ERDOĞAN DİYARBAKIR'DA!. MASKELER DÜŞÜYOR ZİFİRİ KARANLIKLAR AYDINLANIYOR
DİYARBAKIR - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Biz, bu karanlık oda filminin her karesini ezberledik artık. Suç örgütlerinin hangi aktörler eliyle iç içe geçtiğini, kitleleri meydanlara zorlarken perde gerisinde birbirlerini nasıl beslediklerini biliyoruz artık'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Diyarbakır mitinginde yaptığı konuşmada, AK Parti olarak üç temel ilke ve üç büyük ideal ile yola devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
''Hukuk, hürriyet, hizmet... Bu üç temel husus siyasetimizin ana eksenidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu ilkelerimizin takipçisi olacağız.
Biz tarihimizi, medeniyetimizi, devletimizi sizlerle beraber inşa ettik. Biz aynı bedenin içindeki ruh, aynı bünyenin unsurlarıyız. Fırat ve Dicle nehirleri gönüllerimize aktıkça ebediyete kadar birlikte yürüyeceğiz.''
Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: ''Görüyorsunuz, dün devletin gücünü istismar edenler, kendilerini devlet zannedenler bugün hukuk karşısında, millet karşısında yapayalnız kaldılar. Biz AK Parti kadrosu olarak bu milletin hem aklı, hem gönlü, hem vicdanı olmak için yola çıktık. Bu yolda emin ve kararlı adımlarla yürüyoruz. Bizden ziyade eserlerimizin konuştuğu bir siyaset yapıyoruz. Türkiye'nin kaynaklarını adaletle paylaşmaya özen gösteriyoruz. İster kırsal kalkınma açısından, ister kentsel dönüşüm açısından baksınlar, ister doğuya, ister batıya baksınlar her yerde AK Parti iktidarının eserlerini görecekler.
Bizim siyasetimiz eser siyasetidir, hizmet siyasetidir. Çamur siyaseti değil, bizim siyasetimiz birlik siyasetidir. Bir bütün olarak insanlarımızı kucaklama siyasetidir. Ne demek istediğimi merak edenler Diyarbakır'ın Kulp ilçesinin Akçasır köyüne, Kayacık köyüne baksınlar. Susuz 47 köyün suyunun nasıl karşılandığını görsünler. Oysa bakın bu ülkede siyaset yaptığı halde, halkın oyunu istediği halde, birileri devletin vatandaşa uzanan yardım elinden bile rahatsız oluyor. Doğu'da Güneydoğu'da yaşayan vatandaşların aldığı sosyal yardımlara dil uzatıyorlar. 'Buzdolabına fırına ne ihtiyacı var?' diyorlar. Bir yandan hukuka, milli iradeye, öte yandan milletin ekmeğine, aşına müdahale ediyorlar. Bir yandan, 'hukuksuzluğun avukatıyız' diyorlar, bir yandan devletin toplumla barışmasını, adaletin yaygınlaşmasını engellemeye çalışıyorlar. Neredeyse Anayasa'nın sosyal hukuk devleti ilkesini kaldırmayı teklif ediyorlar. Sonra da 'biz sosyal demokratız', 'biz solcuyuz' diyorlar.''
-''BİZİM KİTABIMIZDA STATÜKOCULUK YOK''-
Geçmişle yüzleşileceğini, geçmişin hesabının özenle tutulacağını, kimin ne dediğine ve ne yaptığına dikkatle bakacaklarını belirten Erdoğan, ''Türkiye'de kimin yara kaşıdığını, kimin yara sardığını da çok iyi bileceğiz'' dedi.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Türkiye'den yayılan bu kardeşlik iklimi, Kuzey Irak'tan Balkanlar'a, Gazze'ye kadar dost ve kardeş milletlerin yüreklerini serinletiyor. İşte bu, dostluk halkasını genişleten bir siyasetin eseridir. Bu güç; bu milletin, bu devletin gücüdür. Türkiye'nin hiçbir meselesi çözümsüz değildir. Biz bu inançla yola çıktık. Emniyetle yürüyoruz. Hizmeti, hukuku, hürriyeti esas aldıkça, adalet terazisinde dengeyi buldukça gönüller fethediyoruz.
Dün birbirimizi daha zor, daha az anlıyorduk; bugün daha net, daha açık anlıyoruz. Bize yıllarca çözümsüz gibi gösterilen çözümsüzlüğü çözüm diye dayatılan meseleleri şimdi kolaylıkla çözüyoruz.
Aramızdaki ön yargıları kaldırdıkça birbirimizi daha çok seviyoruz. Husumeti değil, hısımlığı, gerilimi değil kardeşliği güçlendiriyoruz. Herkes şunu çok iyi bilsin. Bizim kitabımızda statükoculuk yok. Milletin dertlerine, taleplerine kulak tıkamak yok. Bizim kitabımızda reformculuk var, sessiz devrimlere imza atmak var, değişim var, dönüşüm var, millete efendilik taslamak değil, millete hizmetkar olmak var.''
Gece gündüz demeden Türkiye için çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Türkiye, tarihi bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. Zifiri karanlıklar aydınlanıyor, maskeler düşüyor, yıllarca kendilerini gizleyerek haksızlık üretenler deşifre oluyorlar.
Türkiye'de olup biten her şeyi dikkatle izlediğinizi iyi biliyorum. Yaşanan sürecin adı, Türkiye için bir arınma sürecidir. Temiz toplum, temiz siyaset, temiz yönetim sürecidir. İnanıyorum ki bu arınmayı en çok sizler hissediyorsunuz. Şu kadarını söyleyeyim: Bugünlerin anlamını yarın çok daha iyi hissedeceksiniz. 'Bir zamanlar bir AK Parti iktidarı vardı, farklı bir Türkiye'yi teslim aldı ama farklı bir Türkiye'yi bize teslim etti' diyeceksiniz.
Hangi tarafta yer alırsa alsın, hangi duyguları istismar ederse etsin, çetelerin, mafyaların, terör şebekelerinin birbirinin değirmenine su taşıdıklarını artık benim güzel milletim, güzel halkım biliyor. Bugüne kadar olup biteni anlamamız imkansızdı. Şimdi gördük ki orası karanlık bir alem. Karanlık işler çevirenler hep bir alem. Onlar o karanlık koridorlarda ekmek kadar, su kadar birbirlerine muhtaçlar. Biz, bu karanlık oda filminin her karesini ezberledik artık. Suç örgütlerinin hangi aktörler eliyle iç içe geçtiğini, kitleleri meydanlara zorlarken perde gerisinde birbirlerini nasıl beslediklerini biliyoruz artık. Zulüm kimseyi ama kimseyi abat etmez. Bu ülkenin evlatlarını zehirleyenlerin oyunları akamete uğrayacaktır. İşte bu iktidar bunu gerçekleştiren iktidardır.
Artık bu karanlık filmi izlemek istemiyoruz. 'Suç örgütleri bu milletten elini çeksin' diyoruz. ''