Gündem
  • 31.10.2022 12:36

Erdoğan : Türkiye'yi Healt Türkiye markasıyla zirveye çıkartacağız

Rusya'nın tahıl anlaşmasını askıya alması... Cumhurbaşkanı Erdoğan: İnsanlığa hizmet için gayretlerimizi sürdüreceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da 8. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve Tıp Tarihine/Ortak Geçmişe Vefa Ödül Töreni'nde konuştu. Rusya'nın tahıl anlaşmasını askıya alması ile ilgili konuşan Erdoğan, "İstanbul'da kurulmasını temin ettiğimiz ortak mekanizma ile Ukrayna buğdayının 9.3 milyon tonunu dünyanın hizmetine sunarak gıda krizinin nispeten azaltılmasını sağladık. Her ne kadar Rusya kendisi için aynı kolaylıkların gösterilmemesi sebebiyle bu konuda mütereddit davsansa da biz insanlığa hizmet için gayret göstermeye devam edeceğiz" dedi. Konuşmasında 'Health Türkiye' markasından da bahseden Erdoğan, "Sağlıktaki dijitalleşmenin ve hizmet sunumundaki tecrübelerimizin verdiği imkanların, yakın coğrafyamızdan başlayarak tüm insanlıkla paylaşıyoruz. Amacımız ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu çerçevesinde ülkemizi uluslararası sağlık hizmetleri alanında ‘Health Türkiye’ markasıyla zirveye çıkarmaktır" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul Şişli'deki bir otelde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 8.Türk Tıp Dünyası Kurultayı'na Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Kurultayda Türkiye'nin uluslararası sağlık turizminde çatı markası Health Türkiye'nin de tanıtımı yapıldı. Her yıl yurt dışında ve Türkiye'de yaşayan Türk tıp bilim insanlarını bir araya getiren kurultayda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Azerbaycan, Kırgız Cumhuriyeti, Kazakistan, Özbekistan, Macaristan, Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sağlık bakanları da yer aldı.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından önemli satırbaşları:

Türkiye Yüzyılı'nı ortak geleceğimizin vizyonu olarak tasarlıyoruz. Balkanlardan Orta Asya'nın derinliklerine, gönül coğrafyamızın her bir köşesindeki dostlarımızla ortak hayalleri paylaşıyoruz. Dünyanın siyasi ve ekonomik olarak değil, aynı zamanda doğrudan insanın varoluş gayesiyle ilgilide arayış içinde olduğu dönemde, Türkiye Yüzyılı hepimiz için deniz feneri mahiyetinde bir rehber olacaktır. Bu gayretimizin gerisinde asırlardır yaşadığımız tecrübelerin önümüze serdiği tablodan çıkardığımız dersler vardır.

İNSANIN MERKEZİNDE YER ALDIĞI BİR BİLİM ANLAYIŞINI YENİDEN YÜKSELTMENİN VAKTİDİR

İnsana hizmet etmesi gereken araçların, sistemlerin bir süre sonra insanı kendisine hizmet ettirmeye başlatması sahip olduğumuz değerler açısından kabul edilebilir bir durum değildir. Eşrefi mahlukat olan insanı eşya seviyesine indirgeyen zihniyetin önümüze serdiği imkanlarla gidilebilecek yolun artık sonuna gelinmiştir. Bunun için Farabi'den İbni Sina'ya, ecdadın nice büyük alimlerinin yaptığı gibi insanın eşrefi mahlukat vasfıyla merkezinde yer aldığı bir bilim anlayışını yeniden yükseltmenin vaktidir diyoruz.

Kovid-19 salgını dünyayı kasıp kavurmaya başladığında dünyadaki sağlık otoriteleri bir dizi tedbir tavsiyesi açıklamıştı. Tam da o günlerde İbni Sina'nın hayatını anlatan Film de benzer tavsiyelerin çok daha fazlasıyla bu büyük alim tarafından verildiği görülüyordu. İlhamını ilim, hikmet ve marifet temelinde inşa edilmiş insan merkezli bilim çalışmalarını teknoloji kutsaması hastalığından uzak şekilde sürdürmemiz şart.

TÜRKİYE OLARAK KÜRESEL SALGINLA İMTİHANIMIZI ALNIMIZIN AKIYLA VERDİK

Dünyanın gelişmiş diye tarif edilen ülkeleri hemen her alanda olduğu gibi sağlıkta da sadece belirli bir gelir seviyesinin üzerindeki insanlara yüksek standartta hizmet veren bir sisteme sahiptir. Bu sistemde düşük ve orta gelir sahibi kesimlerin işi şayet çok büyük maddi külfetleri göze almazlarsa gerçekten çok zor. Gelişmiş ülkelerde hastane kapılarına bile yaklaştırılmadan salgınla mücadele etmeye çalışan insanların hikayelerine oralardaki eşimizden, dostumuzdan dinleyerek, medyadan takip ederek hepimiz şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Türkiye olarak küresel salgınla imtihanımızı hem vatandaşlarımıza sunduğumuz sağlık hizmetleriyle hem de 161 ülkeye ve 12 uluslararası kuruluşa gönderdiğimiz tıbbi destekle hamdolsun alnımızın akıyla verdik.

RUSYA'NIN TAHIL ANLAŞMASINI ASKIYA ALMASI

Salgının ilk günlerinden itibaren hiç bir ayrım yapmadan elimizdeki tüm imkanları insanlık için seferber ettik. Şimdi benzer süreç gıda krizinin en temel unsuru olduğu küresel üretim ve tedarik zincirlerinde yaşanmaktadır. Bilindiği gibi dünya buğday üretiminin yaklaşık 3'te biri Ukrayna ve Rusya tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu buğdayların açlık tehdidiyle karşı karşıya olan ülkelere ulaştırılması konusunda gösterdiğimiz gayretin en yakın şahidi sizlersiniz. İstanbul'da kurulmasını temin ettiğimiz ortak mekanizma ile Ukrayna buğdayının 9.3 milyon tonunu dünyanın hizmetine sunarak gıda krizinin nispeten azaltılmasını sağladık. Her ne kadar Rusya kendisi için aynı kolaylıkların gösterilmemesi sebebiyle bu konuda mütereddit davransa da biz insanlığa hizmet için gayret göstermeye devam edeceğiz.

DÜNYADA KOVİD-19 AŞISI ÜRETEBİLEN 9 ÜLKE ARASINA GİRDİK

Sağlık alanında gösterdiğimiz tartışılmaz başarı ise insanlığa hizmet yolunda yeni fırsatları önümüze sermiştir. Bu başarının gerisinde son 20 yılda ülkemize kazandırdığımız güçlü sağlık alt yapısı ile insanı merkeze alan sağlık sistemi vardır.  Türkiye Yüzyılımızın en iddialı alanlarından birisini de sağlık olarak belirledik. Büyük yatırımlar ve inovatif iş birliği yöntemleriyle inşa ettiğimiz şehir hastanelerimiz ile zenginleştirdiğimiz, yetişmiş insan kaynağımız bu başarıda büyük pay sahibidir.

İnsanımızın tükettiği her 100 ilaçtan 89'unu yerli üretimle sağlıyoruz. Yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz Turkovac aşımızla dünyada Covid-19 aşısı üretebilen 9 ülke arasına girdik.  Giderek artan bir sağlık tehdidi olan kanser hastalıklarında koruyucu sağlık hizmetleri ve tedavi konusunda önemli çalışmalar yürütüyoruz.Bilişim ve teknoloji sağlık hizmetlerinde uluslararası standartlara uygun şekilde en etkin kullanan ülkeler arasındayız. Yerli ve milli şirketlerimiz, sağlık alanında dünya çapında hizmet ve teknoloji üretebilecek seviyeye ulaştılar. Tıbbi cihaz alanında ithalatın, ihracatı karşılama oranını yüzde 55'e çıkardık. Her iki alanda da girişimcilere verdiğimiz destekle hızla ileriye doğru mesafe kat ediyoruz.

AMACIMIZ ÜLKEMİZİ HEALTH TÜRKİYE’ MARKASIYLA ZİRVEYE ÇIKARMAKTIR

Kamu tarafındaki olumlu gelişmeler özel sektörümüzün dinamizmini de artırıyor. Sağlıktaki dijitalleşmenin ve hizmet sunumundaki tecrübelerimizin verdiği imkanları yakın coğrafyamızdan başlayarak tüm insanlıkla paylaşıyoruz. Amacımız ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu çerçevesinde ülkemizi uluslararası sağlık hizmetleri alanında ‘Health Türkiye’ markasıyla zirveye çıkarmaktır. Ülkemizi dünyanın şifa merkezi haline getirecek bu çalışmaları hep birlikte sürdürmeyi teklif ediyoruz. Sahip olduğumuz yaygın alt yapıyı, yetişmiş insan kaynağını, bilim, teknoloji ve üretim gücünü daha da geliştirmekte kararlıyız.Teşhis ve tedavi hizmetlerimizi ilaçtan tıbbi cihaza her alanda kendi sağlık ihtiyacımızı karşılamanın ötesinde küresel düzeyde söz sahibi olmamızı sağlayacak bir seviyeye çıkarmak amacındayız.

İsmini tarihe yazdırmış bilin insanlarından biri de Prof. Dr. Aziz Sancar'dır. Türkiye'nin bu önemli değeri adına düzenlediğimiz ödülleri yeni Aziz Sancar'ların yetişmesine zemin hazırlayacak bir vesile olarak görüyorum."

Kurultay kapsamında Tıp Tarihine ve Ortak Geçmişe Vefa Ödülleri, Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri ile bu yıl ilk kez verilen TÜSEB Özel Ödülü sahiplerini buldu. Kazananlara ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verdi.

İLGİLİ HABERLER