Ekonomi
  • 26.4.2012 15:58

Faiz koridoru daralır mı?

ANKARA - Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, şartlar değişir, dünyada belirsizlikler ve kısa vadeli sermaye akımlarının oynaklığı azalırsa uyguladıkları faiz koridorunun daralabileceğini, bu anlamda bir sorun bulunmadığını söyledi.
     Başçı, yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtıldığı toplantıda yaptığı konuşmanın ardından gazetecilerin ve ilk kez enflasyon raporu toplantılarına katılmaya başlayan banka ekonomistlerinin sorularını yanıtladı.
     Erdem Başçı, bir gazetecinin ''faiz koridoruna gerekçe olarak küresel belirsizlikleri gösteriyorsunuz ama görünen o ki buradaki sorunlar kolay kolay çözülmeyecek. Bu durumda faiz koridoru uygulaması daha ne kadar sürecek'' şeklindeki sorusuna yanıt verirken, para politikasında araçların birden fazla olmasının likidite politikasının aktif olarak kullanılmasının ''faydalı'' olduğunu, o yüzden gerektikçe bunu ileride de kullanacaklarını söyledi.
     Başçı, ''eğer (faiz koridoru daralır mı-) diye soruyorsanız; elbette... şartlar değişirse, dünyada belirsizlikler ve kısa vadeli sermaye akımlarının oynaklığı azalırsa o zaman elbette faiz koridoru da daralır. O anlamda herhangi bir sorun yok, ama elimizde bir politika aracı olarak onu koruruz ve gerektiğinde tekrar genişletiriz. İster kuzeye doğru, ister güneye doğru, ister simetrik, ister asimetrik bir şekilde faiz koridorunu ileride kullanmaya devam ederiz'' diye konuştu.
     Faiz koridorunun daraltılmasının küresel şartlarda normalleşmenin bir işareti olarak okunabileceğini belirten Başçı, bu normalleşmenin çok gecikmeden hayata geçmesini umut ettiklerini dile getirdi.
     Başçı, ''Türkiye'nin yüzde 4'lük büyüme hedefinin ulaşılabilir olduğunu söylemeniz Merkez Bankası'nın ileride büyümeyle ilgili politikalarını şekillendireceği şeklinde mi okunmalı-'' diyen bir gazeteciye cevap verirken de büyüme hedef ve projeksiyonlarının Orta Vadeli Program'da (OVP) olduğuna dikkati çekti ve ''Merkez Bankası açısından bu bir hedef değil'' dedi.
     OVP'de Merkez Bankası'nın enflasyon ile ilgili görüşünün de birebir yansıtıldığını ifade eden Başçı, ''Böyle bir iş bölümü var. Hükümet büyümeye bakıyor, Merkez Bankası enflasyonla ilgili fiyat istikrarına bakıyor. O yüzden bizim büyümeden bahsetmemizi, her zaman için ekonominin gidişatıyla ilgili ne düşündüğümüzü ifade etmemiz olarak algılamanız gerekir'' diye konuştu.
     Yüzde 4'ün şu anda kendiliğinden, rahatlıkla ulaşılabilir olduğunu düşündüğünü dile getiren Başçı, büyüme potansiyeli açısından bakıldığında Türkiye'de emek kıtlığının, sermaye kıtlığının olmadığını, verimliliğin de artmaya devam ettiğini, dolayısıyla arz tarafından bakıldığında Türkiye'nin çok rahatlıkla büyüyebileceğini kaydetti.
     ''Neyin gerçekleşeceğini hep beraber göreceğiz'' diyen Başçı, kendilerinin bu yıl Türkiye için ilk çeyrekte zayıf ve ikinci çeyrekten itibaren tekrar toparlanan bir büyüme, ılımlı bir büyüme öngördüklerini bildirdi.
    
     -Hem esnek hem öngörülebilir para politikası-
    
     Başçı, bir banka ekonomistinin ''daha önce (2012 para politikası açısından belirsizliklerin azaldığı bir yıl olacak) demiştiniz ama belirsizliğin azaltılmadığı yününde eleştiriler var'' şeklindeki yorumu ve ''bankacı olsanız fiyatlandırmayı koridorun hangi seviyesinde yapardınız'' şeklindeki sorusu üzerine de şunları kaydetti:
     ''Amerika'da yüzde 2'lik bir enflasyon hedefi ifade edildi, daha önce sayısal olarak bir hedef verilmiyordu. Aynı şey Japonya'da da oldu. (Bunlar aslında bizim uygulamamıza yaklaştıklarını gösteriyor) diyebilir miyiz- Enflasyon hedeflemesi uygulamasına tam olarak geçmeseler de bu anlamda adımlar atıyor ülkeler ama politika araçları çok farklı. Biz de de aslında miktar ve fiyatı ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Şu anda ABD'de faizler 0'a geldiği için miktar kullanılıyor ama Avrupa'da da yüzde 1 seviyesinde faiz var ve yine miktar kullanıyor uzun vadeli borç verme operasyonlarında... Orada borç verme miktarı bir politika aracı olmuş oluyor.
     Türkiye'de de benzer bir şey söz konusu, biz 5,75'i söylüyoruz ama 5,75'ten piyasaya çok fazla miktarda para vermiyoruz. O kadar az veriyoruz ki parayı zaman zaman 5,75'in oldukça üzerinde kısa vadeli faizler oluşabiliyor ve bu anlamda miktarı kontrol ederek koridor içinde faizlerin geçici olarak yükselmesine izin verebiliyoruz. O anlamda benzer bir çerçevede değerlendirilebilir.''
     ''Hem esnek hem öngörülebilir para politikasının olabilmesi için hangi koşullarda ek parasal sıkılaştırma yapacağını söylemeniz gerekir'' diyen Başçı, bir Merkez Bankası'nın eğer biri normal, biri istisnai iki para politikası rejimi varsa ve hangi durumlarda istisnai rejime geçileceği kamuoyuyla paylaşılırsa o zaman daha öngörülebilir bir esnekliğe sahip olmuş olunacağını söyledi.
     2011 yılında politikanın son derece öngörülemez bir esnekliğe sahip olduğunu ve faiz koridorunun ''güneye doğru'' geniş olduğunu anlatan Başçı, kısa vadeli faizlerin anlık olarak yüzde 1'lere, 2'lere kadar düşebildiğini, bunun da kısa vadeli sermaye akımlarını caydıran en önemli etken olduğunu kaydetti.
     Şu an itibariyle yine faiz oranlarında bir esneklik olduğunu belirten Başçı, ''Ama daha öngörülebilir şekilde bunu nasıl okumamız gerekir- Enflasyon hedefine ulaşmamızda en ufak bir tehdit gördüğümüzde... ki kredi büyümesi, döviz kurları, enflasyon beklentileri olabilir, başka dışsal şoklar olabilir, petrol fiyatlarında çok ani bir artış, tahammül sınırlarının dışında bir artış olursa, enflasyon açısından ikincil etkiler riski ortada ve ön plandaysa ona biz derhal gecikmeksizin ek parasal sıkılaştırma tepkisi verebiliriz. Bunları anlattığımız sürece hem esnek hem öngörülebilir olmuş oluyoruz. Biz buna zamana bağlı değil, duruma bağlı para politikası diyoruz'' diye konuştu.
    
     -''Bankacılar doğru yere bakıyor''-
    
     Başçı, bankacılık sektörü tarafından neyin fiyatlamada kullanılması gerektiğinin çok net bir şekilde anlaşıldığını da söyledi ve ''Zaten epeyce bir süredir ona göre fiyatlıyorlar. O yüzden faiz koridorunun üst ucunu 1 puan aşağı çektiğimizde kredi maliyetleri de benzer şekilde bir miktar düşürüldü, bankacılık sektörü tarafından. Dolayısıyla bankacılık sektörü şu anda doğru yere bakıyor, orada herhangi bir belirsizlik yok. Gün içi dalgalanmalarına bakmaya onların hiç ihtiyacı yok. Uzun vadeli faizlere bakacaklar, bir de koridorun daha ziyade üst tarafına bakacaklar. Zaten o amaçla bu koridor sistemi tasarlanmıştı'' dedi.

 

Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 18:28

İLGİLİ HABERLER