Türk savunma sanayiinin yeni nesil platformu ANKA-3, Süper Şimşek ile gerçekleştirdiği uçuşla gövde gösterisi yaparken, emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, bu teknolojilerin savaş sahasındaki oyun değiştirici rollerini A Haber ekranlarında değerlendirdi. Elektronik harpten aldatıcı hedef taktiklerine, kamikaze dronelardan deniz savunma sistemi Göksur’a kadar pek çok yerli projenin ele alındığı programda, Türkiye'nin savunma doktrinindeki teknolojik üstünlüğü ve platformlar arası entegrasyonun stratejik önemi detaylandırıldı.
Türkiye'nin savunma sanayisinde insansız sistemler ve hava savunma teknolojileriyle geliştirdiği kabiliyetler, savaş sahasının kurallarını değiştirebilecek yeni bir konsepte işaret ediyor. TUSAŞ tarafından geliştirilen ANKA-3, taşıdığı iki Süper Şimşek ile birlikte görev yaparken, bu sistemler yalnızca eğitim amacıyla değil, gerektiğinde kamikaze taarruz ve aldatıcı hedef görevleri için de kullanılabiliyor.
ANKA-3 VE SÜPER ŞİMŞEK'İN OPERASYONEL YETENEKLERİ
TUSAŞ tarafından geliştirilen ve görüntüsü itibarıyla B-2 hayalet uçaklarına benzetilen uçan kanat formundaki ANKA-3'ün iki Süper Şimşek ile gerçekleştirdiği uçuşun detaylarını aktaran Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Süper Şimşek dediğimiz, yaklaşık 0,8 Mach ve 400 knot civarına kadar çıkabilen, aslında hedef uçaklar sınıfında yer alan bir sistem. Hava Kuvvetlerinin, örneğin Patriotlar gibi hava savunma sistemlerinin eğitiminde bu hedef uçaklar kullanılıyor. Bunlar düşmanı temsil ediyor. Deniz Kuvvetlerinde ise bir muhribin gelen herhangi bir düşman uçağına ateş etmesi gerekiyorsa, bu eğitimin yapılması gerekiyor. Şimşek gibi sistemler, düşman platformunu, bir uçağı veya bir füzeyi simüle edecek şekilde gönderiliyor. Ardından bu hedefe uçaksavar veya füze atışı yapılarak Şimşek vuruluyor. Şimşek vurulduktan sonra sağlam şekilde düşerse kendi paraşütünü açıyor ve tekrar kullanılabiliyor. Zaten oldukça ucuz bir malzeme olduğu için eğitim yardımcısı olarak kullanılıyor.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
Ancak hava-hava füzeleri için de artık kendi füzelerimizi yapmaya başladık. Gökdoğan, Bozdoğan veya Gökhan gibi füzelerimiz bulunuyor. Bunların AIM-9X Sidewinder gibi ısı güdümlü olanlarının yanı sıra AMRAAM gibi radar güdümlü füzeleri de var. Özellikle ısı güdümlü füzelerin atış eğitimlerinde bu tür Şimşek hedefleri kullanılıyor. Hava Kuvvetlerinin eğitim ihtiyaçları kapsamında ise Süper Şimşek olarak adlandırılan hızlı versiyonlara ihtiyaç var. Şu anda Anka-3'ün altında taşınan Şimşek de bu kapsamdaki bir hedef olarak değerlendirilebilir.
Öte yandan bunlar birer kamikaze drone olarak da kullanılabiliyor. Üzerine 50 kilogramlık bir başlık konulduğunda, uçan Şimşek'i düşman derinliklerine Anka'dan, Şimşek taşıyan Anka-3'ten gönderip normalde eğitim amacıyla kullandığınız bu sistemi bir füze gibi kullanabiliyorsunuz. Yani Süper Şimşek'in bir başka özelliği de başlık taşıyabilmesi." ifadelerini kullandı.
ALDATICI HEDEFLERLE DÜŞMANI ŞAŞIRTMA STRATEJİSİ
Süper Şimşek'in sahada rol değiştirerek kamikaze taarruz, elektronik harp ve aldatıcı hedef gibi görevleri nasıl icra ettiğine ilişkin soruyu yanıtlayan Dr. Hüseyin Fazla, bu sistemlerin düşman hava savunmasını yanıltmak için de kullanılabileceğini belirtti.
Fazla, "Şimdi karşıda, diyelim ki bu Şimşek gidiyor. Bunu yine sürü İHA gibi düşünün. 10 tane Şimşek gönderiyorsunuz. Hızı itibarıyla savaş uçaklarına yakın hızlarda uçabildiği için 10 tane F-16 geliyormuş gibi gösteriyor. Yani karşıdaki düşman, F-16'ların veya KAAN'ın geldiğini düşünüyor. Sahte, evet; ancak radarda öyle bir eko oluşturuyor ki savaş uçağı geliyormuş algısı yaratabiliyor." dedi.
Şimşek'in hava savunma sistemlerini meşgul ederek gerçek savaş uçaklarının hayatta kalma ihtimalini artırabileceğini ifade eden Fazla, "Elinizde hava savunma sistemi olarak sınırlı sayıda Patriot olduğunu düşünün. Patriotların bize karşı kullanılmasını engellemek için bu Şimşekleri gönderip onları vurduruyorsunuz. Zaten ucuz bir malzeme. Ucuz bir platformu pahalı bir füze sistemiyle vurmuş oluyorsunuz. Esasında füzelerinizi boşaltmış oluyorsunuz. Böylece gerçek uçaklarınızın hayatta kalma olasılığını artırmış oluyorsunuz." diye konuştu.
Bu tür platformların savaşta kullanılabilecek çeşitli hileler açısından fayda sağladığını belirten Fazla, "TUSAŞ'ın üretimi olan bu Süper Şimşek, özellikle savaş uçaklarını simüle edebilmesi ve aynı zamanda savaş uçakları kadar olmasa da bir yere gidip vurabilmesi nedeniyle çok maksatlı kullanılabiliyor. Bu, dünyada bilinen bir konsept. Bunun teknolojik olarak Türkiye tarafından üretiliyor ve kullanılıyor olması, yani bu tür hedef platformların üretilmesi önemli. Bütün ordular tarafından eğitim yardımcısı olarak kullanılıyor. Bu ayrı bir sektör ve yıllardır Türk Hava Kuvvetleri tarafından kullanılıyor." ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
SAVAŞ SAHASINDAKİ OPERASYONEL KAZANIMLAR
Bu tür sistemlerin gerçek bir savaş senaryosunda sağlayacağı kazanımları örnekleyen Dr. Hüseyin Fazla, Akdeniz'in ortasındaki bir adaya yönelik olası saldırı senaryosunu anlattı.
Fazla, "Diyelim ki Akdeniz'in ortasındaki bir adaya saldıracaksınız. O adaya saldırırken normalde ne kullanacaksınız? Türkiye için elinizde F-16 savaş uçakları var. Onlar ilgili füzeleri atacaklar. Şimdi bunların hepsini önlemek için düşmanın karşıda hava savunma uçaklarını bulundurması gerekiyor. Aynı zamanda denizdeki savaş gemilerinin radarlarını ve hava savunma sistemlerini kullanacak." dedi.
Gerçek savaş uçaklarından önce Şimşeklerin gönderilmesinin hava savunma sistemlerini yanıltabileceğini belirten Fazla, "Siz 10 veya 20 F-16 gönderip vuracaksınız. Ancak öncesinde 20 veya 30 tane de Şimşek gönderiyorsunuz. Toplamda 50 uçak gönderiyorsunuz ama bunun 30'u Şimşek. Düşmanın gemileri veya hava savunma sistemleri, önde giden Şimşekleri F-16 gibi görüp onlara angaje olacak ve boşa füze atmış olacak." ifadelerini kullandı.
Fazla, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu sefer gerçek F-16'lar o bölgeye gittiği zaman düşmanın kendisini savunacak kadar yeterli ve hazır mühimmatı olmayabilir. Daha zayıf bir savunma ortamıyla karşılaşmış olabilir. Böylece sizin görev başarınız artar. Yani o adayı vurma olasılığınız, Şimşek gibi aldatıcı sistemlerin kullanılmadığı duruma göre artmış olur."
Elektronik harp taktiklerine de değinen Dr. Hüseyin Fazla, bu sistemlerin radar üzerindeki hedef algısını değiştirmek amacıyla kullanılabileceğini belirtti.
Fazla, "Sonuçta bir F-16'nın da 'signature' dediği bir izi var. O izin aynısından bir çoklayıcı yapabilirsiniz bunlarla. Hatta hedefe doğru yaklaştığınız hâlde hedeften uzaklaşıyormuş gibi görünmenizi sağlayabilirsiniz. Veya radar ekranında bunlardan biriyle 10 tane uçak geliyormuş gibi bir görüntü de verilebilir. Çeşitli elektronik harp taarruz taktikleri kullanılabilir." dedi.
Bu sistemlerin tek başına savaş kazandıracak bir unsur olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Fazla, "Öbür türlü sadece bunları üretip savaşı kazanırsınız denilemez. Bu, savaşın bir bölümü. Mesela bizim Stand-off Jammer'ımız var. TUSAŞ, ASELSAN'la beraber Global 6000 uçaklarını şu anda modernize ediyor. İlk prototipleri çıktı. Onlarla çok uzak mesafeden düşmanın radarlarını ve savunma sistemlerini karıştırma gücüne sahip oluyorsunuz." diye konuştu.
Fazla, "Elinizdeki platformlar ne kadar fazla ve gelişmiş ise harekât planlayıcılar, bizim öngöremediğimiz çeşitli saldırı veya savunma şekillerini uygulayabilirler." ifadelerini kullandı.




