GENELKURMAY BAŞKANI'NA GÖRE EN ÖNEMLİ EKSİKLİĞİMİZ NE ?
''EN ÖNEMLİ EKSİĞİMİZ''
Orgeneral Özkök, bilimi ve teknolojiyi kullanarak yeni yaşam koşulları geliştirmek zorunda olunduğunu da belirterek, ancak bu konunun da Türkiye'nin en önemli eksiği olduğunu söyledi. Orgeneral Özkök, ''Çünkü Türkiye bazı önemli kaynakları olmasına rağmen bunları ülkemiz için önemli bir katma değere çevirecek bilim ve teknoloji üretememektedir. Bu yetkinliğe ulaşsak bile, kendi kaynaklarımızla enerji ihtiyacına çözüm üretmek yıllar alabilecektir'' dedi.
Aslında bu noktada gelişmiş ülkelerin bile sıkıntıları olduğunun görüldüğünü ifade eden Orgeneral Özkök, onların da alternatif enerji kaynaklarını kullanma gayreti içinde olduğunu belirtti. Orgeneral Özkök, ''Ancak bizden farkları şu; yıllar önce bu işe başlamak. Örneğin, geçenlerde BBC'de yayınlanan bir programda, enerji tasarrufu ile ilgili şehir belediyelerinin çok önemli çalışmalar yaptıkları ifade edilmiştir. Özellikle, İngiltere gibi güneşin son derece az görüldüğü bir ülkede bile, güneş enerjisinin konutlarda kullanımının teşvik edilmesi ilgi çekicidir'' dedi.
Orgeneral Özkök, sözde ''fayda'' elde edeceğim diye, çağdaş savurganlık yapılmaması gerektiğini, borçlanmanın kolay olduğunu, muhasebe hesaplarıyla da bunun uzun vadeli olarak sermayeyi etkilemeyeceği gibi sonuçların da çıkarılabileceğini ifade ederek, şöyle devam etti:
''Ancak, hesapsız fayda adına yapılan harcamalar, geleceğin sermayesinin bugünden yenmesidir. Harcadığımız her kuruş, gelecek nesillerin, çocuklarımızın, torunlarımızın sırtına yüklediğimiz ve ödeme için onları taahhüt altına soktuğumuz tonlarca yükle eşdeğerdir. Buna hakkımız yoktur. Bizden sonraki nesillerin geleceğini, bugünden yapılacak öngörüsüz harcamalarla ipotek altına almamalı ve onlara borç bırakmamalıyız.
Özellikle son dönemde yaşanan enerji krizleri ve petrol fiyatlarındaki aşırı yükselme, enerji faturamızı oldukça kabartmıştır. Giderlerimizi borçla finanse ettiğimizi unutmayınız. Fayda elde etmek için, bugün yaptığımız tüm harcamaların ileride güvenliğimizin teminatı olacak şekilde geri dönmesini hesaplamak zorundayız. Bu konuda TSK olarak üzerimize çok önemli görevler düşmektedir. Daha önce birçok alanda yaptığımız gibi, topluma enerji tasarrufu bilincini yerleştirmede de önemli rol oynayabiliriz. Her yıl on binlerce Türk genci çeşitli askeri kurumlarda görev yapmaktadır. 'Yurt Sevgisi' eğitimine benzer bir düzenlemeyle, enerji tasarrufunun ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu ve alınabilecek tedbirleri gençlerimize anlatabilir ve onları bu konuda bilinçlendirilebiliriz.''
ETRAFIMIZDAKİ İSTİKRARSIZLK NEDENİYLE, SAĞLAM BİR GÜVENLİK STRATEJİMİZ OLMALI
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Türkiye gibi etrafı çok sayıda istikrarsızlıkla dolu bir coğrafyada yaşayan bir ülkenin aynı zamanda sağlam bir güvenlik stratejisine sahip olması gerektiğini belirterek, ''Bizim ihtiyacımız olan şey, bir taraftan yaşadığımız bölgeyi ve dünyayı daha iyi anlayabilmek ve diğer taraftan ülkemizin güvenlik gereksinimlerine yönelik etkili çözümler üretebilmektir'' dedi.
Orgeneral Özkök, Türkiye açısından bir diğer önemli konunun da belirli bir oranda ''hala geleneksel bir çatışma'' ve özellikle de nükleer silahlarla ilgili tehdit ile karşı karşıya bulunulması olduğunu vurguladı.
Uzak Doğu'daki Çin, Kore Yarımadası ve Japonya'nın bulunduğu bölgedeki sorunlar ile Orta Asya ülkelerinde olup bitenlerin ve Kafkasya'da şu anda dondurulmuş halde bekletilen çözülmemiş sorunların; bir başka küresel güç adayı Hindistan'dan itibaren Pakistan, Afganistan ve İran'a kadar uzanan bölgedeki güvenlik problemlerinin ve Orta Doğu'daki gelişmelerin Türkiye'nin bulunduğu bölgede düğümlenen temel küresel kırılma hatlarını oluşturduğuna dikkati çeken Orgeneral Özkök, bu bağlamda Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın, kırılma hatlarının kesiştiği bir düğüm noktası ve Avrupa'ya doğru uzanan bir eşik gibi olduğunu kaydetti. Orgeneral Özkök, ayrıca, Uzak Doğu'dan başlayarak Orta Doğu'ya doğru uzanan nükleer eksenin küresel kırılma hatlarıyla olan ilgisinin ve birbirini çeşitli şekillerde besleyen özel ilişkisinin bölgedeki güvenlik konusunu çok daha karmaşık bir hale getirdiğini anlattı. Orgeneral Özkök, şöyle konuştu:
''Böylesi bir ortamda, Türkiye gibi etrafı çok sayıda istikrarsızlıkla dolu bir coğrafyada yaşayan bir ülkenin aynı zamanda sağlam bir güvenlik stratejisine sahip olması da gerekir. Konuşmalarımda ve mesajlarımda sürekli olarak vurguladığım ülkemizin güvenlik stratejisinin dört temel dayanağını tekrar etmek gerekirse; - Etrafımızdaki simetrik tehditlere karşı mevcut dengeleri ve milli menfaatlerimizi korumak için caydırıcı bir gücün varlığı, ki bu güçlü bir silahlı kuvvetlerdir.
- Terörizm başta olmak üzere uluslararası yeni risk ve asimetrik tehditlerin ülkemize ve ülke dışındaki menfaatlerimize zarar vermesinin önlenmesi, - Ülkenin bütünlüğüne, ulusal birliğine ve rejimin bekasına yönelik tehditlere karşı gerekli tedbirlerin alınması ve - Doğu Akdeniz'deki güvenliğimizin temelini teşkil eden Kıbrıs'taki hak ve menfaatlerimizin korunmasıdır.
Görüldüğü gibi, bu dört temel unsurun tamamı da TSK'yı yakından ilgilendirmektedir. Bizim ihtiyacımız olan şey, bir taraftan yaşadığımız bölgeyi ve dünyayı daha iyi anlayabilmek ve diğer taraftan ülkemizin güvenlik gereksinimlerine yönelik etkili çözümler üretebilmektir. Özellikle, ülkemizin bekası ve menfaatleri açısından gelişmelerin değerlendirilerek muhtemel karar noktalarının bugünden tespit edilmesi biz 'karar vericiler' için büyük önem taşımaktadır. Bizleri gelecekteki bu noktalarla buluşturacak yetenekli personele sahip olmanın ve bu personelin karargahlarda istihdam edilmesinin ülkemizin bekası ve TSK'nın gelişimi için ayrı bir önemi olduğunun da altını çizmek isterim.
TSK'nin bütün bu ihtiyaçlara cevap verebilmesi, yüksek yoğunluklu bir harekat ile düşük yoğunluklu bir harekatı birlikte icra edebilecek yetenekte olmasıyla mümkündür. Dolayısıyla, cevabını vermemiz gereken bir diğer husus da 'gelecekte nasıl bir harekat alanıyla karşılaşacağımız'dır. Bu harekat alanının özelliklerini şimdiden hayal etmeye başlamalıyız.''
''BİLGİSAYARDAN AZAMİ ORANDA İSTİFADE EDİLMELİ''
Orgeneral Özkök, bu konuda, bilgisayarlardan azami oranda istifade edilmesi gerektiğinin altını çizerek, yeni güvenlik gereksinimlerine paralel olarak özgün değişim felsefesinin alt yapısının da oluşturulması zorunluluğu üzerinde durdu Bir diğer akla gelen sorunun da ''sahip olunan kısıtlı kaynakların nasıl etkin olarak kullanılabilineceği'' olduğunu ifade eden Orgeneral Özkök, burada yapılması gereken en önemli şeyin, öncelikleri değişen koşullara göre iyi bir şekilde belirleyebilmek olduğunu kaydetti. Eldeki kaynakları etkili bir şekilde kullanmanın başka bir yolu bulunmadığını dile getiren Orgeneral Özkök, ihtiyaçların sonsuz, fakat kaynakların sınırlı, bu gerçeğin de planlama fikrinin yaratıcısı olduğunu belirtti.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 09:48