Eğitim
  • 5.7.2003 15:51

EĞİTİM-SEN GENEL BAŞKANI DİNÇER: ''ÖĞRETMEVLERİ HARAÇ-MEZAT SATILMAK İSTENMEKTEDİR''

EDA HAN ANKARA- Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, YÖK Yasa Taslağı'nın kamuoyundan gizlendiğini, kapalı kapılar ardında yazıldığını söyleyerek, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i eleştirdi. Öğretmenevlerinin satılmak istenmesine de tepki gösteren Dinçer, ''Öğretmenevleri haraç-mezat satılmak istenmektedir. 4. Murat zihniyeti ile öğretmenevlerini denetleyenleri kınıyorum'' dedi. Dinçer, Eğitim-Sen Genel Merkezi'nde yaptığı basın toplantısında, Milli Eğtim Bakanı Hüseyin Çelik'i sert bir dille eleştirdi. Öğretmenevlerinin satışını 'tam bir mirasyedi zihniyeti' olarak nitelendiren Dinçer, ''Öğretmenevleri haraç-mezat satılmak istenmektedir. Öğretmenevleri öğretmenlerden kesilen aidatlarla yapılmıştır. 4. Murat zihniyeti ile öğretmenevlerini denetleyenleri kınıyorum'' dedi. Bakan Çelik'in 5 bin dar gelirli öğrencinin okuyacağı özel okullara başvuru sayısının 25 bin olmasından gurur duymasını eleştiren Dinçer, ''Bahsedilen kriterlerde yani yoksulluk sınırının altında 220 bin öğrenci var'' diye konuştu. Dinçer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bakan Çelik'ten dar gelirli öğrencilerin gönderileceği özel okulların listesini açıklamasını istedi. Özel okullarla özel sektörün finanse edilmesine karşı olduklarını belirten Dinçer, konu ile ilgili Danıştay'a açılan davanın devam ettiğini söyledi. Türkiye'de 200 bin öğretmen açığının olduğunu kaydeden Dinçer, ''Sayın Bakan 13 milyon öğrenciye 630 bin öğretmenin düştüğünü söylüyor ve bunun ortalamasını yaparak 30 öğrenciye bir öğretmenin düşmesini hesaplıyor. Oysa ki 18 bin okulda birleştirilmiş eğitim yapılıyor. Büyük kentlerde 60 öğrenciye bir öğretmen düşüyor. Sayın Bakan bu rakamları kamuoyuna açıklayarak, kamuoyunu yanıltmıştır. Gerçek rakamlar kamuoyuna verilmelidir'' diye konuştu. Eğitim-Sen olarak YÖK'ün kaldırılmasını istediklerinin altını çizen Dinçer, üniversitelerin kamu kaynakları ile beslenmemesi gerektiğini söyledi. Üniversitelerin özerk yapıya kavuşturulmasını ifade eden Dinçer, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Üniversiteye giriş sınavları kaldırılmadır. Ortaöğretim sistemi, sağlıklı bir rehberliğe, öğrencilerin ilgi, yetenek ve kapasitelerini geliştirmeye dayalı olarak gerçekleştirilmelidir. Ortaöğretimi yapılandırmaya yönelik modelimizi Bakanlığa sunduk. Konu imam hatipler tartışmasına rehin edilemez. Bizim sunduğumuz modelde imam hatip mezunları İlahiyat fakültelerine gidebilmektedir''. Üniversiteler için yeni örgütlenme programı hazırladıklarını kaydeden Dinçer, ''Burada içinde yerel yönetim temsilcilerinin, yerel meslek örgütleri, yerel siyasi parti temsilcilerinin oluşturduğu Yerel Kurultay oluşturlması ve bunların peryodik toplantılar yaparak üniversitelerin gelişmesi için görüş alışverişinde bulunması yer alıyor'' diye konuştu. Üniversiteler arası Kurul'un işlev ve sorumluluğunun artırılması gerektiğini kaydeden Dinçer, rektörler ve dekanların sadece icracı olarak çalışması gerektiğini ifade etti. Basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Dinçer, YÖK Yasa Taslağı ile ilgili bir soru üzerine ''YÖK Yasa Taslağı kamuoyundan gizlenmiş, kapalı kapılar ardında yazılmıştır. Bakan Mumcu döneminde biraz bilgi veriliyordu. Sayın Çelik bu işi gizemli sürdümüştür. Taslak önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu'nda tartışmaya açılacaktır. Sayın Bakan bu davranışıyla ne kadar demokratik, katılımcı olduğunu göstermiştir'' dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:17

İLGİLİ HABERLER