Gündem
  • 3.2.2015 22:50

Fethullah Gülen Yahudilere yazdı

Yahudi lobisinin sözcüsü durumundaki Wall Street Journal'a Türkiye'yi gammazlayan Fethullah Gülen bu kez Yahudilerdir güçlü gazetesi New York Times'de makale yazdı
Fethullah Gülen, New York Times gazetesi için makale yazdı. Gülen "Türkiye'nin erozyona uğrayan demokrasisi" başlıklı makalede, bir dönem kendisinin de AK Parti'yi desteklediğini hatırlatarak, hükümetle yollarının nasıl ayrıldığını yazdı.

New York Times'ın internet sitesinde yayımlanan ve gazetenin yarınki uluslararası baskısında da çıkacak olan makalede, "Ben dahil birçok Hizmet üyesi, bir dönem iktidar partisinin politikalarını destekledi. Bunun içinde Avrupa Birliği'ne üyelik müzakerelerinin başlatılması da var. O dönemki desteğimiz ilkelere dayanıyordu. Tıpkı bugünkü eleştirilerimiz gibi" ifadesini kullandı.

"Toplum üzerinde derin etkileri olan hükümet politikaları hakkında konuşmak ise hem hakkımız, hem de vazifemiz" diyen Gülen, yolsuzluk iddiaları ve hükümetin "otoriterleşmesi" ile ilgili "demokratik ifade" hakkını kullandıkları için "bir cadı avının kurbanları" olduklarını savundu.

Gülen makalede, "Türkiye şu anda demokrasi ve insan haklarının neredeyse rafa kaldırıldığı bir noktaya geldi. Umuyor ve dua ediyorum ki, iktidardakiler şu anki baskıcı gidişatı tersine çevirirler. Geçmişte Türk insanı demokrasi yolundan sapan liderleri kabul etmedi. Umarım ülkelerinin geleceklerini kurtarmak için yasal ve demokratik haklarını kullanırlar" ifadesini kullandı.
50 senedir, Hizmet veya camia olarak da bilinen ve mensupları ve sempati duyanları milyonları bulan bir sivil toplum hareketinin bir ferdi olduğum için kendimi talihli addediyorum. Hareketin fertleri kendilerini dinlerarası diyaloğa, toplum hizmetine ve yardım işlerine adamış olan, insanların hayatlarını değiştiren eğitimi erişilir kılan Türk vatandaşlarıdır. Sayıları bini bulan, 150'den fazla ülkede faaliyet gösteren ve laik- modern eğitim veren okullar, etüt merkezleri, üniversiteler, hastaneler ve yardım kuruluşları kurmuşlardır. Hareket gönüllüleri arasında öğretmenler, gazeteciler, işadamları ve sade vatandaşlar vardır.

İktidar partisince hizmet gönüllülerini baskı altına almak için sürekli olarak kullanılan söylem, kendi otoriterliklerini haklı göstermek için kullanılan bir bahaneden başka bir şey değildir. Hizmet gönüllüleri ne bir siyasi parti kurmuş ne de siyasi emeller beslemiştir. Bu harekete katılımları, hariçten değil kendi özlerinden gelen saiklere bağlıdır.

Ömrümün son elli seneyi aşkın süresini barış, karşılıklı saygı ve diğergamlık gibi değerleri vaz-u nasihatla geçirdim. Eğitimi, topluma hizmeti ve dinlerarası diyaloğu sürekli olarak teşvik ettim. Gerçek mutluluğu başkalarının mutluluğunda arama ve kullarına hizmet yoluyla Allah'ın rızasını arama yolunda oldum. Şayet bana bir tesir atfediliyorsa, bunu her zaman, pek faziletli insanların yetişmesine zemin hazırlayacak eğitim ve sosyal sorumluluk projelerini teşvik etmek için kullandım. Hiçbir zaman siyasi bir emelim olmadı.

Ben de dahil olmak üzere birçok hizmet gönüllüsü, 2005 yılında AB ile başlayan üyelik müzakereleri başta olmak üzere, iktidarın birçok politikasını desteklemiştik. Bugünkü tenkidimiz gibi, o zamanki desteğimiz de prensipler ve değerler üzerindendi. Toplumu derinden etkileyen hükümet politikaları hakkında düşüncelerimizi söylemek hak ve vazifemizdir. Maalesef, yolsuzluklara ve otoriter gidişata dair demokratik şekilde dile getirdiğimiz düşüncelerimiz bizi bir cadı avının kurbanları yaptı. Hizmet gönüllüleri ile şahsım, nefret söylemi, medya üzerinden karalama kampanyaları ve hukuki tacizlere maruz kaldık.

Güncellenme Tarihi : 18.3.2016 22:25

İLGİLİ HABERLER