kadın ve toprak kavgası çıktı.
Göç nedeniyle köyde sadece korucuların kalmasından sonra gidenlerin toprakları, korucu aileleri arasında paylaşıldı. Ancak, kendilerine az arazi verildiğini ve haksızlığa uğradığını iddia eden Abdülkadir Çelebi, köye yeniden dönmek isteyen ailelere tepki gösterdi. Eski muhtar Hamit Çelebi ile yeni muhtar Cemil Çelebi ise akrabalarının köye dönüşünü destekledi. Çelebi, ilk sorgusunda, gerekçesini, bir tecavüz olayına dayandırdı. Abdülkadir Çelebi’nin, bu konuda şunları söyledi:
Tecavüze karşılık kız
"Eski muhtar Hamit Çelebi ile yeni muhtar Cemil Çelebi’nin ailesinden biri, bizim ailemizden bir kıza tecavüz etti. Bunun üzerine biz de o ailedeki kızın, (öldürülen Sevgi Çelebi) bizim ailemize gelin verilmesini istedik. Ancak bu kızı bize vermedikleri gibi gidip düşmanımız olan aileye verdiler.
Bu böyle devam eder
Nişan evine daha önce gidip bunun bozulmasını istedim. Bozulmaması halinde bunun sonuçlarının çok ağır olacağını söyledim. Ama kabul etmediler. Kaç kişi öldürmüşüz bilmiyorum"
Sorgucuların, "Çocuk, kadın herkesi öldürmenizin nedeni neydi?" sorusuna ise katliam şüphelilerinden birisi şu karşılığı verdi: "Eğer biz çoluk-çocuk herkesi öldürmemiş olsaydık, ortaya çıkan kan davası nedeniyle ilerde bizden birilerini öldürürlerdi. O ailelerin tamamının köklerini kazıyıp bizden intikam alacak kimseyi bırakmamak için hepsini öldürmeye karar verdik. Köyün dışında olanları da yaşatmayacak ve köklerini kurutacaktık. Sağ kalanlar varsa onlar da bizim ailelerimizden intikam almaya çalışırlar. Bu böyle devam edip gider."
Evdeki her duvardan 70-80 mermi çıktı
Köyde koruculuk yapan Çelebi Ailesi’nin bazı fertlerinin akşam göreve gitmesinin ardından, eski muhtar Cemil Çelebi’nin kızı Sevgi ile yakındaki Sultan Köyü’nden olan, ancak Diyarbakır’da oturan Arı Ailesi’nin oğlu Habip’in nişan ve dini nikáhı için evde toplanıldı. Evin ikinci katında bulunan erkekler, nişan öncesi dini hikah kıymak üzere çağrılan köy imamı Kazım Ozan’ın davetiyle yatsı namazına başladı. Yandaki tek katlı evde bulunan kadınların da namaza durduğu saat 21.00 sıralarında, yüzleri maskeli 5-6 kişi, ellerinde Kalaşnikof tüfeklerle eve girdi.
Mermilerin çoğu kafaya
Saldırganlar, önce yan yana 3 odada oturan, ancak namaz için yol kenarındaki odada toplanan erkekleri arkadan taradılar. Kurbanların çoğunu başlarından vuran saldırganlar, sağ kalıp kıpırdayanların da yanlarına giderek ateş edip öldürdüler. Aynı anda evin bitişiğinde, kadın ve çocukların bulunduğu tek katlı binanın odaları da, saldırganlar tarafından basıldı.
Saldırı 15 dakika sürdü
Saldırganlar, 15 dakika süreyle acımasızca, herkesin ölüdğünden emin oluncaya kadar, çocuk ve kadın gözetmeden ateş etmeyi sürdürdüler. Köyde yankılanan silah seslerini diğer aileler nişan kutlaması sandığı için, saldırı geç fark edildi. Suriye üzerinden gelen kum fırtınasının etkisiyle köyde görüş mesafesinin 10 metreye kadar düşmesinden de yararlanan saldırganlar, araçların lastiklerini kestikten sonra kaçtı. Köy çevresindeki mevzilerde bulunan korucular, kaçan kişiler olduğunu görünce ateş açtı. Korucularla da 20 dakika kadar çatışan saldırganlar, gecenin karanlığında, izlerini kaybettirdiler.
’İçerisi kan gölüydü’
Katliama sahne olan ve her duvarında 70-80 mermi deliği tespit edilen Çelebi Ailesi’nin evine ilk girenler arasında bulunan Abdullah Akan, "Her taraf ceset doluydu. Önde imam, arkasında erkekler, hepsi ölmüştü. Diğer odada kadın ve çocuklar vardı. İçerisi kan gölüydü. Böyle vahşet görmedim" dedi. Katliamda, 6’sı çocuk, 16’sı kadın olmak üzere toplam 44 kişi yaşamını yitirdiği, 3 kişinin de yaralandığı saptandı. Yaralılardan 3 yaşındaki Medine Çelebi ile 16 yaşındaki Hediye Çelebi, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Katliamın ardından güvenlik güçleri bölgede yaptıkları operasyonda 8 kişiyi silahlarıyla yakaladı. Bu kişilerin soruşturması jandarmada sürdürülürken, katiamda hayatlarını kaybeden Çelebi ailesi ile aynı soyadı taşıdıkları öğrenildi.
20 yıllık bir kan davası...
Yüzlerce kurşun, çocuk-kadın, yaşlı-genç ayırmadan herkesin üzerine yağdı. 6'sı çocuk, 16'sı kadın, 44 kişi öldü, kadınlardan 3'ü de hamile çıkınca yitirilen can sayısı 47'ye çıktı. Olaydan sadece 3 kişi yaralı kurtuldu. İşte tüm bu katliamın nedeni, sadece bir 'Sevgi' hikayesiydi. Köylülerin anlatımına göre, gelin Sevgi'yi, akrabaları kendi oğullarına istemişti. Fakat kızın babası, onaylamadı. Cemil Çelebi kızını, Habip Arı'ya vermeyi doğru buldu. Üstelik saldırgan aile ile damadın ailesi arasında 20 yıl öncesine dayanan kan davası da vardı. Bu durumu hazmedemeyen saldırganlar da, nişan evini basınca tarihte eşi görülmemiş bir dehşet yaşandı.
İçerden biri işaret verdi!..
Korkunç saldırının ardından olay yerine jandarmayla birlikte Özel Harekat timleri de gitti. Her yerin kan gölüne döndüğü evde yapılan incelemeler ise ilginç bir iddiayı gündeme getirdi. İsmi saklı bir Özel Harekatçı, "Saldırıyı önceden planlamışlar. Hatta prova yapmış bile olabilirler. Evin içinde de bir köstebek olduğunu düşünüyoruz. Herkesin namazda olduğunu dışarıda bekleyenlere haber verdiğini, böylece evdeki erkeklerin karşılık vermekte geciktiklerini tahmin ediyoruz" dedi.
Güncellenme Tarihi : 14.5.2016 22:19