EYGİ'DEN HAYRÜNNİSA GÜL DEĞERLENDİRMESİ: 'DEVLET ADAMI KARISI ORTALIKTA DOLAŞMAZ'
Milli Gazete yazarı Mehmed Şevket Eygi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün türbanlı eşi Hayrünnisa Gül'ün resepsiyonlara katılmayarak gölgede kalması gerektiğini savundu. Eygi, gölgede kalmanın laikliğe aykırı olmayacağı gibi, inandığı gibi yaşama kapsamında değerlendirilebileceğini kaydetti.Eygi, "Müslüman kadın sere serpe ortalıkta dolaşmaz" başlıklı dünkü yazısında, Osmanlı devleti zamanında hiçbir padişah, sadrazam, paşa ve bürokratın yanlarına eşlerini alıp kamusal alana taşımadığını kaydetti.
İslam dininde, tesettürlü de olsa Müslüman devlet adamlarının kadınlarının erkeklerin arasına karışmadığını savunan Eygi, "Sayın kişi dindar bir Müslüman imiş, refikası başörtülü imiş.... Yüksek tepeye çıkınca hanımı ile birlikte resepsiyonlara (davetlere, toplantılara, içkili ziyafetlere) katılacakmış. İslamda böyle bir şeyin yeri yoktur. Böyle bir şey dindarlıkla, Müslümanlıkla kabil-i telif değildir" dedi.
'Dindarlık bez parçasıyla olmaz'
"Meclis'in, karısını değil devlet başkanını seçtiğini" vurgulayan Eygi, dindarlık ve takvanın, başına bir bez parçası örtmekle olmayacağını, dinin kesin ve zorunlu hükümlerine uyulması gerektiğini kaydetti.Şevket Eygi, eski cumhurbaşkanlarından Celal Bayar ve İsmet İnönü ile eski Başbakan Adnan Menderes'in eşlerinin hep geri planda kaldığına işaret ederek Gül'ün eşinin de gölgede kalması gerektiğini belirtti. Eygi şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanlarının eşlerinin, sanki ikinci bir devlet başkanı gibi ön planda görünmeleri merhum Turgut beyin zamanında olmuştur. (...) Bir takım Müslümanlara hitap ediyorum: Takva ve dindarlık ile fısk, fücur ve günahı birbirine karıştırmayalım. 'Bizim istediğimiz İslam...' diye bir şey olamaz.
Allah'ın bildirdiği, Rasulullah'ın tebliğ ettiği, 14 asırdır müctehidlerin, fukahanın, salihlerin anlattıkları İslam'ı ölçü alalım. Dindar, eşinin başı örtülü bir Müslüman devlet başkanlığı makamına geçerse sayın eşi gölgede kalmalı, resepsiyonlara mesepsiyonlara katılmamalıdır. Böyle bir şey laikliğe aykırı olmaz. Din, inanç, inandığı gibi yaşamak kapsamındadır."
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 16:35