Gündem
  • 17.9.2009 00:28

'SÜRECİ TAKİP EDİYOR VE DESTEKLİYORUZ!..'

Günü birlik ziyaret için Türkiye'ye gelen Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad akşam saatlerinde Başbakan Erdoğan tarafından onuruna düzenlenen iftar yemeğine katıldı.

İftar Programında bir konuşma yapan Esad şunları kaydetti;

ORTAK ADIMLARLA YOLU BERABER KATETMEK İÇİN BiR ARAYA GELDİK

Suriye Devlet Başkanı Esad: "Bu ziyaretimle sizlerle biraraya gelmekten gerçekten çok mutluyum. Türkiye ile araplar arasındaki ilişkilerde büyük mesafeler katettik. Biz birbirimize bunu soruyoruz biz daha önce neden bunları gerçekleştiremedik. Şimdi tabii ki son dönemde aslında bölgede var olan başka birşeyi gerçekleştirdik ve lierleme kaydettik. Biz herşeyi normalleştirdik ve burada ortak olarak her birimiz ortak adımlar atarak biz yolun ortasında değil ancak yolu beraber katetmek üzere barış için biraraya geldik. Bunun nesiller arası devam etmesini ve bu şekilde devam etmesini istemekteyiz. Her taraf için bu kolay olmamıştır. Biz sorunları olduğu gibi görmeye başladık. Biz yabancılar bizi bölmek istiyorlar hedeflerine varmak için. Türkler arasındaki tarihi ilişkiler uzun dönemlere rastlamaktadır.

ERDOĞAN'IN DAVOS TUTUMU, KENDİNE, VATANA VE DEVLETE SAYGIDIR

Büyük ülkeler bizi bölmek istediler. Biz daha büyük sorumluluklar alarak kaybedilen zamanı telafi etmek için biraraya geldik. Ben bunu bir hırsıza benzetiyorum bunlar açık kapı aramaktadır. Bunlara açık kapı bırakmayalım. Biz kapılarımızı kapatmıyoruz gelin diyoruz ancak üçüncü bir taraftan hiç aile ilişkisi olmayan aslında o da bu aileyi sevmiyor ve gel diyoruz o da gelmiyor ve aile parçalanıyor. Biz kendimizle ilgili hatalara düştük. Kendimizi yaktık aslında. Şimdi şunu söyledik aslında durumu normaline döndürdük neden çünkü biz bölgemizi kalkındırmak istiyoruz. Menfaatlere dayalı ilişkilerden bahsediyoruz. Bölge halkları bölge ülkeleri çok iyi ilişkiler içerisinde olmalıdır. Burada din yada ırk önemli değil. Bizde tarihte meydana gelen köklü ilişkilerimiz var. Biz iki ülke olarak Süriye ve Türkiye olarak bu adımları attık. Önümüzde tek şey var o da başarıdır. Biz daha önceki siyasetler politikalar farklıydı iki ülkenin halkı zaten tekti. Halklarda bu düzeylerin artmasına vesile oldular. Bu iki halkta bu iki ilişkinin geriye dönmesine müsaade etmeyecektir. Türk parlamentosunun Irak'ın işgaline karşı almış olduğu kararı hiçbir zaman unutmadık. Türkiye sokaklarında gösteriler düzenlendi. Türkiye Gazze'ye düzenlenen katliamlara karşı geldi. Arap halkı Türkiye'nin bu davranışına ve tutumunu takdirle karşılamıştır. Gerçekten kardeşimin bu tutumuna değinmek istiyorum. Bu tutumu gerçekten akıl olan insan için herşeyden önce kendine saygı, vatana devlete karşı saygıyı içermektedir. Bir devletin güvenilir olması gerekmektedir. Güvenilir ise kuvvetli ve etkili bir devlettir. Bu yüzölçümü ile askeri gücü ile değil herşeyden önce bakış ve kendine güven ile ölçülmektedir. Bu tip davranışlara bu tip tutumlara ihtiyacımız vardır bu dönemde.

İSRAİL BİR KEZ DAHA BARIŞI REDDETTİĞİNİ GÖSTERMİŞTİR

Sayın Erdoğan ve biz burada beraber hareket ettik bölgenin istikrarı için çalışıyoruz hiçbir zaman ortadoğuda acil ve sürekli bir barışın olmasıyla gerçekleşecektir. Biz 13 aylık bir çalışma yaptık. Bu telefon ve temsilciler aracılığı ile yapılmıştır. Bu görüşmelerde bir kez daha Suriye'nin bölgede barışı istediğini göstermiştir. Aynı zamanda Türk arabulucu şunu söyledi adil objektif bir arabulucu olarak barışı vurguladığını söylemiştir. İsrail bir kez daha barışı reddettiğini göstermiştir. Çünkü barışın altına dinamit koyup patlatmaktadır.

TÜRKİYE İLE SURİYE ARASINDA ÖZEL BİR GÜVEN VAR

Barışa devam ediyoruz ve bir çalışma planı üzerinde yürüyoruz. Bizim gerçekçi olmamız gerekmektedir. Güzel düşlere kapılmayalım. Biz şuanda sanal bir ortaktan bahsediyoruz. Bu aynı zamanda görüyorsunuz 1967'de saldırmıştır ve ogünden bugüne bu saldırganlığını sürdürmektedir. Toprağı reddeden barışı da reddeder. 1991'de İsrail Cumhurbaşkanı şunu söyledi bu görüşmelerin 10 yıl devam etmesini isteyeceğim ancak şuanda 18 yıl geçti ve hiçbir olumlu birşey yok. Daha da kötü durama geldi. Dolayısıyla bu bir gerçektir ve bu gerçekle ancak bu şekilde davranabiliriz. Yahudi devletinde Hristiyan ve Müslüman kabul edilmemekte ırkçı bir millettir. Barış bize şunu göstermektedir ki başkasıyla birleşmemizi gösteriyor. Bu Filistin halkına ambargo uygulanmaktadır. Filistin halkını çökertmeye çalışmaktadır ve göç etmelerini istemektedirler. Bu gerçekleri analiz etmek için şu sonuca varmaktayız. Karşımızdaki şunlar sanal birileri var ve bunlar hiçbirşey anlamamaktadırlar. Bu barışın tek bedeli bütün hakların iade edilmesidir. Halklar yutulamaz. Tahrip edebelirler güç kullanabilirler ancak kolaylıkla barışlailgili Türkiye'nin rolünü mennuniyetle karşılıyoruz. Bu rolün ve görüşmelerin amacı nedir? Türkiye veya dünyanın herhangi bir yerinde biz bunu zaten aramızda bir güven var. Eğer güven olmaz ise sağlıklı görüşmeler yapılamaz.

VİZENİN KALDIRILMASI KARARI ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIMDIR

Biz eğer bu dönemde Türkiye'de başarılı olursa daha sonra doğrudan görüşmelere başlayabiliriz. Türkiye bu görüşmelerin temel direği garantörü olacaktır. Türkiye'nin bu aşamadaki rolü ne idi? Söylüyorlar ki neden doğrudan görüşmeler yapmayalım. Biz şunu söylüyoruz Türkiye'nin aracı olduğu görüşmeler bizim için çok önemlidir. Mardrid konferansında açıklanmıştır ve bunlar gerçekten iyi referanstır bizim için. Buna sadık olan tarf var ise iyidir. Karşı taraftan birinin niyetinin kötü olması demek görüşmelerin başarılı olmayacağı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bazı ayrıntılar koymak gerekmektedir. Açık bir çerçeve gerekmektedir ve taraflar nasıl hareket edeceğini belirlemek gerekecektir. Biz bu çerçeveye varırsak dolayısıyla himaye eden taraf biliyorsunuz 90'larda başarısız olmuştu barış girişimleri neden çünkü bu çok iyi niyetten de başarısızlık olayı ortaya çıkmıştır. Bu işleri organize eden tarafın bir çerçevesi olması gerekmekte ve o çerçeve doğrultusunda çözmesi gerekmektedir. Bunu binaya benzetmeliyiz binanın temeli kuvvetli olmaz ise bina kullanıcılarının başına çöker. Temelleri sağlam atarsak önümüzdeki dönemlerde de atacağımız adımların daha sağlam olacaığını gösterecektir. Dayanışmamız sadece çabalarla değil durumda güçte de aynıdır. Bütün biz halkımız tek bölgede yaşamakta değiliz. Ekonomi projelerden ibaret değildir. Bu ortak kalkınmamızın da unsurudur. Yaptığımz anlaşma bunun bir meyvesi kalkınmamızın öncü bir harekettir. Bu aynı zamanda diğer ülkeleri de kapsayacak ve olumlu yansıyacaktır. Biliyorsunuz kardeşim Erdoğan ile gaz, elektrik ve su taşımacılığını ele aldık. Vizenin kaldırılması kararı gerçekten çok önemli adımlardan birtanesidir.

DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİNİ BENİMSİYOR VE DESTEKLİYORUZ

Biz zaten her zaman dayanışma içindeyiz. Bu anlaşma aslında işbirliğinin meyvesidir ve onun meyvesi olarak ortaya çıkmıştır. Sayın Erdoğan demokratik açılımla ilgili detaylı bilgiler verdi bu özellikle bölge ülkelere de olumlu yansıyacaktır. Biz Sayın Erdoğan'ın attığı adımları destekliyoruz. Bu terörün ortadan kaldırılmasını istiyoruz arzu ediyoruz. Çok kısa sürede büyük işler yaptık. Ancak önümüzdeki yol uzundur. Emperyalistler uzun yıllar bizi bu yoldan men ettiler. Başka ülkeler bize dosttur ama kardeş değildir. Biz bir aileyiz ve aile olarak bunu gerçekleştireceğiz. Bu bütün dünyadan ayrılacağız anlamında değil bu kararlar bizim tarafımızdan alınması gerekmektedir. Bu kararlar bizim çıkarlarımız için olmalıdır başkalarının çıkarları için değil. Suriye baskılara dayanmış ve Türkiye Irak'ın işgaline karşı geldi, Gazze'deki tutumu bellidir. Karşılıklı saygıya dayanan ilişkiler faydalıdır. Ancak burada boyun eğmek yoktur. Bu kabul edilemez bir tutumdur dolayısıyla biz ortak bir gelecek için çalışıyoruz. Önümüzdeki nesiller için çalışıyoruz. Önümüzdeki nesiller daha da başarılı işlere imza atacaktır. Tekrar Türk halkına başarılar diliyorum. Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun" dedi.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 15:06

İLGİLİ HABERLER