ERDOĞAN: ''BAŞBAKAN 'SÜNEPE' ÖYLE Mİ''
Elbetteki terör örgütü de bu yaptıkları ile hedefine ulaşamayacağını, Türkiye Cumhuriyeti'nin buna pabuç bırakmayacağını çok iyi biliyor. 30 Yıldır tezgahlanan oyunlar bugün bir kez daha vizyona sürülmek isteniyor. Geçmiş dönemlere bakılırsa bugünkü oyun daha iyi anlaşılacak. Gerçek niyet daha iyi görülecektir. Seçim dönemlerine bakın, Türkiye'nin atılım yaptığı dönemlere bakın, demokratikleşme dönemlerinde yapılanlara bakın, kronik meselelere el atıldığı, Doğu ve Güneydoğu'nun kalkınmasına ilişkin adımların atıldığı dönemlere bakın her birinde terör örgütünün harekete geçtiği, süreci engellemek için rol üstlendiğini göreceksiniz. Bugünde yapılan aynen budur.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ PARLAMENTOYA GETİRİLDİ, OLAYLAR DEĞİŞTİ
CHP ve BDP'nin oy kullanamamaları milletvekili olmalarının tanımına terstir. Milli irade sizi oraya bunun için gönderiyor. Madem beni temsil ediyorsun git beni ifade et oyunu kullanarak bunu tescil et diyor millet. Gelip kürsüde zaman çalmak için ne yapabilirim tezgahını yapma. BDP'de aynı şeyi yaptı. Bunlar hep örtüşüyor. Çok anlamlı. Şu anda parlamentodan şöyle veya böyle. Nitekim 1 maddede 3-4 milletvekilinin olumsuz yaklaşımı neticesinde ki o da siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıracak bir madde idi ki bundan sürekli dert yananlarda dahil ne yaptılar adeta zil takıp oynadılar. Ne yaptılar Ana muhalefet partisinin o zamanki lideri AK Parti'li arkadaşlarıma teşekkür ediyorum dedi. Kendileri Parlamento'ya hiç uğramadılar. Çok önemli işleri vardı sanırım. O sürec de böyle işlettiler. Bütün bu adımlar atılırken terör örgütü devreye giriyor. Örtüşüyor diyorum ya Türkiye dış politikada en aktif en itibarlı dönemini yaşıyor.
TÜRKİYE TARİHİ BİR SÜREÇ YAŞAMAKTADIR
İşte böyle bir dönemde Türkiye ekonomisi teröre rağmen muhteşem bir performans sergiliyor. Avrupa'da ABD'de Japonya'da işsizlik oranları hızla yükselirken Türkiye'de işsizlik hızlı şekilde düşüyor. Uluslararası kredi derecelendirme şirketleri Avrupa için olumsuz tablolar çizerken Türkiye için son derece umutlu tahminleri dile getiriyorlar. Türkiye Milli Birliği'ni ve kardeşlikleri pekiştirmek adına tarihi bir süreçte iken terör örgütü devreye giriyor. Bu bir tesadüf değildir.Terör örgütünü bir figüran olarak piyasaya süren o odaklar bugüne kadar amaçlarına ulaşamadılar ve bundan sonra da ulaşamayacaktırlar.
YASAMA, YÜRÜTME VE YARGI DAYANIŞMA İÇİNDE OLMALI
Yasama yürütme yargı içiçe dayanışma içinde olmaz ise eksik kalır. Yapılması gereken ne var ise yürütme olarak yerine getiriliyor. Güvenlik güçlerimiz elinden geleni azami derecede yerine getiriyor. Adeta şehadete koşarcasına ellerinden geleni yapıyorlar. bu mücadelede sonuna kadar elimizden geleni yapacağız. Milletimiz müsterih olsun. Kimse süreci istismar etmeye kalkmasın. Terörü her ne şekilde olursa olusn buradan kendine rant devşirme peşinde olanlar en az terör örgütü kadar suçludurlar ve bu cinayetlerden sorumludurlar. Şu ana kadar çetelerle mücadele çerçevesinde bir çok kirli ilişki açığa çıkartıldı. Hukuk çerçevesinde hepsinden hesap soracağız. Burada bir şeyi açık ve net söylüyorum, kısa bir süre önce malum 9 tane yargı mensubu hakime malum yine bir dava açılması neticesinde üst mahkemenin kalkıp da ceza vermesini bu ülkede hukuk adına çok ciddi bir sıkıntı süreci olarak görüyorum. Bugüne kadar olmamış ve yeni kapıların açılmasına meslek teşkil edecek bir adımdır bu.
YARGI 9 HAKİME VERDİĞİ KARARLA BİRLİKTE GÜVENİLİRLİĞİNİ YİTİRMİŞTİR
Henüz hakkında karar kesinleşmemiş ve yargı süreci devam ederken, anayasayı çiğneyerek böyle bir kararı verme yetkisini üst mahkeme kendisinde bu yetkiyi nerden buluyor. Bundan sonra mahkum olanından tutuklusuna kadar hepsi için böyle bir kapı açılacak. Herkes müracaat edip aynı şekilde bu tür davaları açmak şekilde kendilerne yeni çıkış kapıları arayacak.Bunun altından nasıl kalkacaksınız? Hangi hukuka hangi maddeye dayanarak böyle bir adım atıyorsunuz? Bunun kendi özel dünyalarındaki verilmiş bir karardan başka bir özelliği yoktur. Buna ne kendileri inanıyor nede millet inanıyor. Yargı o kararla birlikle güvenilirliğini bitirmiştir. 9 Hakime böyle ceza verdiğiniz halde yargının güvenilirliği kalmaz. Halk adalet mekanizmasına güvenmiyorsa sıkıntı vardır. Herşey Türkiye için olmalıdır. Eğer bunu başarırsak Yasama, Yürütme, Yargı bu ülkenin sıçramasına yardımcı olacaktır.
Terör örgütünün amacı hiçbir zaman benim kürt kardeşlerimin hakları hukukları olmamıştır. Terör örgütünün amacı hiçbir zaman bölgenin kalkınması olmamıştır. Kurulduğu günden itibaren benim kürt kardeşlerimin sözcüsü olmamıştır, bugünde değildir ve hiiçbir zaman olmayacaktır. Terör örgütü bir maşa olarak kullanılmıştır. Bugünde ayın şekilde kanlı eylemlerde bulunmaktadır.
Nemalandıkları alanlar ortadan kalkmasın, halkın memnuniyeti artmasın istediler. Hep gerilim üretmeyi, süreci sabote etmeyi seçtiler. Anayasa değişikliği konusunda da benzer tavırlarla hep karşılaştık. Uzlaşma aradık, mutabakat aradık. Orada da olmadı. Ortaya çıkan fotoğrafı herkes iyi görsün. Anayasa'ya kimler karşı, birlik ve beraberliğe kimler karşı? Terör bitmesin neden AK Parti'nin başarı hanesine yazılır. Kardeşlik pekişmesin neden? AK Parti'nin başarı hanesine yazılır. Bütün o karşı çıkanların, bütün o anayasa değişikliğine karşı çıkanların ortak noktası malesef AK Parti kazanmasın, Türkiye'ye ne olursa olsun. Biz taşın altına elimizi değil vücudumuzu koyuyoruz yeterki Türkiye kazansın, yeter ki analar babalar ağlamasın.
Şimdi Taş atan çocukların yargılanması olarak bilinen konu üzerinde aylarca siyaset yaptılar. Onlar dedikodu üretiyor biz icraat yapıyoruz. toplumumuzun samimi olarak mesele ile ilgilinen kesimleri ile görüşmeler yaptık, teklifi meclise getirdik. Şimdi bakın buna kimler destek verecek kimler karşı çıkacak. Mangalda kül bırakmayanlar bu meselede nasıl bir tutum karşılayacak göreceğiz. Biz taş atan çocuklarımızla ilgili konuyu samimiyetle takip edeceğiz ve parlamentodan çıkartacağız. Şu anda muhalif olanlar yine muhalif olacaklar.
Yılda 5 bine yakın şehidimizin olduğu o dönemde demokratik açılım mı vardı? Bugün geçmişle kıyaslanmayacak kadar terör azalmıştır. Bugün terör örgütü operasyonları artmasının sebebi milli birlik ve kardeşlik projesinin gelişmesi ve ilerlemesidir. Milli Birlik ve Kardeşlik süreci hız kesmeden devam edecek. Terör çirkin yüzünü gösteriyor diye hiçbir çalışmadan geri kalmayacağız. Terörün finansörlerine ipleri elinde tutan savaş baronlarına silah tüccarlarına asla boyun eğmeyeceğiz. 30 Yıldır yanlış politikalarla terörü bu noktaya taşıdılar. Şimdi bir kez daha vazgeçmekten bahsediyorlar. Ne geri çekileceğiz ne de vazgeçeceğiz. Biz Türkiye'nin kazanması için yolumuza devam edeceğiz. Ülkemin her yeri için geçerli ama Doğu ve Güneydoğu'daki anne ve bacılarım için hatırlatmak istiyorum. Şunu iy ibilip görüsnler, kandırılıp dağa çıkartılan çocukları, savaş baronları, silah tüccarları adına kullanılıyor. O annelerin çocukları dikkat ediniz, öldürmeye gönderildikleri kadar öldürülmeye de gönderiliyor. Hayatlarının baharında kirli senaryoların parçası haline geliyor. Kazanılmayacağı belli olan eylemlerde bu çocuklar piyon olarak kullanılıyor. Terör meşru bir eylem değildir olamaz. Terör felaketten başka bir sonuç getirmedi bundan böyle de getirmeyecek. Çocuklarınızı bu kanlı tüccarların elinden çekin alın.
DÜŞMANA İNAT KUCAKLAŞALIM
Biliyorum sizlerinde uykuları kaçıyor. Bu kanlı oyuna sizlerde karşısınız ama lütfen hem karşı durun hem sesinizi yükseltin. Bu kanlı süreci ancak sizler el ele verirseniz bozabilirsiniz. Yüreğinizi ortaya koyun, yeter artık deyin. Masaya yumruğunuzu vurun ve çocuklarınıza sahip çıkın. Ülkenin diğer bölgelerindeki anne babalara da sesleniyorum. Terör aramıza nifak sokmaya çalışıyor. Öfke oluşmasını, nefret oluşmasını sağlıyor. Kim ki toptan bir bölge insanını potansiyel suçlu olarak görürse bilin ki o terörün tuzağına düşmüştür. Teröre inat biz kardeşliğimizi yüceltelim. Dayanışmamızı, paylaşmamızı yükseltelim. Gelin milletçe bir kez daha kucaklaşalım. Bu mübarek aylarda sevgimizi daha da arttıralım. Çukurova'nın pamuk tarlalarında kucaklaşalım, Harran'ın bereketli topraklarında kucaklaşalım. Diyarbakır'da kucaklaşalım, husumetleri ortadan kaldıralım, düşmana inat aydınlık yarınları hep birlikte kuralım.
7,5 Yıl boyunca çok büyük tuzaklar kuruldu. Vazgeçmeden geri adım atmadan tüm bu tuzakları geçtik engelleri atlattık. Çetelere göz yummadık, çetelerle mücadelede asla yılgınlık göstermedik. Yurt içinden yurt dışından Türkiye'ye yönelik her türlü saldırıya, kampanyaya boyun eğmeden direneceğiz. Benim ülkemde iç ve dış politikaya karanlık odaklar yön veremeyecek. Gazete manşetleri veya televizyon ekranları belirleyemeyecek.
AK Parti iktidarı ile rotayı millet belirliyor. Bugün artık söz de karar da milletindir bunu böyle muhafaza edeceğiz. Yanınıza gelebilirler diyebilirler çok da sert gidiyoruz. İşi yumuşatalım biz sert gitmiyoruz, yumuşak da gitmiyoruz. Biz tam orta yolda gidiyoruz. Hak ve hukuk ne ise gereğini yapıyoruz. Eğer biz Asım'ın nesli isek, 'Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum' biz uysal koyun değiliz. AK Parti'li bunun idrakinde olur. Şu ana kadar böyle yürüdük böyle yürüyeceğiz. Eğer biz o ecdadın torunları isek bunu inkar etmemiz mümkün mü? Değilse gereğini yapacağız. Küresel ekonomik kriz Eylül 2008'de başladı. Eğer o krizi AK Parti'yi bitirmek için fırsat olarak görenler vardı. AK Parti'ye var güçleri ile saldırdılar mı saldırdılar. Biz teğet geçiyor dedik dalga geçtiler. O gün bize saldıranlar şimdi mahçup durumdadırlar. Yatırımcının girişimcinin moralini bozmak için her yola başvurdular. Türkiye'de yatırım yapmayın dediler, ne olacağı belli değil dediler, bu iktidarın gitmesi lazım dediler. Son olaylarda bile İsrail Hükümeti'nin ve Türkiye İktidarı'nın gitmesi lazım diyen köşe yazarları var. Bunu utanmadan sıkılmadan da televizyonlarda söyleyebiliyorlar. Bunu Başbakan dinleyecek kadar da sünepe öyle mi?
Hangi patrondan gücünü alırsan al, bizi bağlamaz. Biz gücümüzü halktan ve haktan alıyoruz farkımız bu. Bu süreci böyle devam ettireceğiz. Bugün gelinen noktada ABD'de Avrupa'da kriz devam ederken, Türkiye'nin dikkatleri tüm dünyada üzerine çektiğini görüyoruz. Krizi büyük ölçüde geride bırakıyoruz. Bazı Avrupa birliği ülkelerinin kredi notları 4 kademe birden düştü. Japonya Başbakanı borç yükü azalmaz ise iflas edeceklerini açıkladı. Bu tabloya rağmen Türkiye büyüyor, kredi notu artıyor. En son mart ayı işsizlik oranlarında son derece umut veri bir tablo ile karşılaştık. Haziran başı idi ben şurada iki üç ay içerisinde dedim ki inşallah biz burada 2-3 puan işsizliği düşüreceğiz hemen dalhga geçtiler. Şimdi ne oldu? Bunlarda kızaracak yüz yok ki.
Geçen yıl bu oran yüzde 15,8'di. Tam 2,1 puanlık düşüş sergiledik. AB'de işsizlik oranları artarken bizde tam tersine ciddi oranda düşüyor. IMF, dediler gidin muhakkak anlaşın dediler. Biz ddedik ki kendi göbeğimizi kendimiz kestik bundan sonra da kendimiz keseriz. Biz asla aleyhimize olacak kararı aldırtmayız. IMF ile olan borçlarımızı da azaltmaya devam ediyoruz. DSP, MHP, Anap hükümetinden devraldığımız 23,5 milyar borç vardı. Ey MHP 23,5 milyar borç bıraktın bize. Sen mi IMF'cisin biz mi? Senin borçlarını biz ödedik şuanda 7,1 milyar dolara kadar geriledi. Yolsuzluklar içinde olan bir hükümet bunu nasıl ödesin? Sizden devraldık yine ey MHP. Ekonomi rakamla konuşulur ciddi konuşulur. Bunlarda bu ciddiyet yok ki. 2002'de MHP'nin içinde olduğu hükümet. Merkez Bankası bizim milli bankamız. Rezervimiz 23 milyar dolardı şuanda altın hariç 72 milyar dolar. Yolsuzluklar içinde olan hükümet bu mu?