ERTUĞRUL ÖZKÖK, MUMCU VE İPEKÇİ'NİN HAYALETİNDEN Mİ KORKUYOR?...
YALÇIN PEKŞEN/ AKŞAM
Unutturulmak istenen Uğur Mumcu...
Uğur Mumcu, Abdi İpekçi'nin öldürülmesinden sonra, kendi başına gelecekleri de sezmiş ve yazdığı bir yazıda 'Vurulduk ey halkım, unutma bizi...' demişti.
11 yıl önce öldürüldü ve ne mutlu ki, unutulmadı.
Ancak unutturmaya çalışanlar var; Babıali'nin yeni egemenlerince gazetecilik mesleğine karşı yürütülen saldırı, sonunda Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu'nun şahsında kağıda dökülerek itiraf edildi.
Onları ve onların temsil ettiği gazetecilik anlayışını unutturmaya çalışıyorlar.
Çünkü paraya, üne, villaya, milyarlık Fransız şarabına kavuşmak yetmiyor. Gazeteci kabul edilmek de istiyorlar. Ne var ki, önlerinde birer abide gibi dikilen Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu var.
Onlara benzemeye ise güç yetmiyor; çünkü onlara benzemek, paraya önem vermemek, Boğaz'a nazır villalarda oturmamak, çanak sorular değil gerçek sorular sormak ve kelle koltukta -arada silahla atış talimi yapmayı da ihmal etmeyerek- gerçekleri ortaya çıkarmak ve yazmak demek...
* * *
Yıl 2004... Bugün neyi tartışıyorsak... Mumcu yaşarken yazmıştı.
Politikacı yolsuzluklarını 'hayali ihracat 'dosyası ile o açmıştı. Kürt konusunu, mafya sorununu, Ağca-İpekçi olayını, dolayısıyla 'derin devlet' durumunu ve şeriatın geleceğini, yani bugünleri işaret etmişti.
Dün Mumcu'nun gazete yazılarından oluşan kitaplarını karıştırırken bir yazısı dikkatimi çekti. Adeta bugün başımıza geleni yazmış.
2 Ekim 1984 tarihli (neredeyse 20 yıl önceki) yazının adı 'RABİTAT-ÜL-ALEM-ÜL-İSLAM..'
* * *
İşte bazı bölümleri:
'Rabitat-ül-Alem-ül İslam' şeriat düzeni üzerine İslam Devletler Birliği kurmak isteyen bir kuruluştur. Bu kuruluşun maddi destekçisi 'Aramco' adlı bir Amerikan petrol şirketidir. Kuruluşun Hicri Recep 1383 tarihinde Mekke'de yayınlanan tüzüğünde 'Müslüman ülkelerinde İslamcı yönetimlerin kurulmasına çalışmak' amacı yer almaktadır...'
'...İslam enternasyonalizmini amaç edinmiş bu örgütün etki alanı içine almaya çalıştığı ülkelerin başında Atatürk devrimleri ile batılı-laik bir düzen seçmiş olan Türkiye gelmektedir..'
'..Ülkemizde son zamanlarda (80'li yılları kasdediyor) Atatürk'ün laiklik ve devletçilik ilkeleri neredeyse hiç anımsanmaz olmuştur. Atatürk'ü kalkan yaparak Atatürk'ü unutturmak isteyen yeni bir ideolojik akım, devlet çapında önemli köşeler tutmuştur.'
'..Devlet bundan sonra istediği kadar laik eğitim vermeye çalışsın; nasıl olsa bu çevrelere Suudi sermayeli ve dinsel amaçlı vakıflar siyasal ve mali destek sağlıyor ve nasıl olsa laik devlet yavaş yavaş İslamcı kadroların eline geçiyor. Türban aslında yalnızca genç kızlarımızın başlarını örtmüyor. Bu çok uluslu İslamcı düzenin apaçık görülmesini engellemek için -belki de- kimilerinin gözlerini örtmeye yarıyor!...'
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:23