GÜNEŞ TANER, IMF İLE İLİŞKİLERİ ELEŞTİRDİ:SÖMÜRGE YERİNE KONDUK !
KAYNAK : Haber Vitrini
56. Hükümet'in Ekonomiden sorumlu devlet bakanlığını yürüten Güneş Taner, kendi zamanında IMF ile olan ilişkileri 'çok saygın' olarak niteledi. Güneş Taner, '1998 yılında Türkiye'nin ekonomisinin sıkıntıya gireceğini anladığımızda, yabancı kaynak bulabilmek için IMF'nin yardımcı olabileceğini düşündük. IMF'den para alınmayacak ama onların denetiminde uygulanacak bir programla, ülkeye girecek yabancı sermayeye güven verilecekti' diyerek şöyle devam etti:
Masaya vurup kalktım
'IMF Başkanı o dönem bu teklifimizi çok olumlu karşıladı. Fakat daha sonra IMF kurulu bu anlaşmanın kendileri için riskli olduğunu ve arzu edersek kendi programlarını uygulamamızı istedi. Bize önerdikleri program ise daha önce Arjantin'i iki defa batıran, bize lazım olmayan kaynakları içeren, piyasalara yanlış sinyaller götürecek bir programdı. Ben toplantıda çok sinirlendim. Masaya vurup kalktım. 'Bizi yanlış anladınız' diyerek arkamızdan koştular. Yani o dönemler Türkiye'nin o masada itibarı vardı. Akşam başkan beni arayarak özürlerini iletti ve anlaşma tamamen bizim istediğimiz şekilde imzalandı.'
Şeffaflık esastı
Şeffaflığın Türkiye'de çok önem verilmesi gereken bir yaklaşım olduğunu belirten Taner, kendilerinin IMF'ye sundukları niyet mektubunu bütün dünyaya gösterdiklerini söyledi. 'Amacımız IMF'nin bizim hakkımızda elindeki raporları beğendiği ve istediği bankalara el altından vermesini önlemek ve tüm dünyayı bilgilendirmekti. Rusya'da yaptıkları hataları da düzeltmeleri konusunda uygulanan tavsiyelerde bulunduk. O zamanlar Türkiye'nin IMF'nin bir ortağı olduğu anlayışı hakimdi. IMF ülkemizin politik işlerine ve detaylara karışamıyordu.
Şimdi bakıyoruz, Türk hükümeti niyet mektubuna memur maaşlarının nasıl yapılacağını detaylı olarak koymuş. Bugün bakıyorum IMF'ye kızıyorlar. Onun ne suçu var, siz niyet mektubuna koyarsanız ona karışma hakkı verirsiniz. Türkiye'de ekonomi öyle yanlış yönetildi ki bu yönetim ahlak sistemimizi zedeledi; kar etmeyen şirketleri sırtında taşıyan, tamamen başarısız bir ekonomi haline geldi. Tabiri caizse biri aniden frene bastı ve ortada camlara çarpan perişan bir millet kaldı.' Kendilerinin hazırladığı programın değiştirildiğini belirten Taner, şu anki programı kullanılan paranın hesabını vermeyen bir sistem olarak niteledi. Kemal Derviş'i Türkiye'yi hiç tanımayan biri olarak gördüğünü belirten Taner, Derviş'in yüzde 90 başarısız olmasına rağmen başarılı gösterilmesini de onu ülkeye getirenlerin medyada etkili olmasına bağladığını söyledi. Derviş'in Türkiye Cumhuriyetini adeta sömürge olarak gören bir adam olduğunu söyleyen Taner, Avrupa'yı idare edecek bir ülkeyken hayalperest, maceraperest kişiler tarafından geri bırakıldık dedi. Güneş Taner ayrıca Turgut Özal'ın Derviş'i ülkeye hiçbir zaman davet etmediğini, etse mutlaka haberinin olacağını, bunun tamamen uydurulduğunu söyledi.
Çalışan bankayı durdurdular
Bazı bankalara el konulmasına bir anlam veremediğini söyleyen Taner, şunları söyledi: 'Derviş, Türkiye'yi ve Türkiye'deki sistemleri bilmediği için hata yaptı. Bankalar bir ülkenin en önemli finans kaynaklarıdır. Pamukbank olayında banka 1999 yılında çıkarılan kararname ile karara bağlanmış. Ondan sonra başka bankalarda sayılanlar Pamukbank'ta sayılmamış. Nasıl bir çifte standart bu. Yönetim bunun üzerine daha güçlü bir bankayla birleşip, Türkiye'ye daha faydalı olacak hale gelmiş. Türkiye'de kimse böyle bir artış yapamaz. BDDK bunu önce kabul etmiş sonra 24 saat içinde vazgeçmiş. Bankanın sahibini sevmeyebilirsiniz ama böyle şeyler hukuk devletinde olmaz. Bunu BDDK başkanı için söylüyorum. İleride dürüst insanlar neden yaptın diye sorarlar cevap veremez, rezil olursun. Pamukbank yönetiminin haklılığı ortaya çıktığı zaman
zararı kim telafi edecek.
Bu bankaya yapılan haksızlık değil adeta bir cinayettir. Üstelik öldürülen millettir. Çalışan bankayı durdurdular. Kar eden banka vergi verecekken, zarar edip devlete ve millete yük oldu.'
(Akşam)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:58