ERDOĞAN : ''SEÇİME GİDELİM DESENİZ, BİN DEREDEN SU GETİRİRLER''
İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''En güzel, en verimli olmamız gereken dönemlerde hep ön kestiniz. Artık bunları anlatmak durumundayım ve anlatacağım, bedeli ne olursa olsun... Bu kadar biz samimiyetle önyargısız davranacağız, ama siz, bize önyargılı davranacaksınız ve çıkıp bu açıklamaları yapacaksınız'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonunun (TUSKON) Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen 3. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, ''Yargının fiziki şartları yoktur'' demenin büyük haksızlık olduğunu belirtti.
Erdoğan, hükümetleri dönemine gelene kadar, adeta ''merdiven altlarında'' adli çalışmalarını yapan bir Türkiye olduğunu dile getirerek, kendi iktidarları döneminde 170 kadar Adalet Sarayını bitirdiklerini kaydetti.
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Ya insaf edin, bunları görün. 'Fiziki şartlarımız müsait değil' nasıl dersiniz? Bunları size bu iktidar yaptı. Niye? Çünkü, 'Türkiye'ye o çalışma şartları yakışmaz' dedik. Ama sizler bize aynı şekilde yaklaşmadınız. En güzel, en verimli olmamız gereken dönemlerde hep ön kestiniz. Artık bunları anlatmak durumundayım ve anlatacağım, bedeli ne olursa olsun...
Şu anda yargı, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bu yerleri, yeni yapılmakta olan, yapılacak olan yerleri, Milli Emlaktan sizlere, en güzel yerde tahsis eden kim? Bu hükümet. Karşı mı olduk, bu yerleri tahsis ettik. Ödeneklerinizi hep veriyoruz, karşı mı olduk? Bu kadar biz samimiyetle önyargısız davranacağız ama siz, bize önyargılı davranacaksınız ve çıkıp bu açıklamaları yapacaksınız.
Neymiş, 'HSYK'nın içerisinde Adalet Bakanı, Adalet Bakanı Müsteşarı yer alamazmış'. Biz gelene kadar neredeydi sizin aklınız yahu? Bundan önce bunları niye konuşmadınız. Biz mi getirdik, Adalet Bakanını ve müsteşarını HSYK'nın üyesi yaptık?''
-YARGIYA ATAMALAR-
Yargıda kendilerinden önceki iktidarlar nasıl atama yaptılarsa kendileri de aynı şekilde atama yapacakken Danıştayın engel olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''(Danıştay) 'Hayır' dedi, 'yapamazsınız'. Nasıl olacak. Dediler 'kamera sistemi ile olacak'. Biz bu kamera sistemini birisinden duyduk da sizden duymayı anlayamadık. Yahu bugüne kadar kamera sistemi ile yargıya, Danıştaya, şuraya buraya adam mı alınır, Allah aşkına. Moğultay döneminde alınan adamları siz böyle mi aldınız. Şimdi biz aynı sistemle alırken ne oldu size? Şimdi diyor ki 'eksikliğimiz var, eleman eksikliği var'. Tamam işte eleman alalım. 'Olmaz, biz nasıl dersek öyle alacaksınız'. Tamam da yürütmenin görevi bu, senin görevin değil ki.
Yasalar bu görevi yürütmeye vermiş, senin görevin değil. Ha, iktidar AK Parti iktidarı, rahatsızlık buradan geliyor. Dolayısıyla millete bunlar karşı. Ama ben şunu hatırlatıyorum. Kim olursanız olun, hiçbiriniz bu makamlarda kalıcı değilsiniz. Biz de değiliz, amaç şu gök kubbede hoş bir sada bırakmak. Söylemleriniz hukuka uygun olsun, söylemleriniz milletin mahşeri vicdanında yer bulsun. Eğer yer bulamazsa millet sizi mahkum eder, bizim mahkum etmemize gerek yok.''
Erdoğan, makam sahiplerine düşen görevin makamdan güç almak değil makamı güçlü kılmak olduğunu vurgulayarak, bu ülkenin makamlarını, koltuklarını güçlü kılacak insanlara ihtiyacı olduğunu, kendilerinin dertlerinin bu olduğunu sözlerine ekledi.
-''(ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ) BİZ HAZIRLIKLARIMIZI YAPACAĞIZ"
Erdoğan, anayasa değişikliği konusunda, ''Biz hazırlıklarımızı yapacağız, parlamento içi, parlamento dışı bütün siyasi partilerle, hatta ilgili STK'larla da görüşmelerimizi yapacağız. Ondan sonra yola çıkacağız. Olur veya olmaz bizi ilgilendirmez, ama biz adım atacağız'' dedi.
Başbakan Erdoğan, anayasa değişikliği konusuna değinerek, ''Bu Meclis anayasa yapamaz'' denilmesinin, kendini inkar anlamına geldiğini belirtti. Erdoğan, şöyle devam etti:
''Seni oraya seçip gönderenlere, sen bu haksızlığı nasıl yapabiliyorsun? Millet seni oraya yasa yap diye gönderiyor ama sen 'Bu meclis yasa çıkaramaz, anayasa yapamaz' diyorsun. Seçim diye tutturdular. 'Haydi referanduma gidelim' diyorsunuz ona da karşı çıkıyorlar. Niye? Bunların milletin iradesine saygısı yok, milletten korkuyorlar, milletten ürküyorlar, herhangi bir konuyu millete götürme noktasında acayip korkuyorlar çünkü ne olacağının farkındalar.''
-''SEÇİME GİDELİM DESENİZ, BİN DEREDEN SU GETİRİRLER''-
Muhalefetin ''Anayasa yapma uzlaşmam, destek vermem, Anayasa Mahkemesine götürürüm. Referandum yapma. Reform yapma'' dediğini söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Peki ne yapalım? Erken seçime gidelim. İnanın, haydi seçime gidelim deseniz bin dereden su getirip kaçacak delik ararlar. Bunlar sadece blöf yapıyor. Bunlar kendilerini inkar etmekle kalmıyorlar, halkı da inkar ediyorlar, milleti de inkar ediyorlar. Oy çokluğu milli irade değilmiş. Son zamanlarda bazı medyadaki temsilcileri çıkıp konuşuyorlar. Diyorlar ki millet yüzde yüz bir konuda ittifak etse bile bunun bir anlamı yok. Ne zaman anlamı var? Şimdi yüksek mahkeme toplanacak, 5'e karşı 6 oyla siyasi partileri kapatabilecek ama bu milletin referandumda söyleyeceği söz bir anlam ifade etmeyecek. Ne oldu? Hani egemenlik kayıtsız şartsız milletindi. Hani Gazi Mustafa Kemal Atatürk böyle demişti, ne oldu? Hani anayasamızın değiştirilemez başlığı buydu, ne oldu?''
-''BUNLARIN TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ MİLLETİN TA KENDİSİNE''-
Erdoğan, kendi dönemlerine kadar Türkiye'nin ortalama hükümet etme süresinin 16 ay olduğunu, şu anda ise seçimlere 17 aylık bir süre bulunduğu halde muhalefetin ''Bu meclis anayasa yapamaz'' dediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
''Her siyasi partinin hedefi iktidar olmaktır. Bunların iktidar olmak gibi bir hedefi yok. Böyle bir gayeleri, böyle bir çabaları yok. İktidar hedefi olmayanların ülkenin bekasına ilişkin pozitif bir düşünce ortaya koymaları imkansızdır. Yaşananlar apaçık bir demokrasi sınavıdır, samimiyet sınavıdır. Bu süreçte koparılan fırtınanın tek sebebi antidemokratik anlayışların, vesayetçi anlayışların bir bir yıkılmasıdır. Bugüne kadar milli iradeye ipotek koymak isteyenlere, Meclisin iradesini zafiyete uğratmaya çalışanlara, iktidarımıza yönelik karanlık hesaplar içine girenlere, milleti, meclisi, demokrasiyi, hukuku kuşatma altına almak isteyenlere fırsat vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz.''