Medya
  • 20.3.2003 11:18

EMİN ÇÖLAŞAN'DAN HÜKÜMETE, ''ACEMİLER MANGASI'' BENZETMESİ...

Rezalet mi, skandal mı komedi mi? BUNCA yıldır bu ülkede yaşarım, yazarım, konuşurum, vallahi böylesini görmedim. Ülkemizin başına kaderin cilvesiyle bir acemiler mangası gelmiş, yaptıkları hatalar arşa yükselmiş. ‘‘Bunlara oy veren yüzde 34 düşünsün’’ diyeceğim ama kabak hepimizin başına patlıyor. Rezalet, skandal, kepazelik, komedi, ilkesizlik, omurgasızlık, acemilik, adını ne koyarsanız koyun, şu olanları ve Türkiye Cumhuriyeti'ni dünyaya nasıl iki paralık ettiklerini iyi bilin, iyi görün. Bir ülke düşünün ki, yanıbaşında savaş patlayacak... Ve onun hükümeti tam bir şark kurnazlığı içinde, kararsız Kasım durumunda, zayıf eliyle sağa sola rest çekiyor. Recep Tayyip, ABD ile yeni bir pazarlık yapıp aklınca kendisine puan sağlamayı hedefliyor ama hesapları fos çıkıyor, nasihat alıyor. Türkiye ciddiyetsiz, beceriksiz, niteliksiz ve yeteneksiz bir hükümetin eline kalmış ve her şey şu anda altüst olmuş durumda. Önceki gece Bakanlar Kurulu'nu topluyorlar, ne yapacaklarını bilmiyorlar. Ardından çelişkili açıklamalar geliyor. Bakanlara tezkere için boş kararname imzalatıyorlar, sonra çoğunu gece yarısı evlerine gönderip ‘‘güvenilir’’ bakanlarıyla baş başa kalıyorlar. Saatler geçiyor, çelişkilerle dolu iki ayrı açıklama yapılıyor. Abdullah Gül ile Powell ‘‘son derece nazik’’ bir atmosfer içinde telefon konuşması yapmışlar! ‘‘Nazik’’ olmayıp da, yoksa şöyle bir konuşma mı olacaktı: ‘‘Sen napıyon Apo, hani tezkere...’’ ‘‘Sana ne lan, hani bizim dolarlar nerede.’’ * * * Ali Babacan isimli Hazine'den Sorumlu Devlet Bakanı önceki gün ‘‘ABD'den gelecek dolarları!’’ nasıl kullanacaklarını ballandıra ballandıra anlatıyor! Hemen ardından ABD Dışişleri Bakanı Powell açıklama yapıyor: ‘‘Yardım paketinin süresi dolmuştur.’’ Geçmiş olsun, bizim Babacan dün şaşkın durumda, paketin artık olmadığını söylüyor! Bakanlar Kurulu şaşkın, ne yapacağını bilmiyor. Acaba reddedilen ilk tezkereden sonra Abdullah Gül işi Recep Tayyip'e bırakıp o yıpransın diye mi frene bastı? ABD geçen hafta A planından B planına geçtiğini, savaşta güney cephesini kullanacağını açıklıyor, bizim hükümet ayakta uyuyup at pazarlığını yine sürdürmeye kalkışıyor! Karşı taraf ‘‘yardım yok’’ deyince, dün ortalık duman oluyor. Bir hükümet nasıl böyle kararsız ve sorumsuz olabilir? Böylesine duyarlı ulusal bir konuda hesabını yaparsın, kararını şu veya bu doğrultuda verirsin, övgü alırsın, eleştiri alırsın ama yoluna devam edersin. Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya, Yunanistan, Avustralya, Endonezya, Rusya, Çin, bütün ülkeler tavırlarını açıkça ve bütün riskleri üstlenerek ortaya koymadılar mı? Bu AKP hükümeti ne yaptı? * * * ABD ültimatom veriyor: ‘‘Bu gece saat 22'ye kadar kararınızı bildirin.’’ Çankaya'da acele zirve toplanıyor, 22'ye 5 kala açıklama yapılıyor! Türkiye bu durumlara düşürülüyor. Kararsız, ne yapacağını bilmeyen bir hükümet! Demek ki başımızdaki bu yönetim, en ufak bir kriz durumunda Türkiye'ye yönetmekten aciz. Genelkurmay ve Dışişleri Bakanlığı burunlarından soluyor. Dahası, kararsızlık ve ilkesizlik nedeniyle, ABD'den geleceği varsayılan paradan da oluyoruz ve ekonomi altüst ediliyor. Onurlu bir ülke ulusal konularda tavrını açıktan koyar. ABD'ye en baştan ya ‘‘hayır’’ ya da ‘‘evet’’ der. Böyle kıvırtmaz. İşi bu Recep Tayyip'lerin vesairelerin ‘‘şark kurnazlığı’’ hesaplarına bırakmaz. Dünya bize güldü. Dünyaya rezil olduk. Dün Türkiye altüst olmuş, her dakikamız altın değerinde, alınması gereken çok önemli kararlar var... Ve Başbakan Recep Tayyip, Çorum'da yapılacak Belediye Meclisi seçimi için orada miting düzenliyor, nutuk atıyor! Bay Başbakan işi gücü bırakmış, oy peşinde. Dün öğle saatlerinde AKP'nin bazı bakanları bir araya geliyor. Toplantıda Recep Tayyip'in sağ kolu, danışmanı ve AKP milletvekili Murat Mercan da var. Çıkışta gazeteciler soru sorduğunda, yüzündeki tuhaf gülmeyle yanıt veriyor: ‘‘Beşiktaş maçını konuştuk.’’ Ne günlere kaldık ey gazi hünkár! * * * Türkiye son yılların en büyük rezaletini, skandalını, ciddiyetsizliğini yaşıyor. AKP hükümeti tezkere ve Irak işini her yönden eline yüzüne bulaştırdı. Bugün Meclis'te yine ‘‘gizli oturum’’ kalkanının arkasına saklanacaklar. Hükümet elindeki kartları okuyamadı, gelişmeleri göremedi. Olan yine bize olacak. Bu fiyaskonun sonucu, inşallah ekonomik krize dönüşmesin. Sonuçta bunların acemiliğinin faturasını yine biz ödeyeceğiz. Vergi, zam, enflasyon! Yazıklar olsun. Şunu iyi bilsinler: Türkiye bu acemiler mangasının deneme tahtası değil. Bu rezaletin hesabı bir gün mutlaka sorulacak. (Emin Çölaşan/ Hürriyet) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:36

İLGİLİ HABERLER