Gündem
  • 5.2.2010 14:44

ERDOĞAN, MHP'Yİ BÖYLE BOMBALADI... 'BUNLAR TEK YUMURTA İKİZİ'

Başbakan Erdoğan: "Salı günü Meclis'te yaşananlar Türk siyaset tarihine olduğu kadar MHP'nin tarihine de kara leke olarak düşülmüştür.

Bu kin ve nefret kokan siyasetleri inanıyorum ki tüm milletimiz gibi bu harekete destek verenler tarafından da değerlendirilecektir. AK Parti'nin kuruluşunda şahsımda tabu oluşturmak yoktur tabuları yıkmak vardır biz onun için yola çıktık. Ama sizin kendilerinize ait tabularınız vardır onları biliriz ama bunları dillendirmeye gerek yok. Eşleri tartışmaların içerisine çekmek, edebe adaba sığmayacak şekilde saygısızca saldırmak kimin haddine? Burada özellikle o gün tabii ki meclisi yöneten hanımefendi malesef buradaki sınırsız yanlışlara ne yazık ki fırsat vermiştir.

Başbakan Yardımcımız Başbakan Yardımcısı sıfatı ile değil bir milletvekili sıfatı ile o mecliste iki dönem başkanlık yapmanın tecrübesi ile hanımefendiye gidip 'Yaptıklarınız yanlış, adeta CHP'nin bir militanı gibi yönetiyorsunuz siz tarafsız yönetmelisiniz' demesine Sayın Baykal rahatsız olmuş. Hanımefendi de Yürütme'nin Yasama'ya baskısı olarak gösteriyor ancak senin yaptığın Yasama'nın Yürütme'ye baskısıdır.

Orada bunu dillendirdi hanımefendi bunu baskın olarak değerlendirdi. Nasıl değerlendiriliyor hanımefendinin soyunup giyinme yeri tabi o tarafı da var ama orası çalışma mahalli görüşme mahalli. Bunu anlatıyorum ki halkım bunu bilsin. Bu bireysel bir hata olarak görülemez. Onları içine sindiremeyenlere kuzu kuzu koalisyon kurdular. Ülkenin ekonomisin iç politikasını, dış politikasını felç ettiler. 2000-2001 ekonomik krizlerini benim milletime kim yaşattı? MHP'nin içinde olduğu koalisyon yaşattı, MHP yaşattı. Milliyetçiyim diye ortada dolaşanlar ülkenin Merkez Bankası'nın hortumlanmasına göz göre göre izin verdiler. Şimdi soruyorum sevgili halkım, kimin cebinden çıktı bu. Milletimin cebinden çıktı. Enflasyon o dönemde yüzde 30'lara vardı. Bu benim vatandaşımın kan kaybetmesiydi. onların döneminde borçlanma faizi yüzde 63'e çıktı. Şimdi neredeyiz ta yüzde 7'ye kadar düştü. Sıkılmadan şuanda çıkıyorsunuz hangi yüzle bu iktidarı yolsuzluklar iktidarı olduğunu söylüyorsunuz. Merkez Bankası güçlenecek, yatırımlar artarak devam edecek. Yolsuzlukların iktidar olduğu bir dönem olsaydı sizin gibi olurdu. Ülkede taş üstüne taş koyamadınız. Ülke size 5 yıl görev verdi siz dayanamadınız ve 3,5 yılda bırakıp gittiniz.

MHP, CHP'NİN KANATLARI ALTINDA GEÇİNİP GİDİYOR

MHP'nin iktidar olduğu o dönemde 21 banka battı ve bunun faturası 45 milyar dolar. Kim ödedi millet. Sizin şahsınızda devlet. Bu mu milliyetçilik, bu mu devlet sevgisi. Milletimizi bir gecede fakirleştirenler suçlayacak birilerini arıyorlar ise buyursunlar aynaya baksınlar. Bugün MHP, CHP'nin kanatları altında hayatını sürdürüyor. MHP'de CHP gibi her geçen gün halktan kopuyor. Halkın kutsal değerleri ile alay edecek kadar milletine yabancılaşıyor. Sayın Bahçeli ile Sayın Baykal'ın ruh ikizi olduğunu söylüyordum. Eksik söylemişim şimdi daha iyi anlaşılıyorki bunlar tek yumurta ikizi.

SAYIN BAHÇELİ MİLLETEN BUNUN HESABINI SEN VERECEKSİN

Dün bütün Türkiye MHP'den bir özür açıklaması beklerken yapılan açıklama yeni hakaret ve tehditlerle doluydu. Osmaniye'de sembolik bir kaç parça şeyden yapılan başka birşey yok. Ne yaptıysak yine biz yaptık. Bakın yarın yine Osmaniye'ye gidiyorum. Yarın orada devasa bir fabrika açılışı yapacağız, yollar ve okulların açılışını yapacağız. Durmak yok yola devam aynı şekilde. Burası muhalefette olan bir Genel Başkanı'nın ili diye ayrım yapamayız. Orası Türkiye. Bunlar yapmazlar ama yapanı da engellemek için ellerinden geleni artlarına koymazlar. Bunlar doğru konuşmaz dürüst davranmazlar. Bunların en iyi yaptığı iş hırçınlıktır. Ağızlarından hakaret tehdit aşağılamak eksik kalmaz. Sonra rakiplerini bununla suçlarlar. Sayın Bahçeli dünkü açıklamasında tehdit ediyor. Sayın Bahçeli senin gücünü bilmem ne olursan ol ama bu tehditlerle AK Parti'yi sindireceğini düşünüyorsan bizim verilecek tek can borcumuz Allah'adır. Bu tehditlerin bize tesir etmez. Herşeyden önce siyasi etiği iyi öğren orada yanındakiler edep adap tanımadan davranış içerisine girmelerini sus pus seyretmen seni kurtarmaz. Bütün bunların sorumlusu sensin. Yanındaki milletvekilinin ahlaki olmayan kelimeleri kullanmasına sebep sensin ve milletine bunlara karşılık cevap verecek olan da hesap verecek olan da sensin.

Yurt dışında iktidarımıza yönelik takipler beyefendileri rahatsız ediyor. Sen çalış seninde olsun. Sen tanış seninde olsun. Ama bunların kendi çatılarının altından başka dostları yokki. Dünyaya açılmak dünya ile bütünleşmek böyle bir dertleri yok ki. İşte en son AKPM'nin başına bir Türk geliyor ve bunu dahi hazmedemiyorsunuz milletvekiliniz parlamentodan çıkıyor oylamaya bile katılmıyor. Bu mu milliyetçilik, diğer taraftan CHP'nin vekili red oyu veriyor. Bu nasıl bir Cumhuriyetçilik vatan sevgisidir. Kimin vatansever, kimin milliyetçi olduğunu anlatmamız lazım. Lafla olmuyor icraatla oluyor. AK Parti'yi kendi o ruh hallerine çekmeye çalışıyorlar. Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz bu kirli oyunlara gelmeyeceğiz. Bunların edep terbiye dışı uslüpları karşısında biz sağduyuyu elden bırakmayacağız. Ben o gün konuşmaya niyetim yoktu ve Grup Başkan Vekili arkadaşım ki Bekir Bozdağ beye teşekkür ediyorum güzel bir konuşma yaptı. Herşeyi ile MHP'nin ortağı olduğu o iktidar döneminde MHP'nin o dönemde yaptıklarını belgeleriyle ortaya koydu. Bunları halkım görmeli bunları bir kitapçık haline getireceğiz.

Bu hak arama eylemi değil. Biz şunu söylüyoruz. Yegane şikayet mercii millettir. Biz milletimize gideceğiz ve bunların maskelerinin altındaki yüzü sürekli milletimize anlatacağız. CHP ve MHP'nin oy aldığı kitleye karşı nasıl duyarsız olduğunu anlatacağız. İşte bakın Salı günü Sayın Baykal 'Bazı davalar vardır ki o davada Savcı olmaktansa bırakın avukat olmayı, sanık olmak tercih edilir' diyor.

Bir tokat atıp öbür yanağı çeviren zihniyetten değiliz biz. Aynen karşılığını bulacaksınız. Danıştay saldırısında hemen olay yerine gidip hükümeti suçluyordunuz. İşte çıkıyor ortaya şimdi de onların yanına gidiyorsunuz. AK Parti iktidara geldiği günden beri çetelerle mücadele ederek hukuk dışı girişimlere boyun eğmeyerek AK Parti millet egemenliği adına onurlu bir duruş sergiliyor. Bizim güzelliğimiz burada. En son sivil siyasetiyle bağdaşmayan EMASYA protokolünü kaldırdık. Biz kendi iktidarımızı değil, milletin iktidarının kökünü kuvvetlendirmenin derdindeyiz. Bu ülkede demokrasi güçlenirse kazanan 72,5 milyon olur. Bu ülkenin arttıkça milletin itibarı artar. Bu ülke bölgesinde güçlendikçe millet güçlenir. Biz kendimiz için değil millet için çalışıyor millet için üretiyoruz. Gündeminde millet ve demokrasi olmayanlar bizim bu mücadelemizi anlayamazlar. Geçenlerde CHP'nin tırmandırılan bir milletvekili varya dedi ki Altındağ'daki evlere CHP gitmiyor biz oralara gitmiyoruz diyorlar dolaşan kim AK Parti. Biz oraları dolaşıyoruz. Siz Ankara'nın her yerini Çankaya gibi, Tandoğan, Kızılay gibi zannetmeyin. İşte o fakir fukaranın evini bunlar bilmez ama biz biliriz. Biz oralardaki yaşamı biliriz. Çünkü biz öyle geldik ve bütün onların şartlarını iyileştirmek suretiyle daha iyi bir konuma taşıyoruz.

Eğer biz 400 bin konut inşa ettiysek ve 300 binini teslim ettiysek bu dertten dolayı. Onlar iktidarlarında böyle birşey gerçekleştiremediler. Hmeen söyledikleri şey şu. Bunlar erzak, kömür soba dağıtıyor evet tabii ki dağıtacağız. Biz 17 milyon yoksulu sizin iktidarınızdan aldık. Siz o fakir fukaraya ulaşmadınız biz ulaşıyoruz. Bu yıl talep azaldı neden herkes artık güçlenmeye başladı. Bunlar gelişmenin tablosudur. Tabii gönlüm arzu etmiyor değerlendirmek noktasında sizin lütfunuza kalmış bir konu. Bahçeli Baykal, eşimle ilgili konuyu bugün işlemeye devam ediyorlar. Siyasete alet ettiğimi düşünüyorlar. Siz hala bu reva görülen uygulamanın karşısında duracağınıza kalkıp hala bu işin siyasi istismar olduğunu söylüyorsunuz. Senin o yapmamı söylediğin şeyi ben zamanında yaptım. Üç yıl sabrettim. Şimdi gündeme gelince de gereğini söyledim. O gün Genelkurmay Başkanı'na bizzat sordum. Çünkü bazı şeyleri farklı bir şekilde anlatmak doğru değildir. Sen burada haklının doğrunun yanında olacağına şimdi siyasete alet ediyorsun. Dedimya bunların cemaziyel evvelini biliriz. Onların cemaziyel evvelinde bu var.

TEKEL işçilerinin bir kısmı eylem yapıyorlar. MHP ve CHP buna sımsıkı sarıldılar. Dertleri hükümeti zaafa uğratmak. Salı günü ifade ettim TEKEL işçilerine kullanılıyorsunuz dedim. Baakın değerli arkadaşlar tarih 24 Temmuz 1999 Ankara'da Emek Platformu adı altında 15 ayrı platformun katılımıyla Cumhuriyet tarihinin en büyük işçi eylemi gerçekleşti. 500 bin çalışan Ankara'da toplandı. Hükümet bu protestoları duymadı görmedi kale almadı. Çalışanların eylemleri devam ederken 17 Ağustos'ta Marmara'da o acı felaket yaşandı. O hükümet enkaz altındakilere ulaşamazken depremden sadece 6 gün sonra yangından mal kaçırır gibi o yasayı çıkardılar. Bütün protestocular eylemi bırakıp depremzedelere koştular. Şimdi o hükümetin çalışma bakanı Kızılay'da TEKEL işçileriyle açlık grevinde. Allahım ne günlere kaldık. Şimdi MHP işçinin hakkından hukukundan bahsediyor. Helal, siz kendinizi ülkenin o 3,5 yıllık karanlık günlerini unutmuş olabilirsiniz ama milletim unutmayacak.

TEKEL'de iş akdi feshedilen 6294'ü dün itibari ile hesaplarına yatan tazminatlarla ilgili tasarrufta bulunmuşlardır. Bu ne demektir TEKEL işçileri 2000'e inmiştir. Bu bilmeniz açısından söylüyorum bir özelleştirme olayı değildir. 4/C özelleştirme mensuplarına yönelik bir uygulamadır. Bu nedir bu işyerlerinin kapatılmasıdır. Niçin kapatılmıştır çünkü TEKEL özelleşmiştir elimizde kalan bu depoları da biz tamamen kapatmak suretiyle 2 yıl kadar önceydi kendileriyle görüştük ve dediler ki 6 ay mühlet verin 6 ay sonra tamam dediler ve 2 yıl oldu. 3 Yer hariç üretim dahi yapılmadığı halde hepsinin maaşlarını ödüyoruz. Günlerdir aç susuz, 50 gün geçti, 60 gün geçti. Bir defa orada olanların hepsi maaşını aldı. İhbar ve kıdem tazminatları da yattı. Bunların içinde 20 milyar ile 80 milyar alan var. Böyle bir durum ya nerde açlık sefalet para ortada. Bankalardaki hesabınızda paranı çek kendi hesabına yatır. Ondan sonra ne yaptık oturduk dedik ki bunları da 4/C kapsamına alalım 'İstemezük' dediler. Halbuki 4/C'yi biz bu sendikalarla birlikte çıkarttık. Şimdi ne diyorlar 4/C bir kölelik anlayışıdır.

TEKEL İŞÇİLERİNE SON UYARI

Eylemi sona erdirmelerini rica ediyorum. Artık bu iş bir adım daha ilerlemez. Bizi ayırmak isteyenlere karşı tek yumruk olmamız lazım. Bizim size tanıdığımız süreyi mutlaka değerlendirin. Sonra pişman olmayın.

Terör sorunu en önemli sorunumuz.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 10:35

İLGİLİ HABERLER