Gündem
  • 24.8.2013 14:48

Erdoğan sert konuştu!..

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Demokrasi sandık değildir diyenlerin kim olduğunu öğrendiniz mi?
İşlerine geldiği zaman sandık, işlerine gelmediği zaman sandık değil. Bunu ben söyleyince Beyaz Saray'dan bana cevap geliyor. Üzüldüm. Niye? Çünkü bunun muhatabı Beyaz Saray değildi. Çünkü ben burada Amerika'yı ifade etmedim. Ben burada İsrail'i ifade ettim. Peki Beyaz Saray'a ne oluyor da Beyaz Saray bunu konuşuyor. Beyaz Saray bunu dillendirmemeliydi. Beyaz Saray böyle bir şeyi konuşmamalıydı. Eğer bunu konuşması gereken varsa İsrail konuşmalıydı. Bu, NATO'da birlikte olan iki ülke olarak bir ortağın, bir diğer ortağa böyle bir yaklaşımı yakışık almadı. İşte dünyanın çifte standardını göstermesi bakımından bu da çok önemli" dedi. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "İçeride ya da dışarıda kim ne derse desin Türkiye hak bildiği yolda dosdoğru yürüyen bir devlettir. Hiç kimse ama hiç kimse bize istikamet çizemez. Hiç kimse bize ne yapacağımızı öğretmeye, dayatmaya kalkışamaz" dedi.

Erdoğan, toplu açılış töreninde konuştu:
-"Demokrasi sandık değildir diyenlerin kim olduğunu öğrendiniz mi? İşlerine geldiği zaman sandık, işlerine gelmediği zaman sandık değil. Bunu ben söyleyince Beyaz Saray'dan bana cevap geliyor. Üzüldüm. Niye? Çünkü bunun muhatabı Beyaz Saray değildi. Çünkü ben burada Amerika'yı ifade etmedim. Ben burada İsrail'i ifade ettim. Peki Beyaz Saray'a ne oluyor da Beyaz Saray bunu konuşuyor? Beyaz Saray bunu dillendirmemeliydi. Beyaz Saray böyle bir şeyi konuşmamalıydı. Eğer bunu konuşması gereken varsa İsrail konuşmalıydı. Bu, NATO'da birlikte olan iki ülke olarak bir ortağın, bir diğer ortağa böyle bir yaklaşımı yakışık almadı. İşte dünyanın çifte standardını göstermesi bakımından bu da çok önemli"
-"Anamuhalefet partisinin sorumlularına soruyorum: Gazetelerde, televizyonlarda yeni doğmuş bebeklerin, 3 yaşında, 5 yaşında o masum çocukların solgun yüzlerine bakabildiniz mi? Destek verdiğiniz, sırtını sıvazladığınız o zalimin insanlık dışı katliamıyla gururlandınız mı? Kendi ülkesinin Başbakanını diktatörlükle itham edenler, kendi ülkesinin Başbakanını dünyaya şikayet edenler, acaba sırtını sıvazladıkları Esed için diktatör sıfatını kullanabilecek cesarete sahipler mi?"
-"Kılıçdaroğlu, biz 780 bin kilometrekarenin tamamında aynı şeyi söyleriz. Biz bir yerde başka, bir yerde başka olanlardan değiliz. Biz akşam başka sabah başka konuşanlardan değiliz. Biz yüreğimizin sesini duyarak konuşuruz. Çünkü fikrinin, düşüncesinin namusuna sahip olamayanlardan siyasetçi olmaz bunu böyle biliniz"


RİZE (AA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Demokrasi sandık değildir diyenlerin kim olduğunu öğrendiniz mi? İşlerine geldiği zaman sandık, işlerine gelmediği zaman sandık değil. Bunu ben söyleyince Beyaz Saray'dan bana cevap geliyor. Üzüldüm. Niye? Çünkü bunun muhatabı Beyaz Saray değildi. Çünkü ben burada Amerika'yı ifade etmedim. Ben burada İsrail'i ifade ettim. Peki Beyaz Saray'a ne oluyor da Beyaz Saray bunu konuşuyor? Beyaz Saray bunu dillendirmemeliydi. Beyaz Saray böyle bir şeyi konuşmamalıydı. Eğer bunu konuşması gereken varsa İsrail konuşmalıydı. Bu, NATO'da birlikte olan iki ülke olarak bir ortağın, bir diğer ortağa böyle bir yaklaşımı yakışık almadı. İşte dünyanın çifte standardını göstermesi bakımından bu da çok önemli" dedi.

Erdoğan, Rize meydanında düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Bizi dışarda eleştirenler, son günlerde bizi uluslararası medyada hedef haline getirenler, Mısır'da darbeye darbe diyemeyecek kadar zavallıdır bunlar. Bunlar onurlu, şerefli, ilkeli bir duruş sergileyemediler. Demokrasi diyorlar değil mi? Nasıl demokrasi bu" ifadelerini kullandı.

Demokrasiyi, siyasi literatürde sandık olarak öğrendiklerini dile getiren Erdoğan, demokrasiyi, tüm öğrencilik hayatlarında, uygulamada, milletin iradesinin sandıkta tecellisi olarak öğrendiklerini bildirdi.

"Son zamanlarda birşey daha öğrendik" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Baktık ki 2011, 3 Şubat, İsrail'de bir panel. İsrail'deki bu panelde eski Dışişleri Bakanı, şimdi Adalet Bakanı olan bir bayan. Onun yanında Fransa'daki yine bir Yahudi entellektüel, orada bir panelde konuşuyorlar. Soruyor moderatör, çok enteresan. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantımda açıkladım. Hemen tutuştular, niye tutuşuyorsunuz, niye rahatsız oluyorsunuz? Nedir orada? Moderatör soruyor, diyor ki 'Eğer Mısır seçimlerinde Müslüman Kardeşler kazanırsa buna ne dersiniz?' 'Böyle bir şeyi düşünmek istemem' diyor. 'Zaten böyle bir şey de olmaz' diyor. 'Ama kazanırsa ne dersiniz?'' İktidarda kalamazlar' diyor. Hemen arkasından şunu söylüyor, 'Filistin'de kalamadılar' diyor, 'Cezayir'de kalamadılar' diyor ve arkasından şunu söylüyor, demokrasi sadece sandık değildir' diyor.

Şimdi ben sesleniyorum, demokrasi sandık değildir diyenlerin kim olduğunu öğrendiniz mi? İşlerine geldiği zaman sandık, işlerine gelmediği zaman sandık değil. Bunu ben söyleyince Beyaz Saray'dan bana cevap geliyor. Üzüldüm. Niye? Çünkü bunun muhatabı Beyaz Saray değildi. Çünkü ben burada Amerika'yı ifade etmedim. Ben burada İsrail'i ifade ettim. Peki Beyaz Saray'a ne oluyor da Beyaz Saray bunu konuşuyor? Beyaz Saray bunu dillendirmemeliydi. Beyaz Saray böyle bir şeyi konuşmamalıydı. Eğer bunu konuşması gereken varsa İsrail konuşmalıydı. Bu, NATO'da birlikte olan iki ülke olarak bir ortağın, bir diğer ortağa böyle bir yaklaşımı yakışık almadı. İşte dünyanın çifte standardını göstermesi bakımından bu da çok önemli. Fakat biz uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece, gideceğiz gündüz gece."

"Biz Esmaları yalnız bırakamayız. Biz Suriye'de kimyasal silahlarla öldürülen, şehit edilen o yavruları yalnız bırakamayız. Yüz binin üzerinde insan öldürülüyor, biz onları yalnız bırakamayız" diyen Erdoğan, "Bizim inandığımız bir şey var, biz şuna inanıyoruz, Liva-ül Hamd ismiyle müsemma sancağın altında buluşmak herkesin karı değil, biz ona doğru bir yol haritası çiziyoruz" ifadelerini kullandı.

Rabia Meydanı'nın, Adeviyye'nin, Mansuriye'nin, İskenderiye'nin çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Biz asla yalpalamadan, Akif'in ifadesiyle, 'İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür' Biz böyle yürüyeceğiz. Paslı yürekler taşımadan yürüyeceğiz" dedi.

-"Bana her şey şehitlerimizi hatırlatıyor, bana her şey mazlumları hatırlatıyor"

Erdoğan konuşmasını, meydandakilerin de tekrarladığı, "Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi söylediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey şehitlerimizi hatırlatıyor, bana her şey mazlumları hatırlatıyor" sözleriyle tamamladı.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından, eğitim yatırımlarına katkı sağlayan hayırseverlere plaket verdi. Açılışı gerçekleştirilen iki ayrı tesistekilere canlı bağlanan Erdoğan, buradaki yatırımlar hakkında vatandaşlara bilgi verdi.

Erdoğan, daha sonra "Ya Allah, bismillah" diyerek kurdeleyi kesti.

Törene, Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Rize Valisi Nurullah Çakır, Rize ve çevre illerin AK Partili milletvekilleri de katıldı.

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 12:32

İLGİLİ HABERLER