ERDOĞAN'DAN CHP VE MHP'YE ŞOK SUÇLAMA:''İMRALI İLE DAHİ AYNI GÖRÜŞTE OLDULAR''
ANKARA - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliği süreciyle ilgili, ''Statükonun sağında duranlar da solunda duranlar da dağda olanları da ovada olanları da gerçek yüzlerini gösterdiler. AK Parti'nin değişim iradesine karşı planlanan büyük statüko ittifakı, altını çiziyorum, deşifre oldu. Ayakta duramadı'' dedi.
Erdoğan, partisinin 2. Gençlik Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, anayasa değişikliği sürecini iyi niyetle başlattıklarını belirtti.
Millet adına yola çıktıklarını vurgulayan Erdoğan, önce anayasa değişikliğini geniş bir mutabakatla gerçekleştirmek istediklerini ve Mecliste grubu bulunan partilerle bir uzlaşma komisyonu kurarak, ortak taslak hazırlamayı teklif ettiklerini anlattı.
Erdoğan, bu tekliflerine olumlu bakımladığını dile getirerek, o dönem ki TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın partilerin hepsine birer davet çıkardığını ve ''Gelin anayasa hazırlığı için bir komisyon oluşturalım'' dediğini hatırlattı.
CHP'nin o dönemde olumsuz cevap verdiğini vurgulayan Erdoğan, tüm tarafların görüşlerini aldıklarını ve şekillendirdiklerini ifade etti.
Çok ciddi iftiralar atıldığını ve aylardır, yıllardır yapılan iddiaların aynen devam ettirildiğini belirten Erdoğan, buna rağmen kendilerinin sabır gösterdiğini ifade etti. Erdoğan, şöyle devam etti:
''Neler demediler ki, 'Şiir okuyamazsınız' dediler. Dün attıkları manşetlerle, 'Muhtar bile olamazsınız' demişlerdi. Ama onların dediği gibi olmadı. Milletin dediği gibi oluyordu da onun için. Ama onlar bunun farkında değillerdi.
'Cumhurbaşkanı seçemezsiniz' dediler. Ne oldu? Seçtik mi? Seçtik. Hem de milletle beraber seçtik. 'Çetelerle mücadele edemezsiniz' dediler. Ettik mi? Ettik. Aldık yargıya teslim ettik. 'Türkiye'nin kardeşliğini pekiştiremezsiniz' diyorlardı. Dün bize bunu söyleyenlerle bugün işte şu iki haftadır Mecliste bizi engelleyenler açık söylüyorum aynı zihniyettedir. Aynı kafa yapısına sahiptir. Birbirinden farklı gibi görünen o zihniyet anayasa değişikliği sürecinde birbirinin aynı olduğunu, birbirinin tamamlayıcı cüzleri olduğunu işte ortaya konan ittifakla açık etmiştir. Takke düştü kel göründü. Olay bu. Maskeler tek tek aşağı indi. Gizli oyunlar, kirli planlar ortaya döküldü. Statükonun sağında duranlar da solunda duranlar da dağda olanları da, ovada olanları da gerçek yüzlerini gösterdiler. AK Parti'nin değişim iradesine karşı planlanan büyük statüko ittifakı, altını çiziyorum, deşifre oldu. Ayakta duramadı.''
-''İMRALI İLE DAHİ AYNI GÖRÜŞTE OLDULAR''-
Aylardır MHP'nin AK Parti hakkında ağza alınmayacak ithamlarda bulunduğunu söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
''Türk siyasi tarihinde görülmemiş bir seviyesizlikle, görülmemiş bir üslupsuzlukla, nezaketsizlikle, AK Parti'ye iftiralar atıyorlar. Bizi terörle teröristlerle kol kola göstermeye çalışanlar, gerçek yüzlerini şu iki hafta içinde, ayan beyan ortaya koydular. CHP ile aynı saftalar. BDP ile aynı saftalar. Yetmedi İmralı ile dahi aynı görüşte, aynı fikirde, aynı yaklaşım içinde oldular. Anayasa değişikliğine karşı çıktılar. CHP, MHP için önceleri biliyorsunuz ben, 'Bunlar ruh ikizi' diyordum. Şimdi değişti, ben bu ikiliye BDP de katıldığı için, onlar için artık, 'Ruh üçüzü' diyorum. Bunlar 'istemezük familyası' Bunlar Türkiye'de hiçbir dönemde, hiçbir değişim hareketine omuz vermediler.''
BDP KAPATILMADAN NEMALANIYOR
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bunlar (BDP) partilerinin kapatılmasından rahatsız değil, tam aksine memnunlar. Çünkü oradan nemalanıyorlar. BDP'ye oy verenlerin karşısına nasıl çıkacaklar, onlara bu emaneti yükleyenlere nasıl hesap verecekler? Hangi yüzle, hangi gerekçe ile parti kapatmalardan şikayet edecekler?'' dedi.
Erdoğan, partisinin 2. Gençlik Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, TBMM'deki Anayasa değişikliği teklifine ilişkin görüşmelerde BDP'nin tavrını eleştirerek, şöyle konuştu:
''BDP'ye ve BDP milletvekillerine soruyorum: Hani özgürlükçüydünüz, hani demokrattınız, hani hukuk devletinden yanaydınız, hani parti kapatmalardan rahatsızdınız? Hani çözüm istiyordunuz?
Sevgili gençler, bunlar partilerinin kapatılmasından rahatsız değil, tam aksine memnunlar. Çünkü oradan nemalanıyorlar. BDP'ye oy verenlerin karşısına nasıl çıkacaklar, onlara bu emaneti yükleyenlere nasıl hesap verecekler? Hangi yüzle, hangi gerekçe ile parti kapatmalardan şikayet edecekler? Meclis'te statükoya alkış tuttunuz, yasakçı zihniyete, baskıcı zihniyete alkış tuttunuz. Hangi yüzle seçmeninizin karşısına çıkıp onunla yüzleşeceksiniz? Çözümsüzlükten nemalanıyorlar. Statükonun devamından yana olduklarını ayan beyan ortaya koydular. Gel kürsüde konuş, oradaki oy kabinine girmeye gelince, haydi bay bay, çek git. Mantık bu. Asıl irade ne?
-''MİLLETVEKİLLERİMİZİ TAKİP DE ETMEDİK''-
AK Parti kadrosunun bugün bir kez daha millet emanetine sahip çıkmanın haklı gururunu yaşadığını ifade eden Erdoğan, AK Parti grubunun kardeşlik, dayanışma, birlik ve bütünlük içinde millet emanetini tek başına omuzlayarak, o emanetin hakkını fazlasıyla verdiğini söyledi.
AK Parti'ye oy vermemiş olanların da bugün kendilerini alkışladığına inandığını belirten Erdoğan, AK Parti grubu üzerinde baskı uygulamadıklarını anlattı. Erdoğan, ''Hür vicdanlar üzerinde hiçbir ipoteği kabul etmedik ve milletvekillerimizi takip de etmedik. Onların hür iradelerine inandık ve onları vicdanları ile baş başa bıraktık. Çünkü inanıyorduk ki günlerdir, haftalardır, aylardır aramızda yaptığımız o müzakerelerin neticesi zaten belliydi'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, partili arkadaşlarına, ''İnanmadığınız bir şey varsa lütfen bize söyleyin. 'Şuraya katılmıyorum' diyorsanız söyleyin. Ona göre biz oralarda yeni düzenlemeye gidelim'' dediklerini dile getirdi.
Erdoğan, bundan 7-8 yıl önce özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde oyuncak verdiği zaman, çocukların ''Bu nedir acaba?'' diye oyuncağı incelediklerini anlatan Erdoğan, ''Bugün o çocuklar, yine o bölgelere gittiğimde benden diz üstü bilgisayar istiyor. Çok anlamlı'' diye konuştu.
TBMM TARİHE SİLİNMEZ KAYIT DÜŞTÜ
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Anayasa değişikliğiyle ilgili olarak, ''Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi, demokrasi tarihimize, siyaset tarihimize silinmez izlerle kayıt düştü'' dedi.
Erdoğan, partisinin 2. Gençlik Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, AK Parti'nin tarihinde bazı unutulmayacak günler olduğunu belirtti.
Erdoğan, 22 Temmuz 2007'nin ''AK Parti'nin statükoculara, vesayetçilere, dikta özlemcilerine milletin teveccühü ile 'Dur' dediği gün'' olduğunu ifade ederek, dün bu tarihlere bir yenisini daha eklediklerini söyledi.
Erdoğan, ''Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi, demokrasi tarihimize, siyaset tarihimize silinmez izlerle kayıt düştü. Dün işte bu kadro, bu hareket, bu ak insanlar tarihe altın harflerle not düştüler. 6 Mayıs 2010 tarihi AK Parti kadroları eliyle Türkiye'de demokrasi bayramının yaşandığı gündür. Hukukun üstünlüğüne giden yolda önemli bir başlangıç'' diye konuştu.
Çok meşakkatli bir süreçten çıktıklarını vurgulayan Erdoğan, iki hafta boyunca demokrasi adına, ülke adına, millet adına, çocuklar ve gençler adına yoğun bir mücadele verdiklerini ifade etti.
Milletin 22 Temmuzda kendilerine yüzde 47 gibi rekor bir oy oranıyla iktidar emanetini bir kez daha teslim ettiğini ifade eden Erdoğan, bu seçimin ana mesajlarından birisinin anayasa değişikliğine yönelik beklenti olduğunu kaydetti. Erdoğan, ''1982 darbe Anayasasının bu ülkeye artık dar geldiğini, bu ülkenin büyüklüğüne yakışmadığını, bu ülkenin istikbaliyle bu anayasanın uyuşmadığını Aziz milletimiz oylarıyla ifade etti'' diye konuştu.
Prof. Dr. Ergun Özbudun ile bir çalışma başlattıklarını anlatan Erdoğan, bu çalışmayla beklenen, arzu edilen anayasanın temel taşlarını oluşturduklarını, adımlarını attıklarını söyledi.
Erdoğan, ''Ama gel gör ki, hemen 1 Mart 2008 olayını yaşadık. Biz 1 Nisanda bunu Meclis'e sevk etmeye hazırlanırken, bu olay başımıza gelince bunun aramızda değerlendirmesini yaparak erteleme durumunda kaldık'' dedi.
Şu anda gelinen sürece böyle gelindiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Fakat ne olursa olsun, Türkiye için hiçbir hedef ulaşılamaz değildir. Türkiye için hiçbir seviye hayal değildir. Biz bu ülkeyi dünyanın en güçlü ülkeleri arasına yükseltebiliriz, yükselteceğiz. Biz bu ülkeyi dünyanın en gelişmiş demokrasilerinden biri yapabiliriz, yapacağız. Biz bu ülkeyi özgürlüklerin güvence altında olduğu, insanların huzur ve istikrar içinde yaşadığı, istikrarın bozulması endişesi taşımadığı bir ülke konumuna ulaştırabiliriz. Biz bu ülkeyi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına taşıyabiliriz. Bundan hiç endişeniz olmasın.''
Yedibuçuk yıl önce Türkiye'yi çok ağır, derin bir kriz içinde devraldıklarını ifade eden Erdoğan, bu süreçte ilkleri yaşatıklarını, rekorlarla tanıştıklarını, tanıştırdıklarını, ''Olmaz'', ''Yapılamaz'' denilenleri bir bir ortaya koyduklarını söyledi.
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE GEÇİYORUZ
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de kabul edilen anayasa değişikliğiyle ilgili olarak, ''Şimdi artık karar da yetki de aziz milletimizde. Şimdi yollara döküleceğiz. Milletimize gideceğiz ve milletimize doğruları anlatacağız. Ne diyeceğiz, üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçiyoruz'' dedi.
Erdoğan, partisinin genel merkezinde düzenlenen AK Parti 2. Gençlik Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, AK Parti hareketinin, Türkiye'deki ve gurbetteki vatandaşların umudu olarak, hayır duaları ile bu noktalara geldiğini söyledi.
Gönül huzuru içinde olduklarını kaydeden Erdoğan, ''Biz vazifesini yapmakta olan, yapmaya gayret eden, emanete sahip çıkmış olmanın rahatlığı içindeyiz. Şimdi artık karar da yetki de aziz milletimizde. Şimdi yollara döküleceğiz. Milletimize gideceğiz ve milletimize doğruları anlatacağız. Ne diyeceğiz, üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçiyoruz. Son kararı aziz milletimiz söyleyecek, son kararı aziz milletimiz verecek. Söz de onun, karar da onun. Biz bir yol açtık, o yoldan emaneti milletimize ulaştırdık. Artık emanet asıl sahibinde ve o ne derse o olacak'' dedi.
Gençlere seslenen Erdoğan, bulundukları her yerde Anayasa değişikliğinin neden gerekli olduğunu anlatmalarını istedi. Bu konuda doküman hazırlayacaklarını belirten Erdoğan, Anayasa değişikliğinin Türkiye'ye neler kazandıracağını anlatacaklarını da söyledi.
Erdoğan, Anayasa değişikliğinin ülke ekonomisine, hukuk sistemine, demokrasiye, hak ve özgürlüklere neler katacağını tek tek herkese anlatacaklarını belirterek, şöyle devam etti:
''Sabırla, nezaketle, ağırbaşlılıkla, vakarla gerçekleri aziz milletimize paylaşacağız. Özellikle son iki haftadır TBMM içinde kasıtlı olarak estirilen o gerilim rüzgarı sizleri asla ve asla sizleri siyasetten kesinlikle uzaklaştırmasın. Muhalefet, bir kez daha orada kötü bir sınav verdi. Muhalefet bir kez daha siyasetin seviyesini aşağılara çekti. Bizim siyasete itibar kazandırma yönündeki gayretli çabalarımıza rağmen muhalefet siyasete ve siyasetçiye itibar kaybettirmek için elinden geleni yaptı. Bugüne kadar hiçbir kavganın taraftarı olmadığımız gibi son iki haftadır hiçbir kavgada taraf olmadık. İftiraları cevapsız bırakmadık, ithamlara, iddialara sabırla cevap verdik. Onlar yalan üretti. Adeta bir yalan üretim merkezi kurdular. Biz sabırla yalanlarını boşa çıkarttık. Onlar kavga çıkarttılar, biz aklı selimi öne çıkarttık. Bizi kendi ruh iklimlerine, kendi gergin ruh hallerine çekmek için her yolu denediler ama biz o yola girmedik.''
Türkiye'de yıllarca gençlere güvenilmediğini anlatan Başbakan Erdoğan, gençlere yıllarca siyasetin yolunun açılmadığını ama AK Parti'nin gençlere siyasetin yolunu açtığını ifade etti. Seçilme yaşını 25'e düşürdüklerini belirten Erdoğan, önümüzdeki seçimlerde 25 yaşındaki gençlerin Parlamentoda görüleceğini dile getirdi.
En büyük yatırımları sağlık, adalet, eğitim ve güvenlikle birlikte gençlere yaptıklarını kaydeden Erdoğan, kendilerinin yaşadıkları olumsuzları gençler yaşamasın diye bunu yaptıklarını söyledi.
Türkiye'nin alt yapısı için yaptıkları yatırımlarının hepsinin gençler için olduğunu anlatan Erdoğan, ''size inanıyoruz, size güveniyoruz. Emaneti sizlere gönül rahatlığıyla devredecek olmanın huzurunu yaşıyoruz. Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in gençliğe seslendiği gibi ben de sizlere sesleniyorum. Şöyle diyor Üstad, 'Zaman bendedir ve mekan bana emanettir şuurunda bir gençlik'. Bunu halletmemiz lazım. İnşallah böyle bir gençliğe sahip olacağız'' dedi.
Arif Nihat Asya'nın gençlere seslendiği gibi kendisinin de gençlere seslenmek istediğini belirten Erdoğan, ''delikanlım işaret aldığın gün atandan, yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan, sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan, sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın, Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın'' şiirini okudu.
SALDIRI ÖRGÜTÜN BEYHUDE ÇIRPINIŞI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hakkari'de teröristlerin saldırısı sonucu iki askerin şehit olması, bir askerin yaralanması nedeniyle Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'a başsağlığı telgrafı gönderdi.
Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan, olaydan büyük üzüntü duyduğunu belirterek, ''Aldığımız siyasi, diplomatik, sosyo-kültürel ve ekonomik tedbirlerle gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında yalnızlaşan, lojistik ve finans kaynakları kesilmeye başlayan terör örgütü panik ve şaşkınlık içindedir'' dedi.
Erdoğan, telgrafında şunları kaydetti:
''Bu menfur saldırılar terör örgütünün içine düştüğü psikolojik çöküntü, dağınıklık ve çaresizliği örtbas etmeye yönelik beyhude çırpınışlardır.
Milletimizin sarsılmaz vatan sevgisi ve duygu birliğinden, güvenlik kuvvetlerimizin eşsiz fedakarlık ve kahramanlıklarından güç alan terörle mücadelemiz, mutlaka başarıya ulaşacaktır.
Aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralı askerimize acil şifalar, milletimize ve şahsınızda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına baş sağlığı dilerim.''