ERE ORAL SEKS YAPAN BAŞÇAVUŞUN CEZASINI ASKERİ YARGITAY BOZDU
Balıkesir’deki bir askeri birlikte görev yapan Başçavuş E.A., aynı yerde görevli er M.K.’ya oral seks yapmakla suçlandı. Erin şikayeti üzerine başçavuş hakkında soruşturma başlatıldı. Askeri savcı, E.A. ve M.K.’nin ifadesini aldı. Savcı, Başçavuş E.A. hakkında ‘ırza ve namusa tasaddi’ suçlamasıyla 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. Askeri Mahkeme’de yargılanan sanık Başçavuş E.A., suçlu bulundu ve hapis cezasına mahkum edildi.
EKSİK SORUŞTURMA
Sanık avukatının itirazı üzerine dosya Askeri Yargıtay’a gönderildi. Dosyayı inceleyen Askeri Yargıtay, ‘ırza ve namusa tasaddi’ suçunun unsurlarının oluşmadığı ve eksik soruşturma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle askeri mahkemenin kararını bozdu. Irza ve namusa tasaddi suçundan söz edilebilmesi için cebir, şiddet ve tehdit öğelerinin bulunması gerektiğini belirten Askeri Yargıtay, dava konusu olayda bu unsurların oluşmadığına dikkat çekti. Askeri Yargıtay’ın kararında eylemin ‘alenen hayasız davranış’ kapsamında değerlendirilebileceği de ifade edildi.
Başçavuş askere zor kullanmamış
ASKERİ Yargıtay’ın emsal teşkil edecek kararı özetle şöyle:
“...Sanık başçavuşun, mağdur erin pantolon düğmelerini çözüp, eğilerek oral seks yapması, ırza ve namusa yönelik bir hareket olarak değerlendirilebilir. Başçavuşun eyleminin, ‘ırza ve namusa tasaddi’ suçunu oluşturduğundan söz edilebilmesi için, olay sırasında cebir kullanılmış olması gerekmektedir. Mağdur er, sanık başçavuş, tarafından binaya zorla götürülmemiştir. Mağdurun, sanık başçavuşu itekleyip elinden kurtulma imkanı varken, kendini savunmamış olması, cebir, şiddet, veya tehdit gibi herhangi bir maddi zorlamanın bulunmadığını düşündürmektedir. Başçavuş eğilerek oral seks yaptığı sırada, mağdur erin tepki göstermemesi, kendisine böyle bir fiilde bulunulmasına razı gösterdiği şeklinde düşünülebilir. Olayda, ‘ırza ve namusa tasaddi’ suçunun unsurları yoktur. Ancak, eylemin gerçekleştirildiği yerin, insanların her an gelip geçebileceği aleni bir yer olması halinde ‘alenen hayasızca davranış’ suçundan söz edilebilir. Fiilin işlendiği yerde keşif yaptırılarak, olayda aleniyet unsurunun olup olmadığının da tespit edilmesi ve buna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekir...”
(AKŞAM)
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 09:57