FEDERASYONUN KARARINA BÜYÜK TEPKİ!.. REZİLLİK, REZİLLİK
Kendi alması gereken kararı, ceza vereceği kulüplere sorarak bir hukuk ve ahlak skandalına imza atan Türkiye Futbol Federasyonu'na ve onun başkanı Mehmet Ali Aydınlar'a çok büyük tepki var.
Aydınlar'ın formülünün, bir mahkeme başkanının cinayet işleyene 'Sana kaç yıl ceza vereyim" demekten farkı olmadığını savunan spor adamları, bunun tam bir rezillik olduğunu söyledi.
Ortada bir madde varken bunu uygulamak yerine, bir kerelik küme düşermemenin hukukun bütün kurallarına aykırı olacağını savunan yazarlar, kararı eyyam olarak niteledi.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, UEFA ile yaptığı toplantının ardından Spor Toto Süper Lig kulüplerinin başkanlarıyla bir araya geldi. Aydınlar 26 Ocak'ta yapılacak kuruldaki önergeyi kulüplere açıkladı. Buna göre En az -12 puandan başlamak üzere cezalar olacak. Ayrıca para cezaları verilecek. Puan silme ve para cezası eylemleri play-off'tan önce yapılacak.
Biz de alınan bu kararı usta kalemlere sordu.
İşte verdikleri cevaplar;
GÜRCAN BİLGİÇ (Spor Yazarı)
Futbol Federasyonu, diğer kulüplerle birlikte bu 3 Temmuz süreciyle başlayan kaostan futbolu en az zarar ile çıkarmanın formülünü arıyor. Ve bu formül için de 58. Maddenin içinde sıkışıp kalmıştı. Çünkü 58. Madde sadece şike yapana değil teşvike de teşebbüs edeni de düşürülmesini öngörüyordu.
400 sayfalık iddianamenin içine baktığınız zaman 8 kulüp doğrudan bu şüphede yer alıyor. Bu kadar çok kulübün futbolu yaşatan dinamizmin içinden çekilmesi daha büyük kaoslara neden olacaktı. Bundan kurtulmak adına farklı bir formül buldular. Mehmet Ali Aydınlar, bu formülü UEFA'ya da kabul ettirdi. Şu andan itibaren kulüpler ve federasyonun aldığı karar 'Kulüpleri kurtaralım. Ama bu işi yapanları da Türk futbolundan silelim.' Fenerbahçe'nin 58. Maddenin değişmemesi için yaptığı itiraz tamamiyle faturanın tek kulüp üzerine kesilmesini önlemek amacıdır. Genel Kurul verecek en son kararı.
Bu gelişmenin en azından futbolumuzun ileriki senelerde yaşayabileceği muhtemel bir kaosu önlemesi açısından olumlu buluyorum. Bu süreç sonrasından kulüplerin yeniden yapılanmasına, yönetici profillerini yeniden oluşturmaya gitmesi gerekiyor. Eğer bir temizlik olacaksa Türk futbolunu ya da kulüp yönetimini töhmet altında bırakanlardan başlamalı.
HAŞMET BABAOĞLU (Sabah Gazetesi Yazarı)
İşin böyle eyyamcılıkla sonuçlanacağı belliydi. Belli ki UEFA'yı da eyyamda ikna ettiler. Ben bütün bu olup bitenlere şöyle bakıyorum.: Nasıl Hrant Dink davasında varlığı apaçık olan örgütü yok saydılarsa, şike olayında da şike suçunu yok saydılar. Suçu sadece Mersin İdman Yurdu işlemiş olsaydı ne UEFA'dan ne de federasyondan kimse böyle bir rezil kararın altına imza atmazdı. Bu düzen belli ki büyük kulüplerin bir suç işleseler bile hak ettikleri cezayı almalarını istemiyor. Bu gidişle "ben büyük bir aileden geliyorum" veya "ben çok zenginim" diyen katiller de paçayı kurtaracaklar. Siyasi iktidarın bu olup bitenlere göz yummasını, hatta destekliyor manzarası vermesini aklım almıyor.
AHMET ÇAKAR (Spor Yazarı)
Zaten, aylar önce ben bunun böyle olacağını söylemiştim. Ve maalesef Türkiye'de etiksizlik kazandı. Sayın Aydınlar bundan böyle maalesef Rahşan Ecevit gibi anılacaktır.
MURAT ÖZBOSTAN (Sabah Gazetesi Spor Müdür Yardımıcısı)
Gelinen noktanın çok dramatik olduğu bir gerçek. Futbol Federasyonu aylarca bu işi soğutmaya çalıştı. O, bu, savunma derken konu sakız gibi uzadı. Şimdi "Küme düşme yok" diyor.. Bu taslak, bu fikir ne kadar doğru, ne kadar adaletli bir yaklaşım. Bir kerelik af bir kere ile bitmez. Sieneye bir takım şike yapsa sonra da, "Ben de bir kez af istiyorum" dese ne olacak. Bunları bir kenara bırakalım. UEFA'ya bir bakalım.. UEFA da konunun bu kadar uzamasından rahatsız oldu. "Artık bir şey yapın ama ne yapıyorsanız yapın" dedi. İşte gelinen noktadaki kritik nokta bu.. UEFA, "Yoksa ben yapacağım. Cezanı vereceğim" diyor. Ne yapacak sizi de Milli Takımınızı da men edecek. Bunun altından kim kalkar?. Artık topu eveliyip çevirmenin gereği yok. Nokta atışı yapın ve bu işi bitirin.. Yoksa iplik boğazımızda.
ALİ ŞEN (Fenerbahçe Kulübü eski başkanı)
Ben 25 Eylül'de Fenerbahçe Olağan Gelen Kurulu'nda fikirlerimi söylemiştim. Fenerbahçe Kulübü birinci günden itbaren dik duruyor. Suçunun olmadığını hiçbir suça idrak etmediğini iddia ediyor ve hiçbir pazarlığa açık olmadığını belirtiyor. Bu tavırlar bir dik durmadır. TFF Genel Kurulu'na bazı kulüplerin puanları silinmesine ve bu kararın play-off'tan önce verilmesine karar verildi.
Eğer puan silinecekse o kulüp kabahat işlemiş demektir. Kabahat ne zaman işlemiş? Geçen yıl. Bu yıl bu takımların gösterdiği emekler neden geri alınacak? Bu diğer beğenmediğim bir konudur.
TURGAY DEMİR (Spor Yazarı)
Şike olayını, federasyon ve kulüpler hep birlikte eline yüzüne bulaştırdılar. Ama ister para cezası versinler, ister puan silme uygulaması yapsınlar önemli olan burada şikenin yani gayri ahlaki durumun kanıtlanmış olmasıdır. Böyle uygulamalarla sadece zevahiri kurtarırlar ama kim suçlu bulunursa şikeci damgasını yemekten kurtulamaz! Dolayısıyla işin maddi kısmını kurtarabilirler ama burada bence önemli olan manevi olarak lekelenmektir. O konuda da kimse kimseyi kurtaramaz. Dolayısıyla federasyon düzgün bir tavırla bütün dünyaya örnek olacak bir şekilde çözmesi gereken bir olayı bin tane eyyam ile çözmeye kalkmıştır. Gelecek nesillere çok kötü bir miras bırakmıştır. Bunu onaylayan her kulüp ve her delegede tarih önünde işlenen bu ayıba ortak olacaktır. Çünkü yapılan uygulamanın Türkçesi şu; Bir kereden hiçbir şey olmaz! Bütün dünyaya kendimizi güldürdük. Bakalım UEFA bu komedi filmini gerçekten seyredecek mi yoksa düğmeye basıp birileri heveslerini kursaklarında mı bırakacak? Bunu da hep birlikte göreceğiz.
AZİZ ÜSTEL (Spor Yazarı)
UEFA'nın onayı alınmışsa ve UEFA Türk takımlarına Avrupa'nın kapılarını kapatmayacaksa olumlu bir gelişme olarak görüyorum ben. Ben hiçbir takının düşmesini istemiyorum açıkçası. Galatasaray, Federasyon'a: "Ben UEFA'dan men olursam, maddi zarara uğrarsam sizden tazmin yoluna giderim" diyor. Eğer bu tarz bir yaptırımla karşılaşılmayacaksa kimsenin küme düşmemesi herkesin yararına. Galatasaraylılar Fenerbahçe'nin küme düşmesini istemiyor. Fenerbahçe'nin küme düşmesini Galatasaray açısından da kayıptır. Son derbiden Galatasaray kasasına 2 milyon Euro koydu. Dediğim gibi yeter ki UEFA'dan onay alınmış olsun. Sayın Aydınlar da böyle bir açıklama yaptığına göre onay da alınmıştır diye düşünüyorum. Aksi taktirde bunun faturası çok ağır olacaktır!
GÜNTEKİN ONAY (Spor Yorumcusu)
Otorite karar veren mercidir. Otorite kimseyle pazarlık yapmaz. Bu bütün dünyada böyledir. Ben otoritenin neden pazarlık yaptığını anlamakta güçlük çekiyorum.
O yüzden açıkçası benim dünya görüşüme şu süreçte yaşananların hiçbiri uymuyor. Sayın Aydınlar geldi önce, "İddianameyi bekleyeceğiz" dedi. Sonra "Etik Kurulu raporunu bekleyeceğiz", "gizlilik kararının kalkmasını bekleyeceğiz" dedi. Ondan sonra "Kararlar lig sonunda verilecek" dedi. Akabinde "58. madde değişecek" dedi, "ardından ben bu koltuktayken değişmeyecek" dedi. Sayın Aydınlar'ın hiçbir açıklaması ne yazık ki tutarlı değil. 58. maddeyle ilgili açıklamalarına bu kapsamda değerlendirmek gerekiyor. Ben hukuk ne diyorsa, kim suçlu, deliller ne diyorsa o yönde hareket edilmesinden yanayım. Benim iki tane çocuğum var sadece sportif konularda değil genel anlamda bir hukuk ülkesinde güzel bir gelecek bekliyorum. Bu anlamda otoritenin pazarlık yapmasına anlamıyorum... Sen bir suç işliyorsun mesela, hakim senle pazarlık mı yapıyor? Biz vatandaş olarak cezamız neyse çekiyoruz! Kulüpler için de aynısı geçerli olmalı...
TAKVİM