Gündem
  • 4.11.2012 20:03

Erdoğan'dan Bahçeli'ye jet cevap!..

AK Parti'nin Kızılcahamam kampının kapanış konuşmasını yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 2023 vizyonu sahiplenmesine tepki göstererek, "Yani eğer bunun patenti hakikaten size aitse, bedelini de söyleyin ödeyelim. Biz doğruya her zaman sahip çıkarız. Biz siyaset deyince; hizmeti, projeyi, yatırımı, reformu anlıyoruz. Konuşurken, somut faaliyetlerden bahsediyoruz" diye konuştu. 

AK Parti'nin Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı sona erdi. Gün boyu milletvekillerinin sorularını cevaplayan ve önerilerini dinleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra ise kampın kapanış konuşmasını yaptı. Başbakan Erdoğan'ın konuşma yapacağı salonda, özel harekat polislerinin de önlem alması dikkat çekti. 

Konuşmasına, Şemdinli'de kobra türü polis aracının geçişi sırasında patlatılan bomba yüklü araca değinerek başlayan Erdoğan, bu terör saldırısında polis aracının zarar görmediğini fakat bir çocuğun hayatını kaybettiğini, 18 vatandaşın da yaralandığını söyledi. Başbakan Erdoğan terör saldırısı ile ilgili olarak, "Bu alçakça saldırı bir düğün mahallinin hemen yanı başında olduğundan maalesef sivil kayıplar meydana geldi. Ve bir yavrumuz 11 yaşında hayatını kaybetti. Terör örgütünün alçakça yüzünü bir kez daha ortaya bu hain saldırı ile koymuş oluyor ve biz de tabi ki bunu şiddetle kınıyor, şiddetle lanetliyoruz. Hayatını kaybeden yavrumuza Allah'tan rahmet ve ailesine de sabırlar dilerken, yaralı kardeşlerimize de Rabbimden şifalar temenni ediyorum" diye konuştu.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye'de cumhuriyeti dillerinden düşürmeyenlerin aslında cumhurla cumhuriyetle ilgilerinin olmadığını nasıl biliyorsak aynı şekilde demokrasiyi dillerinden düşürmeyenlerin de gerçekte demokratik bir anlayıştan ne kadar uzak olduklarını gayet iyi biliyoruz'' dedi.
          AK Parti'yi 11 yıl önce milletle istişare ederek, milletin talebi ve teveccühüyle kurduklarını belirten Erdoğan, toplantı boyunca çeşitli düşünceleri aldıklarını, bunlarla ilgili gerekli değerlendirmeleri yaptıklarını ifade etti.
     İlgili bakanların soruları cevaplandırdığını, gerekli notların alındığını belirten Erdoğan, ''Bugüne kadar gerek milletimizle olan istişaremizi gerek kendi içimizde oluşturduğumuz istişare kanallarını hiç devre dışı bırakmadık, daima işler hale getirdik. Danışmayı, istişareyi terk edenin doğru yolu bulamayacağı öğüdünü hiç aklımızdan çıkarmadık'' diye konuştu.
     ''Danışanın dağları aştığı, danışmayanın yollarda şaştığı'' sözünü hiç unutmadıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
     ''Müzakerenin katılımcılığın bütün nimetlerinden, bereketinden hamdolsun bugüne kadar ziyadesiyle yararlandık. Bundan sonra da yararlanmaya devam edeceğiz. Kendi partilerinin işleyişinde demokrasiyi hakim kılamayanlar, ülke siyasetin de de demokratik bir anlayışa özellikle yaklaşamazlar, onun çizdiği çerçevede hareket edemezler. Türkiye'de cumhuriyeti dillerinden düşürmeyenlerin aslında cumhurla cumhuriyetle ilgilerinin olmadığını nasıl biliyorsak aynı şekilde demokrasiyi dillerinden düşürmeyenlerin de gerçekten demokratik bir anlayıştan ne kadar uzak olduklarını gayet iyi biliyoruz.
     Kendilerinin özgürlükleri, hakları, hukukları söz konusu olduğunda arşa kadar demokrat olanlar, konu başkalarına gelince bu defa sonuna kadar yasakçı bir kimliğe bürünüyorlar. Başkalarının hak ve özgürlüklerini kendileri için bir tehdit, bir sorun gibi algılayanlar yıllarca toplumun bir bölümüne ötekileştirmeyi, ayrımcılığı layık gördüler. Geçmişte hak ve hürriyetlerinden mahrum bırakılan insanların bugün en tabii haklarına kavuşmasını bir sorun olarak görenler 'mahalle baskısı' gibi kavramları tedavüle koyarak yeni ayrımcılıklar üretmeye başladılar. Meslek liselerine uygulanan haksızlıklar ortadan kalktıkça kendi özgürlükleri sınırlanıyormuş gibi yaygara yaptılar. İmam hatip liseleri meselesi normalleşince Kur'an-ı Kerim'in seçmeli ders olarak okullara girmesi gerçekleşince, Peygamberimizin hayatı seçmeli ders olunca toplum muhafazakarlaşıyor diye gürültü kopardılar.''
    
     -''Demokrasiyi sadece kendileri için arzu ettiler''-

    
     ''Kendilerini imtiyazlı, kendi yaşam tarzlarını tek hakikat olarak görenler farklı toplum kesimlerinin yaşam tarzlarına, düşüncelerine, inançlarına hep bir sorun, bir tehdit gibi yaklaştılar'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
     ''Türkiye normalleştikçe, özgürleştikçe, ileri demokrasiye doğru yol aldıkça bunların tahammülsüzlükleri daha da arttı. Çoğunluğun azınlığın tahakkümünde kalmasını isteyenler, demokrasiyi de sadece kendileri için arzu ettiler, kendi imtiyazları için demokrat göründüler. Azınlığın, çoğunluğa tahakkümüne 'evet' dediler, ama çoğunluğun en doğal, en tabii olan hakkını kullanmasına asla müsaade etmek istemediler. Kendisi için istediği demokrasi, özgürlükleri, hakları başkası için de istemeyen asla demokrat değildir. Sadece bunlar demokrasi istismarcısıdır. Bu ikiyüzlü anlayış sahipleri yıllarca milletimizin kafasını karıştırdı, zihnini bulandırdı. Bunların yüzünden cumhuriyet adına ayrımcılığa maruz bırakılanlar cumhuriyetten, demokrasi adına zulme uğrayanlar demokrasiden soğudular. Biz işte bütün bu çarpıklıkları düzeltmek, milletten aldığımız güçle ülke yönetiminde millet iradesini, ortak aklı hakim kılmak için 11 yıl önce yola çıktık. Milletin bize verdiği her mesaja duyarlı olarak, hakkaniyet ölçüleri içindeki her eleştiriyi dikkate alarak kendi muhasebemizi asla ihmal etmeyerek, istişareyle danışmayla işte bugünlere geldik.''
    
     -Toplantıya ilişkin bilgi verdi-
    
     İstişare ve değerlendirme toplantısının AK Parti'nin demokrasiye, müzakere ve diyaloğa verdiği önemi bir kez daha ortaya koyduğunu bildiren Başbakan Erdoğan, toplantı boyunca görüşleriyle eleştirileriyle teklifleriyle katkı verenlere teşekkür etti.
     Toplantıya ilişkin de bilgiler veren Başbakan Erdoğan, basına kapalı bölümde bakanlar ve genel başkan yardımcılarının sunumlar yaptığını belirtti.
     Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in terörle mücadeledeki son gelişmeler ve Türkiye'nin güvenlik politikalarıyla ilgili bilgi verdiğini ifade eden Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın ekonomik gelişmeler konusunda ayrıntılı sunum yaptığını bildirdi.
     Dışişler Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Türk dış politikasındaki gelişmeleri analiz ettiğini ve geleceğe yönelik hedefleri değerlendirdiğini anlatan Erdoğan, Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in yeni anayasa çalışmalarına, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel'in de büyükşehir belediyesi kanun tasarısına ilişkin bilgi verdiğini belirtti.
     Erdoğan, tüm sunumların ardından milletvekillerinin düşüncelerini, sorularını ve tekliflerini ilettiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
     ''İktidarının 10. yılını geride bırakan AK Parti'de öyle birilerinin umduğu, beklediği gibi bir metal yorgunluğu asla yok. Tam tersine heyecanımız, dinamizmimiz, üretkenliğimiz en az iktidara geldiğimiz günkü kadar diridir. Bu heyecanın üzerine 10 yıllık tecrübemizi de ilave ederek artık daha kapsamlı, daha iddialı projeler üretiyor, daha hızlı çalışma takvimleri oluşturabiliyoruz. Burada yapılan görüşmelerde, istişarelerde arkadaşlarımızın gözlerindeki heyecanı, umudu görmekten ziyadesiyle memnun oldum. AK Parti ailesindeki her bir fert 'Büyük Türkiye' idealine ulaşmak için gerekli olan aşka, sevdaya, inanca ziyadesiyle sahiptir. Arkadaşlarımız birikimleriyle vizyonlarıyla 2023 hedeflerimize ulaşılabilmemiz konusunda bize daha büyük umutlar verdi.'' 

2023'ün sahiplenenleri çoğalmaya başladı

Başbakan Erdoğan, "2023'ün de sahiplenenleri çoğalmaya başladığını belirterek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugünkü kurultay konuşmasında 2023 vizyonu kavramını daha önce kendilerinin kullandığını hatırlattı. Bahçeli'ye cevap veren Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
"Doğrusu bu kadar yüzeysel ve sığ anlayışa yorum yapmak bile abestir. AK Parti'nin bugüne kadar somut projelerle, icraatlara yatırımla ortaya koyduğu vizyona diğer partilerin hayalleri bile erişemez. Ne kadar vizyona sahip oldukları geçmiş iktidar örneklerinde milletimizce çok iyi görülen bu partilerin, AK Parti'nin 2023 hedeflerini anlaması da, algılaması da, bunlarla yarışması da mümkün değildir.
Biz 2002'de; Türkiye'yi o bitmiş, tükenmiş Türkiye'yi bu MHP'den, DSP'den ve ANAP'tan devraldık. Şimdi DSP diye bir parti var mı, ANAP diye bir parti var mı? Tamamen bunlar yok oldu. MHP? Eh, şuanda ayakta durmaya çalışıyor. Bir dönem parlamentoya dahi giremediler. Şimdi parlamento. Ama şimdi diyorlar ki, 'bizden 2023'ü çaldılar, kaptılar.' Yani eğer bunun patenti hakikaten size aitse, bedelini de söyleyin ödeyelim. Biz doğruya her zaman sahip çıkarız. Biz siyaset deyince; hizmeti, projeyi, yatırımı, reformu anlıyoruz. Konuşurken, somut faaliyetlerden bahsediyoruz. Onların konuşmasında sevgili kardeşlerim sadece retorik var, hamaset var, tutarsız laf kalabalıkları var."

Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 11:27

İLGİLİ HABERLER