Medya
  • 7.1.2004 11:24

IRAK'TA TÜRK FİRMALARA İŞ YOK!

İşte Yalçın Doğan'ın bugünkü yazısı: Bremer'le işler ters gidiyor BÜYÜK bir ihale. Türkler'le birlikte, komşu ve çevre ülkeler de giriyor ihaleye. Hemen hiç görüşmeden, hatta dinlemeden, ihale hoop Mısır'lı firmaya!.. Bir başka büyük ihale. Türkler'le birlikte, komşu ve çevre ülkeler de giriyor ihaleye. Hemen hiç görüşmeden, hatta dinlemeden, ihale hoop Kuveyt'li firmaya!.. Bir, üç, beş. Bu böyle sürüp gidiyor. Irak'ta yeniden yapılanma sürecinde, Türk firmalar sürekli dışlanıyor. Bunun hepsi de, tesadüf ya da ihaleyi kaybetmek değil!.. Onun ötesinde bir durum!.. BİZE KAPALI Onun ötesinde, Paul Bremer var!.. Türkler'le görüşmüyor, görüşmek istemiyor. Türk firmalara iş vermiyor, vermek istemiyor. Sadece iş bağlamında değil, diplomatik olarak da, kendisine ulaşmak olanak dışı. Bremer, ABD'nin Irak'taki genel valisi. Irak'taki en yetklili Amerikalı. Bizim diplomasi ve iş dünyası kendisinden çok şikayetçi. Her fırsatta dile getirilen, Irak'ın yeniden yapılandırılmasında, hangi ülkeler iş alabiliyor?.. Dışişleri Bakanları, hatta devlet başkanları düzeyinde ele alınan bu konuda, Bush'un Ankara'ya verdiği bir güvence var. Türkiye de pay alacak!.. Ne var ki, bu ihalelerde son sözü söyleme yetkisine sahip Bremer, Bush'un talimatını unutuyor!.. Türkler'e sırtını dönüyor. Ticaret öyle. Ya diplomasi?.. Bizim diplomatlar kendisinden birkaç kez randevu istiyor, Bremer oralı değil!.. Şimdi herkesin aklında aynı soru: ‘‘Yoksa, bu danışıklı dövüş mü?..’’ Yani, Bremer'in bu tavrından Washington'un haberi var mı?.. İşte, bu aşamada devreye lobi firması giriyor. LOBİ FİRMASI Geçen akşam İstanbul'da Four Seasons Oteli. Beş işadamı ve bir Amerikalı yemekte buluşuyor. İşadamları genellikle Amerika ile iş yapan, ama aynı zamanda Orta Doğu'da da ticaret yapan, ihaleye giren firmaların temsilcileri ya da sahipleri. Amerikalı Robert Livingston ise, eski bir Kongre üyesi. Ancak, şu anda önemli bir görevi var. Amerika'da Türkiye adına lobi çalışmalarını yürüten firmanın yönetim kurulu başkanı. Profesyonel anlamda lobicilik yapıyor. Bremer'le bu maceraları fiilen yaşamış olan işadamları, Irak'taki durumu Amerikalı'ya aktarıyor. Durumu bilmesi ve Washington yönetimini uyarması için. Çünkü, bu gibi aksaklıkları düzeltmek, onun görevi. Adam not ediyor. BİLGİSİ SINIRLI Yemekte ben de varım. Benim de not ettiğim bir gerçek var. Türkiye adına lobi faaliyetini yürüten Livingston'un Türkiye hakkında bilgisi çok sınırlı. Kıbrıs, Irak, AB ilişkileri gibi, en temel sorunlara bile uzak. Oysa, lobicilik için, Türkiye Amerika'da her yıl birkaç milyon dolar harcıyor. Dolayısıyla, bu firmanın daha fazla bilgilendirilmesi gerekiyor. Sonradan öğreniyorum. Bu firma aslında, eski iktidar döneminden kalma. Ancak, geçen yıl Abdullah Gül, o zaman Başbakan, bu firmayla anlaşmayı uzatıyor. Bu tek taraflı bir olay değil. Gerçi, biz bu firmaya daha fazla bilgi vermek durumundayız. Ancak, o firma da, kendi ev ödevini daha iyi hazırlamak zorunda değil mi?.. Hiç bir soruya net yanıt veremeyen bir lobi firması olabilir mi?.. İşte, o zaman da, milyon dolarlar havaya!.. Amman'da buluşma IRAK'tan Türkiye'nin henüz önemli bir pay alamayışı, öncelikle bizim iş adamlarını harekete geçiriyor. Tamam, Bremer bize ters davranıyor. Ama, işin bir de pratik yönü var. Bu böyle sürüp gidebilir mi?.. Girişimcilik kendini burada gösteriyor. Bu hafta sonunda ‘Amman’da bir toplantı düzenleniyor. Aralarında Türk iş adamlarının da bulunduğu bir gurup, Amman'da beş Irak'lı bakanla bir araya geliyor. Konu, Irak'ın yeniden yapılandırılması!.. Yani, ihaleler!.. Her ne kadar, şu sırada son sözü hálá Bremer söylüyorsa da, bizimkiler doğrudan Irak'lı bakanlarla bağlantı kurmaya başlıyor. Ankara bu gelişmeleri biliyor. Biliyor da, daha aktif izlerse, daha iyi olacak!.. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:23

İLGİLİ HABERLER