Ekonomi
  • 12.9.2011 00:00

ERDOĞAN: İŞVERENLERİ ÖDÜLLENDİREN DÜZENLEMELER YAPACAĞIZ!..

(A.A) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, her alanda olduğu gibi, iş sağlığı ve güvenliği konusunda da uluslararası işbirliğini geliştirmeye büyük önem verdiklerini belirterek, ''Mevzuata uyan, iş sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirleri alan, kayıt dışı işçi çalıştırmayan işverenleri ödüllendiren düzenlemeler yapacağız'' dedi.
Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ev sahipliğinde, Uluslararası Çalışma Örgütü ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Kuruluşları Birliği işbirliğiyle Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen ''19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi''nin açılış törenine katıldı.
Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, zamanında çözülmeyen sorunların birike birike nasıl büyük sorunlar haline dönüştüğünü, sorunlar büyümeden çözüm üretmeleri gerektiğini çok iyi bildiklerini söyledi.
İnsanın ekonomik gelişmenin hem kaynağı hem de hedefi olduğuna inandıklarını ifade eden Erdoğan, hükümet olarak, iş sağlığı ve güvenliği bilincini artırmak ve çalışma hayatında güvenlik kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla birçok faaliyet gerçekleştirdiklerini, öncelikle hükümet programımda işin değil, insanın korunmasına ve bu alanda yapılacak çalışmalara özel atıflar yaptıklarını kaydetti.
Erdoğan, ''Mesela mevzuata uyan, iş sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirleri alan, kayıt dışı işçi çalıştırmayan işverenleri ödüllendiren düzenlemeler yapacağız'' dedi.
Her yıl 4-11 Mayıs tarihleri arasında ''İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası''nı, 2001 yılından bu yana da her 2 yılda bir ''Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Bölgesel Konferansı''nı düzenlediklerini hatırlatan Erdoğan, mevzuat çalışmalarında, kuralcı yaklaşımdan ziyade önleyici, koruyucu ve iyileştirici bir anlayışla hareket ettiklerini belirtti.

-''İş sağlığı ve güvenliği yasa tasarısı''-

Başbakan Erdoğan, ''Bu yaklaşımla hazırladığımız müstakil İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı'nı da önümüzdeki dönemde yasalaştırmayı ve çalışma hayatımıza kazandırmayı hedefliyoruz. Bu kanun, memur ve işçi ayrımı olmaksızın bütün çalışanları, kamu-özel ayrımı olmaksızın bütün işverenleri ve işçi sayısını dikkate almaksızın bütün iş yerlerini kapsayan bir nitelik taşımaktadır'' dedi.
Türkiye'de sanayi yatırımlarının, küçük atölyelerin ve orta ölçekli fabrikaların, küçük sanayi sitelerine ve organize sanayi bölgelerine yoğunlaşması için adımlar attıklarını, üretim faaliyetlerinin planlı bölgelere kaymasını, çevre sorunlarının minimize edilmesi, iş güvenliğinin ve üretim kalitesinin artması için çok önemsediklerini ifade eden Erdoğan, bu nedenle, son 9 yılda Türkiye'de küçük sanayi sitelerinin ve organize sanayi bölgelerinin sayısında önemli artışlar sağladıklarını, bu bölgelerin doluluk oranını da önemli ölçüde artırdıklarını bildirdi.
Erdoğan, bu konuda yeni bir adım daha attıklarını, organize sanayi bölgelerindeki atıl parsellerin, girişimcilere indirimli veya bedelsiz olarak tahsis edilmesinin önünü açtıklarını söyledi.
''Her alanda olduğu gibi, iş sağlığı ve güvenliği konusunda da uluslararası işbirliğini geliştirmeye büyük önem veriyoruz'' diyen Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı ile iş sağlığı ve güvenliği konusunda önemli ve verimli çalışmalar yürüttüklerini, çalışma hayatında standartları yükseltmek için, işçi ve işveren örgütlerimiz başta olmak üzere bütün taraflarla sosyal diyalog kapılarını daima ardına kadar açık tutacaklarını anlattı.

-''Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak''-

Erdoğan, ''Her alanda olduğu gibi, çalışma hayatının şartlarını da insana yakışan en üst seviyeye taşıyacağız'' dedi.
Göreve geldikleri 2002'de dünyanın 26. ekonomisi olan Türkiye'nin 2010 yılında dünyanın 17. büyük ekonomisi olduğuna işaret eden Erdoğan, Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre, bu yılın sonunda Hollanda'yı geride bırakarak dünyanın en büyük 16. ekonomisi olacağını söyledi. Erdoğan, 2023 yılında, yıllık 500 milyar dolar ihracat yapmayı ve dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedeflediklerini vurguladı.
IMF'ye borçlarının şu anda 3,8 milyar dolara düştüğünü, Merkez Bankasında döviz rezervinin de şu anda 94 milyar dolara ulaştığını dile getiren Erdoğan, ''Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak, sadece üretimle, yatırımla, fabrikayla, ihracatla olacak bir iş değildir. Bu hedefe ulaşmak için demokrasi standartlarından hukuk sistemine, insan haklarından sosyal ve kültürel alanlara, teknolojik ilerlemeden çalışma hayatına kadar her alanda yakaladığımız ivmeyi devam ettirmeliyiz'' dedi.



EKONOMİDE İNSAN TEMEL ALINMALI!..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dünya genelinde, çalışma sürelerinden emek ücretlerine, iş güvenliğinden sosyal güvenlik uygulamalarına kadar birçok alanda ciddi sorunların bulunduğunun bir gerçek olduğunu belirterek, ''Bu sorunların çözümü, insanlık olarak üzerimizden bir borcu düşüreceği gibi, ülke ekonomilerine de olumlu şekilde yansıyacaktır'' dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ev sahipliğinde, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Kuruluşları Birliği (ISSA) işbirliğiyle Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen ''19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi'' başladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kongrenin açılış töreninde yaptığı konuşmada, son yıllarda, dünya ekonomisinin üzerinde kara bulutların dolaştığı bir dönemden geçilmekte olduğunu, 2008 yılının sonlarında ortaya çıkan küresel finans krizinin etkilerinin hala belli ölçüde devam ettiğini vurguladı.
Erdoğan, ''Bu krizin arka planını incelediğimizde, krizin ekonomik nedenleri kadar, siyasi ve ahlaki boyutunu da nazarı dikkate almamız gerektiğini düşünüyorum. Krizin altyapısında sonu gelmeyen bir tüketim ve kazanma hırsı, israf kültürü, devletlerin halklarından bilgi saklaması gibi gayri ahlaki tutum ve davranışların olduğunu da kabul etmek gerekiyor'' dedi.
Dünya ekonomisinde yaşanan bu olumsuz gelişmelerin, kapitalizmin geçmişini sorgulamak açısından da önemli bir fırsat oluşturduğuna inandığını söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Bizim kültürümüzde insan çok değerlidir, kutsal bir varlıktır; ancak bu kutsallık, hiçbir ayrım yapmaksızın tüm insanlara şamildir. 'Bütün insanlar eşittir, ancak bazıları daha eşittir' gibi bir yaklaşımın bizim lügatimizde hiçbir yeri yoktur'' diye konuştu.

-''İnsanı temel alan bir ekonomik sistem inşa etmeliyiz''-

Bugün insanlığın, insanı insanın kurdu olarak gören yaklaşımdan sıyrılması, insanı insanın dostu ve imkanı olarak gören bir zihniyete kavuşması gerektiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''İnsanın önemsenmediği, yaşamın ve sağlığın ihmal edildiği, temel hak ve hürriyetlerin kolayca yedeğe alındığı bir ortamda, huzurdan da refahtan da bahsedilemez. Dünya ülkeleri olarak, insana kıymet veren, insanı temel alan, insanlar arasında ayrım yapmayan, adaletten asla taviz vermeyen bir ekonomik sistem inşa etmeliyiz. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konuların gelişimini de böyle bir çerçeveden değerlendirmemiz mümkündür. Batı tarihinde köleliliğin kaldırıldığı doğrudur, ancak emek üzerindeki sömürüye hala tam olarak son verildiğini söylemek mümkün değildir. Dünya genelinde, çalışma sürelerinden emek ücretlerine, iş güvenliğinden sosyal güvenlik uygulamalarına kadar birçok alanda ciddi sorunlar olduğu bir gerçektir. Bu sorunların çözümü, insanlık olarak üzerimizden bir borcu düşüreceği gibi, ülke ekonomilerine de olumlu şekilde yansıyacaktır. Bugünün dünyasında tüketicilerin çevre ve iş güvenliği gibi konulara büyük bir hassasiyet göstermeye başladıklarını hatırlamamız gerekiyor.''
Geçmişte çevre dostu bir üretim sistemi kurmayı veya iş güvenliğini sağlamak için yaptığı yatırımı gereksiz bir maliyet olarak algılayabilen f

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 14:10

İLGİLİ HABERLER