Bakan Tunç'tan iyi hal indirimiyle ilgili açıklama

4 dk okuma
Bakan Tunç'tan iyi hal indirimiyle ilgili açıklama

Hızlı Özet

Toplumsal şiddet olayları hakkında açıklama yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 'İyi hal indiriminin yeniden tartışılması lazım' dedi.

Toplumsal şiddet olayları hakkında açıklama yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 'İyi hal indiriminin yeniden tartışılması lazım' dedi.

Ceza İnfaz Sistemi'nde düzenlemeler öngören 9. Yargı Paketi'nde sona gelindi...

Pakete göre, cezasızlık algısı ortadan kaldırılacak. Hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılabilmesine yönelik uygulamalar hayata geçirilecek.

Son zamanlarda ülke genelinde yaşanılan cinsel taciz ve kadın cinayetleriyle yeniden gündeme gelen 'infaz yasası' ve 'iyi hal indirimi' Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a soruldu.

Gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, şu ifadeleri kullandı:

"TOPLUMDAN GELEN ELEŞTİRİLERİ DİKKATE ALMALIYIZ"

İyi hal indirimini tekrar gözden geçireceğiz. Bazı suçlar için denetimli serbestlik konusunu tartışacağız.

İnfaz Yasası'na ilişkin toplumdan gelen eleştirileri dikkate almak zorundayız.

"İYİ HAL İNDİRİMİNİN YENİDEN TARTIŞILMASI LAZIM"

Bakan Tunç'un açıklamaları şu şekilde;

Bir yıllık denetimli serbestlik süresinden yararlanabilmesi için bu kişilerin belli bir süre cezaevinde kalabilmesiyle ilgili bir teklifimiz olmuştu. Bunu yine önereceğiz. Yine özellikle kamuoyunda duruşmadaki kılık kıyafeti nedeniyle indirim alan kişilerle ilgili hep eleştiri söz konusu oldu.

Geçen yasama döneminde saf indirim almak için kılık kıyafetin indirim sebebi olmayacağı yönünde bir düzenleme yapmıştık ama bu konudaki eleştiriler de hep devam etti. Şimdi bu iyi hal indiriminin yeniden bir tartışılması lazım. Tabi burada hem ceza hukukçularımız, hem akademisyenlerimiz, uygulayıcılarımız ve özellikle milletvekillerimizle iyi hal indiriminin devam edip etmeyeceği konusunda. Çünkü cezalarda bir alt sınır var ve bir üst sınır var. Hakim dosyaya göre bu sınırlar arasında karar veriyor. Biz de iyi hal indirimi olduğunda bazı suçlar bakımından özellikle kamuoyunun bir tepkisiyle karşı karşıya kalıyoruz.

Bu durumda bunu tekrar yeniden bir gözdem geçirmek gerekir. Bazı suçlar bakımından denetimli serbestlik uygulanır mı uygulanmaz mı bunu yine ceza hukukçularımızla konuşmamız gerekir. Kasten öldürme suçların, kasten yaralama suçların da özellikle denetimli serbestlik uygulamalarının toplumda eleştiriye neden olduğunu görürsün. Bu toplumdan gelen eleştirileri dikkate almak durumundayız. Ve özellikle toplumu suçtan korumalıyız.

Zaten ceza hukukunun amacı, ceza adaletinin amacı toplumu suçtan korumaktır. Bu anlamda hem suçun işlenmesini önleyici tedbirler asıl önemli olan husus da burasıdır. Gerek eğitim çalışmaları gerek ailelere yönelik bilgilendirme çalışmaları ve suç işlendikten sonra da soruşturmanın etkin bir şekilde yürümesi gerekir. Soruşturmanın etkin bir şekilde yürümesi hukukla savcılığın çok iyi bir ilişki içerisinde bunu sürdürmesi lazım ve delilleri maddi gerçeği toplaması lazım.

"TOPLUMU SUÇTAN KORUMALIYIZ"

Tabi, kişiler serbest kaldıktan sonra bir takım delillerin, görüntülerin ortaya çıkması toplumda rahatsızlığa neden oluyor. Dolayısıyla soruşturma aşamasında bu görüntülerin elde edilebilmesi, delillerin elde edilebilmesi konusundaki soruşturmanın daha etkin olabilmesiyle ilgili neler yapılabilir? Bizim seçim beyanahamemizde adli kollukla ilgili bir düşünce vardı. Bu konu tartışılabilir yeniden. Yine, soruşturma aşamasında da bu delillerin takdiri önemli. Kişinin işlediği suçun karşılığı bir cezayı alması önemli. Ceza aldıktan sonra da cezaevinde infaz sistemimizin özellikle caydırıcılığa yönelik olması lazım. Bu anlamda da islaha yönelik çok önemli çalışmalarımız var.

Özellikle ceza üzerindeki kişilerin tahliye olduktan sonra bir daha suç işlememesi için gerekli eğitim çalışmaları, mesleki atölyeler, meslek edindirme bunları daha da arttırmanın çabası içerisinde olacağız. Tabi yargı reform strateji belgemiz sadece ceza alanında değil, hukuk alanında da yine vatandaşlarımızın özellikle uzun süren yargılamalardan bir daha şikayet etmemesi lazım. Şu anda bizim 25 bin hakim ve savcımız var. İlk derece istinaf ve yargıta olarak 3 dereceli bir sistemimiz var. Özellikle hakim ve savcılarımızın dosyaları incelerken, özellikle uzun süren duruşmalar, uzun duruşma aralıkları değil, kısa süre içerisinde duruşmanın tehdidi esastır. Duruşma başlar ve karar verinceye kadar devam eder. Ama zorunlu sebeplerle adli tıp raporunun beklenmesi, bilirkişi raporunun beklenmesi gibi sebeplerle ileriye atıldığını görüyoruz. O zaman bu süreçleri kısaltmamız lazım. Yani mahkemelerin bilirkişi raporlarının süresinde verilmesi ve delillerin süresinde hızlı bir şekilde soruşturma aşamasında ve konuşturmada da hızlı bir şekilde değerlendirip karara ulaşılması gerekiyor.

O nedenle duruşma aralıklarının da uzun olmaması lazım. O nedenle bizim yargı reformu strateji belgenizin başlığı şu olacak. Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir. Bu hem ceza adaleti sistemi bakımından suçun önlenmesi ve suçlunun cezalandırılması ve gerektiği yaptırımı, hak ettiği yaptırımın ona verilmesi ama bir daha da suç işlemeyecek noktaya getirilmesi. Bu anlamdaki hazırlıklarımızı önümüzdeki süreçte Sayın Cumhurbaşkanımız bütün istişarelerden sonra kamuoyuyla paylaşacak. Hep beraber görmüş olacağız.

CEZA EVLERİNİN DOLULUK ORANI

Cezaevlerinin doluluk oranlarıyla ilgili o cezaevi dolu diye bir suçlunun cezaevine alınmaması gibi bir durum söz konusu olamaz. Onun tedbirleri devlet alır. Bu noktada zaten gerekli tedbirleri de alıyoruz. Bu konuda cezaevlerinin doluluk oranı bizim mazeretimiz olamaz. O konudaki zaten gerekli yatırım programlarındaki çalışmaları da hızlı bir şekilde sonuçlandırıyoruz.

Ve bunu daha da o doluluk oranlarını ortalamanın altına düşürme, yani yapım süreçlerini hızlandırarak o bizim için bir mazeret değil. Yani bir suç işlenmişse, tutuklamayı gerektiriyorsa orada cezaevi dolu diye hakim veya savcı bırakmaz. Bu nedenle o bir mazeret değildir. O konudaki tedbirleri de artırmanın gayreti içerisindeyiz.

HADIM YASASI

Ceza infaz kanunumuzda tıbbi tedaviye karar verme yetkimiz var, mevzuatımız buna uygun. Mevzuatımıza uygun bir düzenleme yapılabilir..

Bu haber 771 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

7 ülke Türkiye'ye karşı birleşti, İtalya ortak bildiriyi imzalamadı
Gündem

7 ülke Türkiye'ye karşı birleşti, İtalya ortak bildiriyi imzalamadı

Fransa, İsveç, Finlandiya, Almanya, İzlanda, Danimarka ve Hollanda'nın imzasını taşıyan ortak bildiride, Türkiye'deki LGBTİ+ bireylerin durumu ve insan hakları kapsamında değerlendirmeler yapıldı.

Habervitrini13036 Görüntüleme
İşte dolandırıcılık çetesinin İsrailli üyeleri
Gündem

İşte dolandırıcılık çetesinin İsrailli üyeleri

İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine yönelik operasyonda gözaltı sayısı 201’e ulaştı. Yakalanan şüphelilerden 45’inin 20 farklı ülkenin vatandaşı olduğu belirlendi. Gözaltındaki 9 İsrail vatandaşının kritik rolleri ve hesaplarındaki milyonlarca liralık para trafiği dosyada...

Habervitrini9303 Görüntüleme
Alihan Kuriş soruşturması: CHP'ye oy vermeyenler belirlenip cemaatten aforoz edildi
Gündem

Alihan Kuriş soruşturması: CHP'ye oy vermeyenler belirlenip cemaatten aforoz edildi

Tanık, çevresindeki bazı kişilerin kendilerinden uzaklaştırıldığını, farklı bölgelerdeki yöneticiler arasında kendisi hakkında "itaatsiz" şeklinde değerlendirmeler yapıldığını ve bu durumun başka şehirlerdeki mensuplara aktarıldığını öne sürdü.

Habervitrini11882 Görüntüleme
Yeni Parti’nin ismi değişecek mi? 3 alternatif isim sızdı!
Gündem

Yeni Parti’nin ismi değişecek mi? 3 alternatif isim sızdı!

Özgür Özel tarafından kurulan Yeni Parti’nin isim benzerliği nedeniyle mahkemelik olmasının ardından gözler, Anayasa Mahkemesi’nin kararına çevrildi. Yeni Parti yöneticileri, “AYM'nin bu talebi reddedeceğini düşünüyoruz. Değiştirin kararı verirse planlarımız hazır" açıklamasını yaparken, öne çıkan 3 isim kulislerden sızdı. İşte YENİ Parti için konuşulan 3 alternatif isim…

Habervitrini11692 Görüntüleme