ERGİL'DEN MGK GENEL SEKRETERİ TUNCER KILINÇ'A CEVAP
KAYNAK : Haber Vitrini
MEHMET GÜLDAŞ
ŞANLIURFA - Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğu Ergil, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç'ın Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili sözlerinin çelişkili olduğunu ileri sürdü.
GÜNSİAD ve ŞUSİAD tarafından Şanlıurfa Ticaret Borsası'nda düzenlenen sohbet toplantısında konuşan Prof. Dr. Doğu Ergil; Türk halkının yüzde 70'inin AB üyeliği taraftarı olduğunu belirterek, Orgeneral Tuncer Kılıç'ın sarf ettiği sözleri hem halkın, hem de Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün dışlanması olarak yorumladığını söyledi.
Türkiye'de AB'ye alternatif oluşumların teşvik edildiğini ifade eden Doğu Ergil, "Bu doğrultuda kurumlar oluşturulmaktadır. Bunlardan biri Avrasya Stratejik Araştırma Merkezi ASAM, diğeri yeni kurulan Stratejik Etüdler Merkezi SAREM'dir. ASAM Asya'da Türkiye için alternatif stratejik ortaklar arıyor. SAREM de Sayın Orgeneral Tuncer Kılınç'ın beklenmedik ama belli ki kendi aralarında tartıştıkları, Türkiye'yi batı yörüngesinden uzaklaştıracak ve tarihi misyona yabancılaştıracak ittifaklar tasarlıyor" dedi.
"LAİKLİK BUNUN NERESİNDE?"
Türkiye'nin en büyük müttefiki Amerika Birleşik Devletleri'nin "Şeytan Üçlemesi"nin bir ayağı olarak tabir ettiği İran ile Tuncer Kılınç'ın hangi mantıkla ve hangi zeminde ittifaktan söz edebildiğini anlamanın zor olduğunu söyleyen Prof. Dr. Doğu Ergil, "Hem laikliği savun, hem de din temelli bir devletle ortaklık ara, bu çok çelişkili bir durum. Kendi kurumunun stratejistleri tarafından da destekleneceğini sanmıyorum. En azından öyle umuyorum" diye konuştu.
AVRUPA'YI DIŞLAYAN SİYASET RASYONEL DEĞİLDİR
Yüzlerce yıldan bu yana savaşta ya da stratejik rekabat içinde olan iki ülke arasında hemen sıcak ilişkiler öngören ve Avrupa'yı dışlayan bir siyaset anlayışının rasyonel olmadığı gibi gerçekçi de olmadığını belirten Ergil, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Türkiye çıkarları çerçevesinde tabii ki yeni ittfaklar aramalı ve kurmalıdır. Ama bu tarihsel eğilimlerine, misyon olarak ilan ettiği Avrupalılık, demotratikleşme ve liberalleşme pahasına olmamalıdır. Gerek İran, gerek Rusya ile var olan stratejik rekabeti, stratejik işbirliğine çevirmenin yollarını tabii ki aramalıyız. Ancak bu arayışların hiç biri AB hedefimize alternatif teşkil etmediği gibi, aksi vahim bir yanılgının ve Türkiye'nin gerçek çıkarlarının inkarı anlamına gelir. Bu böyle biline."
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:41