FATİH ALTAYLI: "ERDOĞAN'IN RESTİNİN ÖYKÜSÜ..."
Fatih Altaylı'nın Hürriyet'teki yazısı:KİLİTLENEN görüşmeleri Başbakan Erdoğan’ın ‘Resti’ çözdü. Gelin size bu anın öyküsünü anlatayım. Görüşmelerde AB tarafı nuh diyor peygamber demiyordu. Hollanda Dışişleri Bakanı Bernard Bot, son sözü söylemek istedi.
Başbakan Erdoğan’a, ‘Bakın bizim verebileceklerimizin limiti bu. Bunu imzalayın. Uzatmayalım’ dedi.
Başbakan Erdoğan’ın suratı bir anda kıpkırmızı oldu. Bot’un elini tuttu. Diğer eliyle Bot’un elinin üzerine iki kez vurdu.
‘Siz bizi bu kadar güçsüz bir ülke mi zannediyorsunuz. Siz öyle görebilirsiniz ama değiliz. Bu görüşme burada bitmiştir. Biz şimdi buradan çıkıyoruz ve Türkiye’ye dönüyoruz. Bunca zaman sizi uğraştırdığımız için kusura bakmayın. Buraya kadarmış’ dedi.
Herkesin şaşkın bakışları arasında Türk heyeti salondan çıktı ve Konsey binasında bir üst katta kendilerine ayrılan dinlenme odasına gitti.
Tayyip Erdoğan sinirliydi. Önüne geleni fırçalayarak odaya kadar yürüdü.
Odaya girip oturdular, yorgunlardı.
Bir kaç dakika geçmemişti ki, kapı açıldı. İçeriye alı al moru mor Blair girdi.
‘Ne yapıyorsunuz. Hadi hemen toparlanın aşağı inip devam edelim’ diye Erdoğan’n koluna girdi.
Erdoğan ‘Gelmiyoruz. Çünkü geldiğimiz zaman sürekli bizi aşağılamaya çalışan bir grupla karşılaşıyoruz. Ya bizi yanlış tanıyorlar, ya da tanımıyorlar. Gelmiyorum. Bu iş gerçekten burada bitti’ dedi.
Blair oradaki bir koltuğa oturdu. Ellerini başının arasına aldı. Başını önüne eğdi. Tam o sırada içeri Schröder girdi. ‘Hata yapmanın zamanı değil. Hadi gelin başlayalım. Bu işi biz çözeceğiz başkası değil.’ Derken hemen ardından odaya Berlusconi daldı.
Blair’in yanına oturdu. Ayaklarını sehpaya uzattı. Dikkatle çoraplarını çekti.
‘Avrupa ayağına geldi sen gelmiyorsun. Hadi kalk aşağı iniyoruz’ dedi. Erdoğan’ın bir koluna o, bir koluna Blair girdi. Aşağıya toplantı salonuna döndüler. O sırada ABD Dışişleri Bakanı Powell aradı ve sakin olunmasını istedi.
Salona girince, Yunanlı lider yanlarına geldi. ‘Merak etmeyin. Biz Kıbrıs’a baskı kurarız. Bu işi çözmeden buradan çıkmayalım’ dedi.
Masaya tekrar oturuldu. Şok atlatılmış, Erdoğan’ın keyfi yerine gelmişti.
‘Madem geri geldik. Açın şu 19. maddeyi oradan başlayalım’ dedi.
Erdoğan’ın resti sonrasında metinden bütün rahatsız edici maddeler temizlendi.
Kala kala Avusturya’nın süreç sonunda referanduma gitme talebi kaldı.
O güne de daha 10 yıl var.
Yani o güne kadar Tuna’daki köprülerin altından çook sular akacak..
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:28