ABD Dışişleri Bakanı Rubio'dan Ankara açıklaması: Temmuz ayındaki zirvede müttefik ülkelerin durumunu değerlendireceğiz
İsveç’teki NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından kameraların karşısına geçen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, temmuz ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek tarihi Ankara Zirvesi öncesi çok kritik açıklamalarda bulundu.
İsveç’in Helsingborg kentinde bir araya gelen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı, temmuz ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Ankara Zirvesi öncesinde, müttefikler arasındaki görüş ayrılıklarının ve kırılgan dengelerin doğrudan tartışıldığı bir zirveye dönüştü.
Fransız medyasının Le Monde aktardığı kulis bilgilerine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemez askeri hamleleri ve müttefiklerine yönelik zehir zemberek "hayal kırıklığı" açıklamaları Avrupalı liderlerin yeni tedbirler almasına yol açtı.
ZİRVEDE NELER YAŞANDI?
Helsingborg’daki zirvenin ardından basının karşısına geçen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptıkları tırnak içi resmi açıklamalarla hem ittifakın geleceğine hem de İran krizine dair mesajlar verdiler.
RUTTE: TÜRKİYE, BİR SAVUNMA SANAYİİ TABANININ NASIL ORGANİZE EDİLECEĞİNE DAİR HARİKA BİR ÖRNEK
Toplantının bitiminde düzenlenen basın toplantısında konuşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa ve Kanada’nın savunma yatırımlarını yüzde 20 artırdığını iletti. Ancak mevcut üretim kapasitesinin küresel tehditlere yetmediğini belirterek Ankara Zirvesi'ni işaret eden Rutte, Türkiye’ye övgüler yağdırdı:
"Bugün sanayilerimizin ihtiyaç duyduğumuz her şeyi üretemediğini biliyoruz. Bu nedenle dışişleri bakanları, İttifak genelinde savunma sanayisi üretimini artırmanın acil ihtiyacına değindi. Atlantik'in her iki yakasında da daha hızlı ve daha yüksek beceriyle üretim yapmalıyız. 7-8 Temmuz'da yapılacak Ankara Zirvesi'nin artan savunma harcamalarının başarısına odaklanacağını vurgulamak isterim. Savunma sanayisine gelince, büyük bir ilerleme göreceğimizden kesinlikle eminim. Henüz orada değiliz ne ABD tarafında ne de NATO'nun Avrupa tarafında. Daha fazla üretmemiz gerekiyor ancak açıkça savunma sanayisi tabanı da artık bu zihniyet değişimini, düşünce yapısını değiştiriyor ki, bu çok gerekli. Elbette burada, 3 binden fazla şirketiyle Türkiye son derece önemli ve aynı zamanda bir savunma sanayi tabanının nasıl organize edileceğine dair harika bir örnek. Bence Türkiye, Ankara'da inanılmaz bir gösteri sergileyecek, büyük bir etki yaratacak. Müttefiklerin 5. Madde'ye bağlılığı ise tartışılmazdır. Her kim bize saldırmak gibi bir aptallık edecek olursa, cevap yıkıcı olacaktır."
BAKAN RUBİO’DAN ANKARA AÇIKLAMASI
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise ülkelerin savunma harcamalarını notlandırarak Avrupa ülkelerini tehdit etti:
"NATO tarihindeki muhtemelen en önemli liderler zirvesi olacağını düşündüğüm Ankara toplantısının zeminini hazırlamak için geldik. Başkan Trump’ın bazı NATO müttefiklerimize ve Orta Doğu'daki operasyonlarımıza verdikleri tepkilere ilişkin görüşleri açıkçası hayal kırıklığı iyi bir şekilde belgelenmiştir. Bunun Ankara'da ele alınması gerekecek. Bu konu bugün çözülmeyecek, liderler düzeyinde tartışılması gereken bir mevzu. Savunma sanayisi harcamalarında son birkaç yılda bütçesini ikiye katlayan bazı ülkeler var, evet ama hala geride kalanlar da var! Dünyaya ve İttifak içindeki hepimize açık ki, bugün mühimmatı gelecekteki ihtiyaçlar için gerekli olan bir hızda üretemiyoruz. Bu, birlikte çalışmak istediğimiz bir konu."
İRAN VE HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN B PLANI
Görüşmenin en sıcak ve tehlikeli maddesi ise İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatarak uluslararası ticareti kilitlemesi oldu. İran’ın boğazdan geçen gemilerden yasa dışı bir "geçiş ücreti sistemi" almaya çalıştığını ve Umman’ı da buna alet etmek istediğini belirten Rubio, diplomasi masasının devrilmesi durumunda neler olacağını sıraladı:
"İran meselesine gelince, bu sabahki haberlere göre devam eden görüşmelerden haber bekliyoruz. Bazı küçük ilerlemeler oldu, abartmak istemem ama biraz hareketlilik var ve bu iyi bir şey. Ancak temel ilkeler aynı: İran asla nükleer silaha sahip olamaz. Bu kesinlikle mümkün değil. Ve buna ek olarak, elbette boğazlar meselesi var. İran bir geçiş ücreti sistemi oluşturmaya çalışıyor. Dünyada bunu kabul etmesi gereken tek bir ülke bile yok. İran hariç bunu destekleyen bir ülke bilmiyorum. Bu kabul edilemez, olmaz! Eğer bu Hürmüz Boğazı’nda gerçekleşirse, dünyanın başka beş yerinde de gerçekleşir. Şu an Birleşmiş Milletler'de Bahreyn'in desteklediği bir karar tasarısı var ve Güvenlik Konseyi'nde en fazla destekçiye sahip tasarı bu. Ne yazık ki, birkaç ülke bunu veto etmeyi düşünüyor. Eğer İran su yolunun barışçıl bir şekilde yeniden açılmasını reddederse, müttefiklerimiz bir 'B Planı' hazırlamak zorunda. Birisi bu konuda askeri olarak bir şeyler yapmak zorunda kalacak. Bugün burada temsil edilen ülkeler var ki, bu durumdan ABD'den bile daha fazla etkileniyorlar. İran reddederse, ABD bunu tek başına da yapabilir; ancak böyle bir askeri girişimin parçası olmaya ilgi duyan başka müttefiklerimiz de var."

ABD Dışişleri Bakanı Rubiodan Ankara açıklaması: Temmuz ayındaki zirvede değerlendireceğiz
LE MONDE: AVRUPA, TRUMP’I YATIŞTIRMAK İÇİN SİLAH SİPARİŞİNE HAZIRLANIYOR
Fransız Le Monde gazetesinin özel analizine göre, 3'ten fazla Avrupa ülkesi Ankara Zirvesi’nde Trump’ın gazabından korunmak ve "Beyaz Saray'ın gözüne girmek" amacıyla ABD'den milyarlarca dolarlık silah alımları için hazırlıklara başladı.
Fransız basını, "Aralarında Almanya ve bazı Doğu Avrupa ülkelerinin de bulunduğu aktarılan bu müttefikler, Ankara Zirvesi sırasında Trump’ın hemen önünde milyarlarca dolarlık yeni F-35 savaş uçakları, Patriot hava savunma bataryaları ve mühimmat tedarik paketlerini almak içi kollarını sıvadı" şeklinde değerlendirme paylaştı.




