Gündem
  • 12.5.2009 12:32

ERDOĞAN: 'BALI YERSEN AĞIZ TATLANIR'

Başbakan Erdoğan : " İstişarelerenizin bereketli hayırlı ve ufuk açıcı olmasını diliyorum. Balkanların en uç bölgelerinden iç asyanın derinliklerine kadar uzanan Avrasya coğrafyası irfanın beşiği olması hasebiyle eşsiz imkanlara sahiptir.

BAL BAL DİYE AĞIZ TATLANMIYOR

Elbette hiç istemediğimiz hiç arzu etmediğimiz savaş, katliam ve çatışma dönemleri olmuştur. Bugünde bazı ülkelerde bunları büyük bir acı ile yaşıyoruz. Ancak bu çalkantılı dönemlerin tarihte kendisine kendine yer bulamayacak kadar gelip geçici olacağına inanıyor en azından bu umudumuzu yitirmiyoruz. Bizim coğrafyamızın her bir zerresi ilim yuvalarıyla aşkı örgütleyen mabedlerle donatılmıştır. Burada özellikle bir şeyi vurgulamak istiyorum. Bizi yaradan Allah bize ikaz mı diyelim uyarı mi diyelim şöyle emreder; 'Ey iman edenler yapmadıklarınızı niçin söylüyorsunuz' biz yaptıklarımızı söyleyeceğiz. Bu bizim için ciddi bir uyarı ve ciddi bir ikaz. Bal bal diye ağız tatlanmıyor. Balı yersen ağız tatlanır. Bu miras tarihin bir noktasında tekrar yeşerecek canlanacak ve mutlaka yeni bir diriliş gerçekleştirecektir. Anadolu'nun yetiştirdiği bir başka alim Erzurumlu İbrahim Hakkı ne güzel söylemiş 'Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler'. Kendimizi esaslı bir muhasebeye tabi tutmamız gerektiği artık kaçınamayacağımız bir gerçektir. Mensup olduğmuz dinin temeli insan sevgisini ilke kılar. Bir insanın canına kıyan bütün insanlığın canına kıymıştır. Bizde kul hakkı her şeyin üzerindedir. Kul hakkı para pul götürmek değildir. Biz bu inceliklere ulaşamamışız. Arabanda giderken pet şişesini sokağa atıyorsan bu bir kul hakkıdır. Çöpçü kardeşimiz senin pet şişeni almak zorunda değildir, doğal kirliliği temizlemek zorundadır. Bu hassasiyet var mı yok. Temizlik imandandır deriz malesef temizlikten bi nasip bir toplumuz. Anne babaya hürmet, kardeşlik, komşuluk, dayanışma ve yardımlaşma bu dinin temel unsurlarıdır. Bu din bütün bir insanlığı daraltmamış aksine kuşatmıştır. Yaradılanı yaradandan ötürü severiz. Bütün insanlara tevazu ile yaklaşmayı dinimizin esası olarak biliriz. Uygulama ve tatbikatta bunun tezahürünü göremediğimz bir gerçektir.

MARDİN KATLİAMININ HİÇBİR İZAHI YOK

Alnı secdeye giden bir insanın bir başka insanın canına kıymasını izah edemeyiz. Irak'ta yaşananları terazinin herhangi bir kesesine koyamıyoruz. Bir çok ülkeyi kasıp kavuran yoksulluğu sefaleti moda kavramlarla teşhis edemeyiz. Burada bir yanlışlık olduğu gayet aşikardır. Şehirlerinin kapısında bilgi ve erdem silah ve kılıçtan üstündür yazan bir medeniyetin mensupları bugün ölmek ve öldürmekle gündeme geliyorsa ortada izah edemediğmiz bir yanlışlık olduğu bellidir.

BİZLER İLİM ADAMLARININ YOLUNU AÇACAK KONUMDA OLMALIYIZ

Bu mirasın alın terinin mürekkebin üzerine yeni şeyler inşa etmek kesinlikle mümkündür. Onun içinde ilim müminin yitik malıdır. Bunu kesinlikle kavramak zorundayız. Önümüze yeni kapılar açılır yeni ufuklar çizilir. Aramayı bıraktığmız an kaybettiğimiz zamandır. Bizler tabii ki siyasetçiyiz. Bizler huzur ortamını tesis etmekle mükellefiz. Bizler bilim adamlarıa yol gösterecek değil bilim adamlarının yolunu açacak onlardan istifade edecek konumdayız. Bilim adına Türkiye'de hükümet olarak son dönemde yaptığımız çalışmaları daha da ileri taşımak noktasında kararlıyız. Her türlü uluslararası dayanışmaya hazır olduğumuzu da buradan açıklamak isterim. Sorun tek başına ülkelerin sorunu olamaz. Varolan sorunları birlikte aşmak birlikte çözüm üretmek zorundayız. Kendimizi tanıtmakta, anlatma ifade etmekte sorunlar yaşadığımız bir gerçek. İslama fobia bir insanlık suçudur. Bu suç üzerine inşa edilen her türlü politika yanlıştır ve tahrip edici olacaktır. Bu kardeşiniz bütün toplantılarda bunu anlatmakta ve bunun kavgasını vermektedir. Bir ülkede ifade özgürlüğü bir başka ülkeyi de incittiğini en son karikatür probleminde yaşadık. Türkiye olarak İspanya ile BM çatısı altında Medeniyetler İttifakı projesini başlattık.

Güncellenme Tarihi : 14.5.2016 22:05

İLGİLİ HABERLER