ERDOĞAN: ''ULUSLARARASI ARAŞTIRMACIMIZ AZ''
ANKARA - Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplandı. Erdoğan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, özellikle son yıllarda Türkiye'deki araştırmacı ve araştırmacı personel sayısındaki artışın umut verici olduğunu dile getirerek, son birkaç yılda bu alanlardaki artış hızında Türkiye'nin, dünyada ilk 3 sırada yer aldığını söyledi.
Erdoğan, 2005 yılında, 2010 yılı için konulan ''40 bin tam zaman eş değer araştırmacı hedefine'' 2006 yılında aşıldığını kaydederek, bu hedefi, 2006 yılında revize ederek 2013 için 150 bin personel hedefi olarak değiştirdiklerini anımsattı.
Bu umut verici gelişmelere rağmen, Türkiye'deki araştırma personeli ve araştırmacı sayısının gelişmiş ülkelerdekilerle karşılaştırıldığında yetersiz olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Halen ülkemizde 10 bin çalışan başına düşen AR-GE personeli sayısı, ne yazık ki sadece 30'dur. Aynı rakamın Almanya'da 125, İngiltere'de 107 ve Finlandiya'da 226 olduğunu göz önüne alırsak, yukarıdaki hedefe ulaşmak için bu alanda daha büyük atılımları gerçekleştirmemizin gereğini görüyoruz.
Sorunların çözümü ve önerilerin hızla hayata geçirilmesi için ilgili taraf ve kuruluşların sadece katılımını sağlayacak bir koordinasyon kurulunun kurulmasını planladıklarını belirten Erdoğan, ''İnsan gücü, bilgi üretiminde, dolayısıyla teknolojik ve ekonomik gelişimde en önemli rolü oynuyor'' dedi.
-NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ-
Bilgi tabanlı toplumların, nitelikli iş gücüne gereksinim duyduğunu ifade eden Erdoğan, esasen nitelikli iş gücünün, sadece ileri teknolojiler gerektiren sektörler değil, tüm sektörler için geçerli olduğunu vurguladı.
Nitelikli iş gücünün, günümüzde giderek artan bilgi yoğunluğu nedeniyle, ülkeler için bu bilgileri anlayabilecek, kullanabilecek ve yeni bilgiler üretebilecek yüksek nitelikli insan gücü ve kritik unsurlardan biri haline dönüştüğünü belirten Başbakan Erdoğan, söz konusu atılımları gerçekleştirmek için Türkiye'deki özgün kaynakların yanı sıra, uluslararası kaynakların da kullanılması gerektiğini anlattı.
Devlet okullarında eğitim alan bir araştırmacının, doktora derecesi alana kadar kamu kaynaklarından kendisine yapılan yatırımın, ortalama 150-200 bin lira arasında olduğunu kaydeden Erdoğan, ''Ülkemizden bir araştırmacının yurt dışına göz etmesi halinde, çalıştığı ülkeye sağladığı katma değeri de göz önüne alırsak, bu kaybın kişi başına milyonlarca liraya çıkacağı açıktır. Bu kayıp, sosyal maliyetlerde hesaba katıldığında milyarlara ulaşabiliyor'' dedi.
-AR-GE ÇALIŞMALARINA YAPILAN DESTEKLER-
Hükümet olarak, 2005 yılından itibaren kamu kaynaklarından AR-GE ve yenilik çalışmalarına ciddi miktarlarda bir rakam ayırdıklarını anlatan Erdoğan, özel sektörün, AR-GE ve yenilik çalışmalarını teşvik amacıyla 2008 yılı içinde bir yasa çıkardıklarını anlattı. Bu yasanın yansımalarını dile getiren Erdoğan, özgün teknoloji, araştırma ve yenilik faaliyetlerinin artık özel sektörün gündeminde daha fazla yer almaya başladığını söyledi.
-FİNANS KRİZİ-
Uluslararası finans piyasalarından kaynaklanan ve dünyaya yayılan tarihi krizin, Türkiye'yi de ''belli ölçüde etkilediğini'' dile getiren Erdoğan, ''Krizin etkilerini azaltmaya yönelik tedbirleri, ilgili tüm taraflarla istişare ederek, hayata geçirdik, geçiriyoruz.
Geldiğimiz noktada, akıl, gönül ve el birliği ile yapmamız gereken şey, yeni oluşan koşullarda, yeni fırsatları yakalamaktır. Kriz ortamında olsak dahi ülkemizi sadece bölgesi için değil, küresel bir güç haline getirmemiz için çok önemli fırsatlara sahip olduğumuzu biliyor ve buna inanıyoruz. Krizin taşıdığı tehditler yerine, fırsatları ön plana çıkarma hususundaki kararlılığımız artarak devam edecektir. Kriz ortamından çıkış ve yeni fırsatları değerlendirmede, araştırma geliştirme ve yenilik çalışmalarını çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu, hem bilimsel olarak hem de daha önce dünyada yaşanan küresel krizlerden başarıyla çıkmış olan ülkelerin tecrübeleriyle ispatlanmış bir husustur''dedi.