ERDOĞAN, İSVEÇ'TE GAZETECİLERİN SORULARINI CEVAPLADI: "SİYASET KURUMUNUN VE ORDUNUN GÖREV ALANI BELLİDİR"
KAYNAK : Haber Vitrini
DEVLET ARIK
STOCKHOLM- Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın dokunulmazlık konusundaki açıklamalarına karşılık, "Biz dokunulmazlıkları muhalefet partisinin tayip ettiği takvime göre yapmak zorunda değiliz. Biz iktidardayken kendi programımızı uygulayacağız" dedi.
AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB üyeliğine destek aramak amacıyla çıktığı Avrupa Birliği (AB) turunda, İsveç Başbakanı Göran Persson ile bir araya geldi. Başbakanlık Binası'nda gerçekleşen görüşme sonrasında iki lider, düzenlediği ortak bir basın toplantısının ardından soruları yanıtladı.
"Avrupa'da dolaştığınız uzun maratonda aldığınız cevaplar tatmin edici oldu mu?" şeklindeki bir soruya yanıt veren AK Parti Lideri Erdoğan, "Memnuniyet verici cevaplardı ama bütünü ile dersem doğru konuşmuş olmam. 12 Aralık'a kadar bütün bunlar değerlendirilecek ve nihai karar olumlu olsun arzusu içindeyiz" dedi.
Sorunun Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'ni uygulaması olduğunu belirten İsveç Başbakanı Persson, "Çünkü bu müzakere tarihi almak için önemlidir. Çok ciddi açıklamalar aldık. Erdoğan'ın önerdiği reform programları var ve bunu diğer AB üye ülkeleri ile görüşeceğiz. Kopenhag'daki süreci diğer sorunlardan ayırmak lazım. Kıbrıs, AGSP gibi. Dinledik çok önemli bilgiler edindik. Örnek olarak Kürtlerin durumunu gündeme getirdik. Bugün burada 'şu veya şu karara varacağız' dememiz yanlış olur. Ben hala var olan soru işaretlerinin önümüzdeki dönemde çözüleceğine inanıyorum" diye konuştu.
DOKUNULMAZLIKLAR VE KÜRT SORUNU
Erdoğan, dokunulmazlıklar konusunda sorulan bir soru üzerine, "Biz dokunulmazlık konusundan vazgeçmedik. Biz dokunulmazlıkları muhalefet partisinin tayin ettiği takvime göre yapmak zorunda değiliz. Bize göre uygun bir takvimimiz var. Eğer bize muhalefet bir takvim belirleyecekse, biz neden iktidarız? Biz iktidardayken kendi programımızı uygulayacağız. Bizim iktidarımızda bir yolsuzluk görülürse, o zaman bizim iktidarımızı istediğiniz gibi sarsma hakkına sahipsiniz. Yargı sürecindeki insanları suçlu gibi göstermek talihsizliktir. Benim dokunulmazlığım yok, ancak onun var. Bugüne kadar dokunulmazlıkların kaldırılması niye akıllarına gelmedi, akılları neredeydi? Kendi programlarına bunu almadılar. Şimdiye kadar hep istismar konusu yaptılar, hala yapıyorlar" karşılığını verdi.
İsveç Başbakanı Persson, Türkiye'nin büyük bir ülke ve büyük bir Kürt kesimi olduğunu belirterek, "Onların da kendi sorunları çerçevesinde örgütlenmeleri var. Erdoğan'la bu konuları konuştuk. Farklılıklar da var. Burada Kopenhag Kriteri'nin uygulanması önceliktedir. Erdoğan'la konuştuğumda, bu konuda gerçekten ciddi ve samimi bir istek var. Türkiye tarafından AB'de hak ettiği yeri alması konusunda haklı istekleri var" diye konuştu.
"Kürt sorunu konusunda neler söylediniz?" şeklindeki bir soruya Persson, "Avrupa topluluğuna girişteki programı ya da desteği kastettim. Bu konuyu daha genişletmek AB açısından önemli. Türkiye'nin ekonomik sorunları olduğunu biliyoruz. Kürtler konusunu özgürlükler açısından ele alarak tartıştık" yanıtını verdi.
TÜRK SİYASETİNDE ORDU'NUN ETKİSİ
Erdoğan, "Türkiye politikasına askerin direkt karışması konusunda düşünceleriniz nelerdir?" sorusuna ise "Türk politikasına ordumuz karışmamaktadır. Anayasa çerçevesinde ordumuzun yetki alanı bellidir. Şu anda böyle bir propagandayı yapanların olduğunu görüyoruz. Eğer siyasi irade ortada ise hiçbir kurum ve kuruluş bu ortama giremez. Anayasamız da buna müsaade etmez. Siyaset kurumunun ve ordunun görev alanı bellidir" şeklinde yanıt verdi.
11 ülkede yapmış oldukları ziyaretlerde anlattıklarının 12 Aralık'ta Türkiye'nin müzakere sürecinin başlamasına yönelik olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bizim talebimiz budur. 1997 yılında müzakere tarihi verilen ülkelerin 1998 yılındaki ilerlemelerinde onlarca eksikleri vardı. Türkiye ise şu anda müzakere tarihi almaya hazır durumdadır. Eksikleri tamamlama durumunda olanları da hükümetimiz yapma gayretindedir. Biz çifte standart istemiyoruz. İnanıyorum ki adil bir şekilde 12 Aralık'ta Türkiye'ye müzakere tarihi vereceklerdir" dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:46