Gündem
  • 15.12.2009 00:00

ERDOĞAN : 'KİTABINIZDA KARDEŞLİK YOK NE YAPAYIM?..'

Erdoğan: "Sayın Baykal, Reşadiye saldırısını PKK'nın üstlendiğini söyleyemediğimizi belirtti. Devlet ve hükümet aklına estiğini konuşmaz. Tespitlerini yapmadan delillerini belirlemeden konuşmaz. Terör örgütünün farklı örgütlerle de diyalog halinde uyguladığı terör de var. Asıl olan bunları tespit ederek açıklamaktır.

Saldırıyı terör örgütü üstlenmiştir. Burada spekülasyonlara fırsat vermeden bizlerde aynı şekilde terör örgütünün reklamını propagandasını yapar gibi ismini zikretmeyi de hiçbir zaman kendi devlet ciddiyetimizle doğru bulmuyoruz. Daha önce de söylediğim gibi Reşadiye saldırısı bir provokasyonudur. Milli birlik ve kardeşlik projesine yönelik bir saldırıdır.

TÜRKİYE'Yİ HER ALANDA KALKINDIRMANIN GAYRETİ İÇİNDEYİZ

Daha önceki 7 bütçemizde olduğu gibi 2010 yılı bütçesi de Türkiye'nin potansiyellerini milletimizin istifadelerine sunan ülke ve dünya gerçekleri ile örtüşen bir bütçe olarak gerçekleşmiştir. Biz bu noktada iktidarın ne denli doğru yapıp yapmadığını sandıkta milletimizin verdiği göreve göre bakarız. 4 Seçimdir birinci parti olarak çıkıyoruz. Bütçe görüşmeleri sadece rakamların değerlendirildiği değil, ülke gündeminin ele alındığı yapılanların, yapılacakların tespit edildiği ve önerilerin değerlendirildiği görüşmelerdir. Söylenen her sözü ortaya konan üslup ve tarzı, düzeyi en iyi şekilde değerlendireceğine doğrusu ben ve grubum inanıyoruz.

Dış politikaya odaklanıp ekonomiyi erteleseydik Türkiye'ye bugün sahip olduğu itibarı kazandırmış olamazdık. Biz Türkiye'yi topyekün ayağa kaldırmanın ve kalkındırmanın gayreti içinde olduk. İlk günden itibaren üzerinde durduğumuz iki kavram var.

KOALİSYON DÖNEMLERİNDE ENFLASYON 3 HANELİ RAKAMLARA ULAŞTI

Ekonomik ve siyasi reformları hayata geçirdiğimiz oranda Türkiye'nin çıtasını daha yukarı çıkartacağız. Türkiye'nin nereden nereye geldiğini halkımız dahil bütün dünya görüyor. Millet sizi muhasebeye çekmeden siz kendinizi muhasebeye çekeceksiniz. Bakınız sene 99 Türkiye'nin büyüme oranı -4,7. Sene 2000 büyüme oranı 6,8.

En son Cuma gününün rakamını vereyim size 9,1. Enflasyonu da vereyim yüzde 30'la devraldık şuanda 5,5. Fark ortada. Ama bir başka duruma daha geleyim sizlerin de içinde bulunduğu döneme bakın 3 haneli rakamları bile bu ülke gördü. Reel faiz ne oldu yüzde 2,5'a kadar geriledi. Şimdi bu aradaki fark kimin cebinde duruyor benim milletimin köylümün, işçimin memurumun cebinde duruyor. Kurda kuşa değil benim milletimin sofrasına gidiyor. Bu aradaki fark benim ülkemin kalkınmasına harcanıyor. Yaklaşık 54 puanlık fark aziz milletim için okula, hastaneye, işe aşa dönüşüyor.

Bu faizi bu kada ryüksek kılan nedir? Her ülkenin bir risk primi vardır. Piyasada bir faiz oranı oluşur. Bu yüzden faiz oranı da o zaman yüksekti. Ülkeyi bu duruma götüren o günün yönetimi idi. Umutsuzlukla gündemde kalan meselelere cesaretle el atamayan samimiyetle risk alamayan ülke her alanda olduğu gibi ekonomide de yerinde saymaya mahkum olur.

2002'de milletimizin ödemiş olduğu yüzde 63 oranındaki faizin ve onun öncesindeki yüzde 7000 faizin anlatmak istediği budur. Kim vardı iktidarda MHP, DSP ve ANAP vardı. Bugün risk primimiz yüzde 2'ye indi. Faiz oranındaki düşüş bile Türkiye'nin sadece ekonomide değil, diplomaside elde ettiği başarının göstergesidir. Bu ülke faiz yoluyla ağır bedeller ödedi. Bu ülke enflasyonla ağır bedeller ödedi. Bu bedeli bu millet ödedi. 72 Milyon vatandaş ödedi. Ev hanımları ödedi emekliler ödedi. Şu acı hatırlatmayı tekrar belirtmek istiyorum.

Tarih 20 Şubat 2001 DSP, MHP, ANAP var. Bazı bankalar mesai saati dışında Merkez Bankası'ndan çok yüklü miktarlarda döviz alımı yaptılar. 4 Milyar 163 milyon dolar. Bu dokuz bankanın 1 saatsonraki karı 1 katrilyon. Bunu benim milletime yaşattılar kim yaşattı MHP, DSP, ANAP yaşattı.

TÜRKİYE TERÖR BELASINDAN KURTULSA DOĞU'DA SIÇRAMA OLACAK

Sonuç o zamanın banka başındaki Rahşan affına girdi. Teftiş kurulları da yasalara uygundur dendi ve yasalarla geçiştirildi. Ben o günün sizlere neticesini veriyorum. Bu aziz millete bu reva mıydı? Bizi ülkeyi satmakla suçlayanlara sesleniyorum peki bu nedir? Milliyetçiyim diyerek ortalıkta dolaşanlara sesleniyorum. Milliyetçiydiniz de milli bankamız soyulurken milliyetçiliğinizi o gün neden hatırlamadınız.

2001'de IMF politikalarıyla Türkiye'yi krizden çıkarmaya çalıştınız. Milletimizin hassasiyetlerini koruyamadınız biz 2 yıldır IMF ile evet demedik. 23 Milyar borç ile bıraktınız şuanda 8 milyar borcumuz var. Biz masaya adam gibi otururuz adam. Muhalefet borçlandı biz ödedik. 21 Banka o dönemin iktidarında malesef fona devredildi ve batırıldı. Şu kriz döneminde iki yılda sadece ABD'de 158 banka battı. Türkiye'de bir tek banka bile sıkıntı yaşamadı.

Yav bilerek mi konuşuyoruz bilmeden mi? Klavuzlarını iyi seçmediğniz sürece batarsınız...

Cuma günü faiz oranı yüzde 9,1 olarak gerçekleşti. Reel faiz ne yüzde 2,5. Bu oran Türkiye tarihinde görülen en düşük orandır. Milli Birlik ve kardeşlik sürecinin bir çok hedefi var ama en önemli hedefi işte budur. Dün ödenen faizin içinde terör önemli bir rol alıyordu. Türkiye terörden kurtulduğu anda Doğu ve Güneydoğuda da büyük bir sıçrama olacağı ortadadır. Muhalefetin milli birlik ve kardeşlik sürecinin karşısında durması önemlidir.

ATTIĞIMIZ HANGİ ADIM ÜLKEYİ BÖLDÜ?

Biz Türkiye'nin geleceğini düşünüyoruz. Biz Türkiye'ye ilişkin büyük umutlar taşıyoruz ve inadına barış diyoruz, inadına milli birlik ve beraberlik diyoruz. Stalin'de sarfedilen bir sözü söylemekte fayda var. 40 Bin kişi hayatını kaybetti denince önemli olmuyor ama ben aylardır yıllardır diyorum ki sizin hiç oğlunuz, yavrunuz öldü mü? Siz kendinizi bir şehit annesinin, bir şehit babasının yerine koydunuz mu? Dersimi bir istatistik göstergesi olarak görenler gündelik ifadelerle kendinizi bir Dersimli ananın babanın yerine koydunuz mu? Gençlerin ölümü tahammül edilemeyecek görmezden gelinemeyecek kadar acıdır trajiktir. Bunun bu şekilde böyle sürüp gitmesine bizim tahammülümüz yoktur. Biz sofranın diliyle konuşuyoruz. Biz anaların dili ile konuşuyoruz. Biz hasbi ve samimiyiz. İşte onun için demokratik açılım süreci dedik. Onun için milli birlik ve kardeşlik süreci dedik. Böyle anlamlı bir süreçte istedik ki muhaleftte bizimle olsun. Yanımızda olmasa bile yapıcı eleştirilerde bulunsun.

Sayın Anadol biz senin geçmişini biliriz. Süreci sabote etmek provoke etmek kime ne sağlar? Diyorlarki ülkeyi bölüyorsunuz. Üç aydır hangi adım ülkeyi bölüyor. Şu ifadeleri söyleyin attığımız hangi adıma alternatife ürettiniz. Sizin hayali senaryolarınız iftira ve tahriklerinizdir. Geldiğimiz noktada işte kamera, işte mikrofon ve işte millet izliyor. Umarım yine buradan bırakıp gitmezsiniz burası çok önemli.

1990 SHP raporu, 96 CHP Tunceli raporu, 99 Tunceli ve Doğu Anadolu raporu. Enteresan gelişmeler oluyor, öyle ki baskılar mesela son hazırlatılan rapor var raporu hazırlayanlardan biri milletvekili biri de parti meclis üyesi. Bütün bunları yaparken kimin eli kimin cebinde belli değil. Siz burada konuşurken herhangi bir arkadaşınızın herhangi bir yerde yaptığı bir konuyu bile sizler hep farklı şekillerde tahmin ettiniz. Sayın Baykal'ın tereddüt etmeden bizi suçlayacağını biliyoruz.

İster güvenlik güçlerimiz olsun ister ona silah doğrultan kandırılmış gençler olsun akmakta olan kan kardeş kanıdır. Bu sözler senin değil mi? Kürt kökenli yurttaşlarımızında kimliklerini koruma, kendi anadillerinde yazılı basın ve her türlü yayın basında yayın yapabilme, özel okullarda kendi ana dilleriyle eğitim yapabilme nerede yok yanımda yanımda. Sonradan çıkartarak bunu yenilediniz.

BAYKAL SABAH FARKLI AKŞAM FARKLI

Bunları biz dile getirmiyoruz 1996'da hazırlanan CHP Tunceli raporunda var. Herhangi bir arkadaşınızın yaptığı açıklamayı gelip burada konuşuyorsun. Bu kitapçıkları sen bana gönderdin. 99 CHP Doğu Güneydoğu raporu, demokratik çözüm raporunda devletin ırkı olmaz, kürt kökenli yurttaşlarımızda dahil her alt kimlik ve kültürlerden isterlerse ortak resmi cumhuriyet dilimiz olan Türkçe'nin ekinde koruma ve geliştirme olanakları kendi alt kimlik ve kültür konusunda özgür olmaları ve özel eğitim görebilmeleri, işine geldiğinde evet işine gelmediğinde bizde bu yok!

Sayın Baykal akşam başka, sabah başka. İyi tanıdım iyi tanıdım. DTP'nin uç eleştirilerini benzerini de aynı şekilde bu süreç içerisinde malesef bakıyorum MHP'de yapıyor. DTP PKK'nın muhatap alınmamasını PKK ile müzakere yapılmamasını eleştiriyor, MHP ise PKK'nın muhatap alındığını ifade ediyor. O başka bu başka hangisi doğru? Bizim yaptığımız doğru! Biz ne onu yapıyoruz ne bunu yapıyoruz biz doğru olanı yapıyoruz.

HER TÜRLÜ SORUNUN ÇÖZÜM ADRESİ PARLAMENTODUR

DTP PKK ve taleplerine sırt dönüldüğünü devre dışı bırakıldığını, MHP DTP ve PKK'ya destek verildiğini söylüyor. İki tarafta hükümetin ne yaptığını ortaya koyduğu gibi hükümetin ne kadar doğru bir kararla ilerlediğini gösteriyor. DTP dağa çıkmaktan bahsediyor, MHP'de dağa çıkaktan bahsediyor. Biz ise her zaman olduğu gibi sağduyunun sesiyiz, birliğin sesiyiz, kardeşliğin sesiyiz hepinizi buraya parlamentoya siyaset yapmaya çağırıyoruz. Farkımız bu! Her türlü sorunun çözülme yeri meclistir demokrasidir siyasettir.

KANDİL'E OPERASYON YAPILABİLMESİ İKTİDARIMIZIN BAŞARISIDIR

Es kaza televizyonlarda bu konuşmaları gören dinleyen çocuklarımızın ruh sağlığı konusunda endişe taşıyorum. Aziz milletimizden çocuklarını Sayın Bahçeli konuşurken televizyondan uzak tutmalarını hassasiyetle istiyorum. Merkez Banrkası'ndan bir gecede çekilen dolarlarla 1 trilyon lira kazandı bankalar. Hükümeti oluşturan koalisyonun ortağı Bahçeli idi. Hesap sordunuz mu? Gereğini yaptınız mı? Allah aşkına birilerin suçlama sizin haddinize mi? ABD terörist başını sizlere teslim etti. O zamanhangi yasa uygulamadaydı? Peki İmralı'ya kim yerleştirdi? Bütün gerçekler devam ediyor. Terörle mücadele edilmiyor diyerek muhalefete sesleniyorum, bu ülkenin korucularına, askerine polisine haksızlık ediyorsunuz. Defalarca ben her zaman askerimize de emniyetimize de ne ihtiyacınız var bunu bize söyleyin ne gereği varsa ihtiyacınızda A'dan Z'ye yapmaya hazırız demişizdir. Onlarda ne istediysek aldık doemkiştir. Bugün Kandil'e operasyon yapılıyorsa 5 Kasım 2007 ve iktidarımızın başarısıdır.

ASKERİMİZ NEREDE AK PARTİ ORADA

Defalarca sınır ötesi harekat yapıldı, hala yapılıyor bu konudaki kararlılığımız devam edecektir. Terör cephesi silahını bırakmadığı sürece askerimizde polisimizde operasyona son vermeyecektir.

Biz 81 vilayetin tamamında varız. Ama siz kaçında varsınız? Sivas'tan öteye gidebiliyor musunuz? Sizin gittiğiniz yerler belli biz 81 vilayetin tamamında varız. Biz varız ama siz yoksunuz. Siz Kürt kardeşimiz diyemiyorsunuz. İnsanlar etnik yapı olarak doğuştan öyle doğarlar sonradan bunu kazanmazlar eğer bunu bilirseniz o zaman Türkiye'deki etnik yapıyada saygının ne olduğunu öğrenirsiniz.

Türkiye Halkı ifadesini kullanan Atatürk de mi bölücüydü? Gazi Mustafa Kemal bu konuyu en güzel şekilde ortaya koymuş. Bu kürsüde bir zamanlar alt kimlik üst kimlik beyanlarını yaptığımızda kızdınız. Şimdi kendiniz kullanıyorsunuz.

DTP'NİN KAPATILMASI

Halkın getirdiğini ancak halkın götüreceğini vurguluyoruz. Şiddete teröre destek veren övgüde bulunan siyasal yapılara izin verilmez. Terörün yedeğinde siyaset yapmak demokratik bir mücadele değildir. AK Parti olarak her türlü farklılığın kendisini dile getirebilmesine inanıyoruz.

Asla umutsuz değiliz. Asla ve asla karamsar değiliz. Biz bu yola çıkarken nasıl eylemler çıkacağını, nasıl tahrikler yapılacağını göze alarak çıktık. Bu süreci akamete uğratmak için çalışanlarlar olacağınıbilerek yola çıktık. Gençler göz göre göre ölüme gönderilemez. Daha fazla ocağın sönmesine tahammülümüz olamaz.

Elbette kolay olmayacak. Hortumları kesilenler duvar gibi bu sürecin karşısında olacak. Biz bunları kararlılıkla yolumuzdan silip atacağız. Biz milletimize hizmet yolunda kararlı bir şekilde yolumuza devam ettik.

AVRUPA BİRLİĞİ MÜZAKERELERİNDE 11 FASIL AÇILDI

Türkiye BM Güvenlik Konseyi üyesi olacak denildiğinde kimse inanmadı ama şu anda Türkiye BM Güvenlik Konseyi üyesi.

AB ile müzakerelere başlanacak deseydi az önce sayın Baykal ucu açık dediği AB'nin üye sayısı 28 değil 27 bunu da iyi takip ediniz.

Şu anda Hırvatistan'da aynı durumdadır. Biz Türkiye olarak AB üyesi ülkelerle ne durumda olduğumuzu pekiştirmek istiyoruz. Avrupa bizi oyalayabilir. Biz ne durumdayız onu söylemek istiyorum. Kopenhag kriterleri noktasında bizim Ankara kriterlerimiz var. Biz bunlarla yapılanmalarımızı yaptık. Bunları devamlı anlatacağız. Ürdün ile Lübnan ile atılacak adımlar var. Buyrun Suriye ile Lübnan ile vizeleri kaldırdık. Dış ticaret hacmimiz süratle ilerliyor. Kıbrıs'ta İKT'de Genel Sekreterliği aldık.

CESARETLE SORUNLARIN ÜZERİNE GİDECEĞİZ

Orhun Abidelerinin olduğu yere 42 km yol yaptık. Buradan oraya gittiklerinde bizim büyüklerimizde birşeyler yapmış desinler. Vakıf eserlerine sahip çıkamadınız. Cumhuriyetin eserlerine sahip çıkamadınız. Benimde şu anda ta bakıyorsunuz Avrupa'nın bir çok yerlerinde camilerimiz var onları bazen onlar yapıyor yeri geliyor biz yapıyoruz. Farkımız burada sizin böyle bir anlayışınız yok. Kazakistan'da Bosna Hersek, Yunanistan, Filistin Lübnan bütün bunları ele aldık ve yaptık. Cesaretle sorunların üzerine gitmeye devam edeceğiz. Vazgeçtiğimiz anda kaybeden Türkiye olur.

Başladığımız andaki kadar heyecan ve coşku doluyuz. OECD ülkelerindeki işsizlikteki artış yüzde 39 bizdeki artış yüzde 36. Şu anda dünyada 1,2 milyar kişinin günlük harcaması 1,25 doların altında seyrediyor. Küresel krizin başladığı andan itibaren biz hassasiyetle işin üzerine gittik ve bundan sonraki süreçte de krize direnen en önemli ülkelerden bir tanesiyiz. Bölgesinin ve dünyanın ilgisini üzerinde toplayan bir Türkiye var.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 13:28

İLGİLİ HABERLER