ERDOĞAN'IN DEĞİL TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NİN PROJESİDİR
Başbakan Erdoğan "Ramazan toplumun tüm kesimleri tarafından paylaşılmasıdır. Ramazan herkesin sofrasını gönlünü kucağını başkalarına açtığı bir aydır. Türkiye ile Suriye'nin tarihini kültürünü geleneklerini en önemlisi hissiyatını birbirinden ayırmak mümkün değildir. Ben İstanbul'a gelen bir kardeşimin burada yabancılık çekeceğine inanmıyorum. Aynı şekilde bizden biri Şam'a gittiği zaman orada da yabancılık hissetmiyor. Gerçekten Emevi Camii'nin manevi havası Sultanahmet Camii'nden farksızdır. Yediğimiz yemeklerde, dinlediğmiz ezgilerde hep birbirimizi görüyoruz. Sayın Tatlıses'i Suriye'de dinlersiniz, Sayın Gencebay'ı Suriye'de dinlersiniz. Tarih Türkiye ve Suriye'yi akraba eyledi hatta bizi birbirimize kardeş eyledi et ve tırnak gibi.
SURİYE İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ VİZELERİ KALDIRDIK
Dünya üzerinde bu kadar çok ortak noktayı paylaşan, bu kadar birbirine geçmiş iki komşu ülkenin olduğunu düşünmüyorum. İşte onun diyorum ki Suriye bizim dosta öte kardeşimizdir. Bugün biz bir adım attık. Bu bir bayram müjdesi. Türkiye ile Suriye arasındaki vizeleri kaldırdık. Bu tabi özlenen ve beklenendi. Hatta bir dostum bir latife yaptı bana. Şengende var Şamgen'de var. Bu Bayram içinde çok önem arzediyordu. Eskiden belli bir protokol çerçevesinde sınırlarda geçişler vardı bu bayramda bu da olmayacak ve sınırdan rahatlıkla Suriye'den Türkiye'ye Türkiye'den Suriye'ye geçilebilecek. İşte barış bu sevgi bu kardeşlik bu dayanışma bu. Suriye ile güzel yarınlara birlikte yürüyoruz ortak bir geleceği inşallah birlikte inşaa edeceğiz.
SURİYE İLE GÜZEL YARINLARA İLERLİYORUZ
Son 7 yılda çok büyük başarılar elde ettik, çok güzel adımlar attık. Türkiye Suriye'nin meselelerini kendine mesele edindi aynı şekilde Suriye Türkiye'nin meselelerini kendine mesele edindi. Şunu tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum Suriye ile ilişkilerimizin son 7 yılda çok önemli mesafeler kaydettiğini buradan ifade etmek istiyorum. Bu memnuniyeti tüm halkımız yaşıyor. Halep ile Mersin arasında 13 Mart'ta başlayan dostluk köprüsü izah edilemez. Şam ile Ankara'yı Şam ile İstanbul'u birbirine bağlayacak bu hattın bizlerde yol açtığı sevinç tarif edilemez. Birlikte çok daha fazlasını yapabiliriz. Suriye'nin Avrupa'ya açılan kapısıdır Türkiye.
SURİYE VE TÜRKİYE ANAHTAR İKİ ÖNEMLİ ÜLKEDİR
Mümkün olan her zemini her fırsatı azami ölçüde kullanarak aramızdaki iletişimi arttırmamız gerektiğine inanıyorum. Ben şuna tüm samimiyetimle inanıyorum bu kararlılıkla bu süreç Ortadoğu'yu bölgeyi çok daha farklı etkileyecektir. Suriye ve Türkiye anahtar iki ülkedir. Bundan rahatsızlık duyanlar yok mu var. Bunu aşacağız. Güçlü bir Suriye, refah dolu bir Suriye hem Türkiye için hemde bölge için bir şanstır. Suriye halkı ne kadar müreffeh ve mutlu olursa bundan en çok biz memnun oluruz.
ERDOĞAN'IN DEĞİL TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NİN PROJESİDİR
Türkiye olarak özellikle şu son iki ay yaklaşık iki ay bildiğiniz gibi bir milli birlik süreci başlattık. Bu yeni bir demokratik açılım sürecidir. Ülkemiz için de demokrasi ve hukuku tam kural ve kurumlarıyla egemen kılmak her bölgemizde huzur ve istikrarı daha sağlam temellere kavuşturmak için yeni bir safhaya girdik. Biz Türkiye topraklarını olduğu kadar Irak'ın Suriye'yi de tehdit eden terör sorununun gündemimizden çıkmasını istiyoruz. Yaklaşık 6 bin güvenlik elemanımızı malesef şehit verdik. Bütün bunlarla birlikte tüm baktığınızda 30 bine yakın ölüm sayısı. Ülkemizin refah huzuru için harcanması gereken kaynakları terörle mücadeleye sarfetmek zorunda kaldık. Geriye dönüp baktığmızda soruyorum Allah aşkına kaybeden kim kazanan kim? Kaybeden Türkiye ve hepsinden öte kaybeden anneler, kaybeden babalar olduğunu ve kaybedilenin de gencecik delikanlılar olduğunu görüyoruz. Biz bunları yaşamak istemiyoruz. Bunların devamını istemiyoruz. Bizimle birlikte aynı şekilde Irak, Suriye bu kaybın içinde onlarda aynı dramı yaşıyorlar. Biz burada bir demokratik açılım ile bunun içinde neler var bazıları merak ediyor. Bazıları kısıyıor kısıyor bunu bir başlığa sıkıştırmak istiyor hayır bu bir paket veya başlık değil bu bir süreç kısa, orta uzun vadeli bir süreç. Bu sadece AK Parti'nin veya Başbakanı olduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin değil Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir problemidir ve muhatabı da millettir. Bunu hep birlikte el ele omuz omuza çözeceğiz. Buradan rant elde etmek steyenler var. Kanın ve şehitlerimizin üzerinden siyasi rant devşirmek çok yanlış olur. Haksızlık olur şehitlerimize, milletimize, vatanımıza haksızlık olur.
SURİYELİ ANNELERİN DE GÖZYAŞI DİNECEK
2005'te açıklamalarımı yaptım ve bunun üzerinde çalışmalarımız sürekli devam etti. Bu yeni bir çalışma değildir. Mesuliyeti yüklenmiş olan bir hükümetin tabii ki sorunu ve gündemi olacak. Analar ağlayacak sen güleceksin var mı böyle birşey. Bir müslümanın cenazesinde slogan olmaz. Bunu bir defa bilelim. Bir müslümanın cenazesinde tekbir olmaz, alkış olmaz. Bunlar hepsi bizim dışımızda olan şeyler. Bir müslümanın cenazesinde sükunet olur. Suriye'nin bizimle aynı hissiyat ve heyecanı duymasından mutluluk duyuyoruz. Bu süreç başarı ile sonuçlandığında Suriye de bundan başarılı çıkacaktır. Türkiye'deki bu sürece katılımını oradan anlama fırsatını bulduk. Suriye'nin ilerlemesi kalkınması refah ve huzuru inanıyorum ki bu süreçten kazançlı çıkacaktır. Başlattığımız bu süreç Suriyeli annelerimizin de gözyaşlarının dinmesini beraberinde getirecektir. Bu meseleyi artık sonlandırmayı, acıyı bal eylemeyi, akan kanı durdurmayı hedefliyoruz.
İSRAİL VE FİLİSTİN ARASINDA HER ZAMAN GÖREV ALABİLİRİZ
Ortadoğu bölgesinin dünyanın her yerinde ve her zaman artık sorunlarla anılmasını istemiyoruz. İnanıyorum ki bunu da başaracağız. Sorunların çözümü için uluslararası toplumunda aktif çabası gerekiyor. Sorunlara bulunacak çözümünde bölge haklarından yani bizden gelmesi gerektiği de unutulmamalıdır. İsrail Filistin arasındaki görüşmelerde çok daha farklı bir şekilde ele alınacaktır. Bizler İsrail - Suriye arasında her zaman görevli olmaya görev almaya hazır olduğumuzu söyledik. Zira bölgenin bunlara şiddetle ihtiyacı var. Batının Suriye ile yoğunlaşan diplomasisini de olumlu karşılıyor keza başarılı olmasını diliyoruz.
Biz çözümsüzlüğü çözüm olarak görmüyoruz. Biz düşman üretmeye dost kazanmaya geldik diyerek yola çıktık. Bizim dış politika anlayışımız bu. Türkiye ve Suriye bu çözüm yolunu seçmiştir ve aydınlık yarınları inşaa etmek amacıyla da her türlü meseleleri masaya yatırarak çok güçlü bir adım atmış ve yüksek düzeyli stratejik işbirliği anlaşmasını imzalamıştır. Bu adımla birlikte tarihe kayıt düştü. Gelecek nesiller Türkiye'nin Suriye ile imzaladığı anlaşmayı hep hayırla yad edecektir.
Bu amaçla bugün ilk toplantımızı yaptık ve Sayın Cumhurbaşkanı Esad ile birlikte bu çalışmaları sürdüreceğiz. Yüksek düzeyli stratejik işbirliği siyasi bildirge bugün imzalandı bu anlaşmaların ülkelerimiz için hayır olmasın ıdiliyorum. Bu bizim ticari ekonomik ilişkilerimizi de arttıracak. Son 7 yıldaki ticari ilişkiler birebir katlamanın ötesine ulaştı. Biz göreve geldiğimizde toplamda 773 milyon dolar seviyesindeydi şuanda 1 milyar 750 milyon dolar seviyesine geldik. Ben bir kez daha Sayın Beşar Esad kardeşime ve heyetine ülkemize hoşgeldiniz diyorum. Üç gün sonraki Mübarek Ramazan Bayramı'nın tüm kardeşliğimize barış esenlik getirmesini diliyorum ve bu organizasyonu yapan AK Parti İstanbul İl Teşkilatımıza çok çok teşekkür ediyorum" dedi.