Gündem
  • 20.2.2014 22:05

Fethullah Gülen'in Musevi lobisi harekete geçti

ABD Başkanı Baracak Obama'ya mektup yazıp Türkiye'yi ve Tayyip Erdoğan'ı şikaylet edenlerin başında Amerika'nın eski Ankara Büyükleçisi Musevi kökenli Morton I. Abramowitz bulunuyor. Yahudi Morton I. Abramowitz, Fethullah Gülen'e verilen Yeşil Kart için olumlu referans veren kişi olarak biliniyor.
Mektuba imza koyan ikinci ise de yine bir Musevi kökenli Elliott Abrams.Üçüncü isim neocon tarihçi Kenneth Adelman.
Mektupta imzası bulunanlar arasında en dikkat çekenlerden birisi Senatör Norm Coleman.Norm Coleman Gülen'in Amerika'daki dernekleri tarafından bağışla desteklenen bir isim. Aynı zamanda Dinler arası diyalog grubunun destekçisi. Norm Coleman, Fethullah Gülen'in Amerika'daki toplantılarına sıklıkla katılan bir isim.
İmza koyan üç senatörden birisi olan  Joseph I. Lieberman, yakın zamanda ülkemize gelerek Suriye sınırına gitmişti. O da Gülen'in kuruluşlarıyla dirsek teması olan bir isim.
Üçüncü senatör Charles S. Robb, Musevi lobisinin önemli isimlerinden birisi. Bir başka dikkat çeken isim ise Eric S. Edelman.. Edelman'da Wkileaks belgelerinde Fethullah Gülen'e kefil olan isimler arasında alıyordu.
 

ABD Başkanı Barack Obama, uzun bir aradan sonra dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la bir telefon konuşması yaptı.Obama'nın "hukukun üstünlüğü" vurgusu yaptığı telefon görüşmesinin ardından Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "Başkan Obama, finansal piyasaları güvence altına almak, öngörülebilir bir yatırım ortamını beslemek, ikili ilişkileri güçlendirmek ve Türkiye’nin geleceğine yönelik menfaatler için hukukun üstünlüğüne dayanan sağlam politikaların önemine değindi” denildi..

Gazete haberine göre, mektubun tam metni şöyle:

"Sayın Başkan,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, onlarca yıldır süren stratejik Türk-Amerikan ortaklığının temel direğini giderek daha çok baltalıyor: Yani Türkiye'nin gelişen demokrasini. Biz, bu gelişmeden doğan derin hayal kırıklığımızdan dolayı bu mektubu yazıyoruz ve Türkiye'nin izlediği şu anki yol hakkında Türk kamuoyuna Amerika'nın endişelerini netleştirmeniz için sizi ısrarla teşvik ediyoruz. Sessizlik, sadece ülkede hukukun üstünlüğünü azaltmak yolunda Başbakan Erdoğan'ı cesaretlendirecektir.
Türkiye uzun süreli ABD müttefiki ve Ortadoğu'da ABD'nin sadece iki demokratik, istikrarlı ortaklarından biridir. Ama o da (Türkiye'nin demokrasi ve istikrarı da ) uzun süre kalıcı olmayabilir. Başbakan Erdoğan'ın iktidarına karşı gelişmelere (önce Mayıs 2013'de başlayan büyük halk gösterileri, ve yakın zamanlarda açılan ve hükümetin en yüksek seviyelerine ulaşan büyük yolsuzluklar) karşı Erdoğan'ın yanıt veriş biçimi, Türkiye'nin kusurlu demokrasisini bir otokrasiye döndürmekle tehdit etmektedir. O (Erdoğan) ve partisindeki birçokları konumlarını istismar ederek ve hukukun üstünlüğünü riske atarak, soruşturmaları kapatmakta, yüzlerce savcı ve binlerce polis memurlarını görevden almakta veya yerlerini değiştirmekte, medyanın ağzını bağlamakta, eleştirenleri şeytanlaştırmakta ve ABD Büyükelçisi de dahil olmak üzere hayali yabancı suçlular bulmaktadır. Bunlardan daha da kötüsü, hükümet olan Ak Parti yargıyı yürütmenin kontrolü altına getirmek ve devlet otoritesini interneti sansür etmekle genişletmek gibi bazı kurumsal değişimleri zorlayarak, demokrasinin şu gibi yapıtaşlarını ortadan kaldırmaktadır: güçlerin ayrılığı, fren ve denge sistemi ve sivil özgürlükler.

Bu gelişmeler şimdiden Türkiye'nin ekonomisini kötüleştirdi, toplumunu polarize etti ve siyasi istikrarını tehlikeye attı. Bazıları, ABD'nin Türkiye ile birçok çıkarı olduğundan -Suriye'deki şiddeti bitirmek ve Suriye halkının acılarını dindirmek gibi- müttefikini kırmamalıdır düşüncesindeler. Bununla birlikte, eğer Türkiye şu anki ortaya çıkan otoriter dürtülere yenik düşerse, bu durum beraber çalışma kabiliyetimizi çok derinden etkiler ve sonuçta en derin çıkarlarımızı etkilemiş olur.
Biz, Başbakan Erdoğan ve Türk kamuoyunun, ABD'nin sessizliğini, Başbakan'ın halen ABD desteğini korumakta olduğu ve istediği gibi yoluna devam eder anlamlarını çıkarmalarından korkuyoruz. Bu arada, Türkiye'nin demokrasisine olan zarar kötüleşerek devam ediyor. Biz, özel ve kamuoyu önünde olmak üzere, Başbakan Erdoğan'ın otokratik eylemleri ve demagojisinin, Türkiye'nin siyasi kurumlarını ve değerlerini bozduğunu ve ABD-Türkiye ilişkilerini tehlikeye attığını açıkça söylemenin şimdi önemli olduğuna inanıyoruz."

KİMLER İMZALADI?
Yine aynı haberde, Mektubu imzalayanlar arasında Obama'ya yakın olarak nitelendirilen, Anne-Marie Slaughter (Obama'nın ilk dönem Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un yakın çalışma arkadaşı) ve Center for American Progress'teki Türkiye uzmanı Michael Werz'in de bulunduğu ifade edildi.
İmzacılar arasındaki diğer isimler ise şöyle tanıtıldı:

Cumhuriyetçi eski Başkan George Bush'un kıdemli Ortadoğu danışmanı Elliott Abrams,
Muhafazakar kanada yakınlığıyla bilinen Demokrasileri Koruma Vakfı direktörü Clifford D. May,
Freedom House başkanı David Kramer ve Yardımcısı Arch Puddington,
ABD'nin Türkiye'de görev yapmış eski Büyükelçileri Eric Edelman, Morton Abramowitz.

Mektubun altında imzası olanların tam listesi şöyle:

Büyükelçi Morton I. Abramowitz – ABD’nin Türkiye eski Büyükelçisi
Elliott Abrams – George Bush’un yüksek seviyeli MGK’daki Ortadoğu danışmanı
Dr. Kenneth Adelman
Dr. David Adesnik
Ilan Berman
Büyükelçi David Birenbaum
Büyükelçi John R. Bolton
Max Boot
Ellen Bork
Büyükelçi L. Paul Bremer
Dr. Eliot A. Cohen
Senator Norm Coleman
Susan Corke
Dr. Svante Cornell
Büyükelçi William Courtney
Jack David
James S. Denton
Tom Dine
Büyükelçi Paula J. Dobriansky
Mark Dubowitz
Dr. Colin Dueck
Charles Dunne
Dr. Nicholas N. Eberstadt
Büyükelçi Eric S. Edelman
Dr. Jeffrey Gedmin
Reuel Marc Gerecht
Carl Gershman
Abe Greenwald
Christopher J. Griffin
Lawrence J. Haas
John P. Hannah
Pete Hegseth
Brian Hook
Peter R. Huessy
Dr. William C. Inboden
Bruce Pitcairn Jackson
Dr. Kenneth D. M. Jensen
ADM Gregory Johnson, USN (Ret.)
Büyükelçi Robert G. Joseph
Brian Katulis
James Kirchick
Dr. Rachel Kleinfeld
Milletvekili James Thomas Kolbe
David Kramer
Irina Krasovskaya
Dr. William Kristol
Dr. Robert J. Lieber
Senator Joseph I. Lieberman
Scott Lilly
Dr. Aaron Lobel
Mary Beth Long
Dr. Thomas G. Mahnken
Dr. Michael Makovsky
Ann Marlowe
Clifford D. May
Stephen McInerney
Dr. Joshua Muravchik
Dr. Dana Villiers Negroponte
Vali Tim Pawlenty
Dr. Martin Peretz
Danielle Pletka
John Podhoretz
Arch Puddington
Senator Charles S. Robb
Dr. Carla Anne Robbins
Büyükelçi Dennis Ross
Dr. Michael Rubin
Dr. Kori Schake
Dr. Jonathan Schanzer
Randy Scheunemann
Dan Senor
Scott Siff
Dr. Anne-Marie Slaughter
General Charles F. Wald, USAF (Emekli)
Peter Wehner
Dr. Kenneth R. Weinstein
Dr. Michael Werz
Leon Wieseltier
Dr. Dov S. Zakheim
Mortimer Zuckerman

 

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 07:31

İLGİLİ HABERLER