FETÖ'den 8 yıl 9 ay hapis cezası alan yazar Erdoğan ve Bahçeli'den helallik istedi

4 dk okuma
FETÖ'den 8 yıl 9 ay hapis cezası alan yazar Erdoğan ve Bahçeli'den helallik istedi

Hızlı Özet

Milat Gazetesi yazarı Serdar Arseven Kapatılan Zaman gazetesinin yazarlarından Ahmet Turan Alkan'ın özrünü bugünkü köşe yazısına taşıdı.






FETÖ'den yargılanan yazar Erdoğan ve Bahçeli'den özür diledi



Terör örgütü FETÖ üyeliğinden 8 yıl 9 ay ceza alan ve 2018'de şartlı tahliye edilen eski Zaman yazarı Ahmet Turan Alkan FETÖ’nün bir terör örgütü olduğunu anladığında geç olduğunu söyledi, ‘incittiği’ insanlar arasındaki Erdoğan ve Bahçeli’den özür diledi ve helallik istedi .



Milat Gazetesi yazarı Serdar Arseven Kapatılan Zaman gazetesinin yazarlarından Ahmet Turan Alkan'ın özrünü bugünkü köşe yazısına taşıdı.



Arseven'in yazısından ilgili kısım şöyle;



Ahmet Turan Alkan.



Kapatılan Zaman’ın akıcı üsluplu yazarıydı.


“Silahlı Terör Örgütü’ne üye olmaktan” ceza almıştı.



Yaklaşık 2 yıl tutuklu kaldıktan sonra, tahliye edildiğinde, “Ülkem adına artık daha ümitvârım” demişti.


Ve dahi “pişman olmadığını” söylemişti!..



Aradan geçen sürede “biraz daha mı düşündü”, ne yaptı…



Kişisel internet sitesinde “derin pişmanlıklarını” ifade ettiği bir yazı kaleme aldı.



“Özetini” paylaşmak isterim:



“Yazmayalı uzun zaman oldu; gerçi bu uzun beş yıl zarfında bazı uzun kalem tecrübelerim olmadı değil. Ta ilk gençlik yıllarından beri pekâlâ gayet güzel romanlar yazabileceğime dair naif hayaller besledim durdumsa bu hülyâyı kuvveden fiile geçiremedim. Neyse ki bu defa ikisi düpedüz romana benzer, biri otobiyografik unsurlar taşıyan üç taslağı tamamlamayı başarabildim.



Şu esnada Corona kısıtlamalarından fırsat buldukça marangozluk ve leziz kitap okumalarıyla hemhâlim.



Son beş yılda herkesle birlikte önemli olaylar yaşadım. Siyasi ve toplumsal büyük depremler geçirdim, etkilendim ve yeniden düşünmek için fırsatım oldu. Şimdi değişen ve değişmeyen şeyler hakkındaki bazı tesbitlerimi sizlerle bölüşmek istiyorum.



·         Gazete yazarlığı, zihni hayatımda süratli değişkenliğe yol açacak oynak ve güvenilmez bir zemin oldu. Yazı hayatımda bir angajmana girmemeye, ‘kendim gibi’ kalabilmeye emek verdim. Yazdıklarımın ‘gazete politikası’nı yansıtmaktan ziyade şahsi görüşlerimin ifadesi olmasına itina gösterdim. Bunu bir yere kadar başarabildimse de son derece sert, hızlı ve sivri köşeli politik gelişmelerden ne kadar yıprandığımı, savrulduğumu sonraları anladım.



HAYATIMIN EN BÜYÜK HATASI...



·         ‘Ülkü Ocakları Derneği’ndeki sıradan üyeliğim dışında üniversitedeki meslek hayatım ve yazarlığım müddetince herhangi bir kuruluşla resmi bağım olmadı. Yazdığım gazete ise resmen değilse bile ‘alenen’ bir cemaatin sözcüsü durumundaydı. Hayatımın en büyük hatası, cemaat angajmanlı bir gazetede fikren hür ve müstakil kalabileceğimi varsaymak olmuştur. Ben bunu başardığımı zannediyordum; dönüp ardıma baktım ki...



·         Kalemimi başka vâdilerde de işletebilir, hattâ çok daha iyi bir seçenek olmak bakımından hiç yazmayabilirdim de... Hatâm yazmayı seçmek oldu. Vaktiyle bana hatırşinaslık ve nezaket gösteren insanlara vefâ göstermeyi önemsiyordum. Bu vefa duygusunun, çok kritik bir eşikten sonra nasıl düpedüz ‘Saflık’ ve ‘Enayilik’ noktasına dönüştüğünü de öğrendim. Acı bir şeydi...



CEZASINI AĞIR ÖDEDİM, ÖDÜYORUM



·         Ve asıl mesele, asıl dramatik viraj. Ülkeyi ve toplumsal huzuru altüst eden fitne-fücur fırıldakları esnasında gazete yöneticilerinin birer ikişer yurtdışına ‘tüymeleri’ beni uyarmalıydı. İtiraf ederim ki uyanamadım. Gazete sayfalarında gayet demokrat ve liberal görünenlerin meğer gizli ajandaları, kağıt üzerindeki iş arkadaşlarımın meğer sahte yüzleri de varmış. Saflığın bu derecesi elbet karşılıksız bırakılamazdı ve bunun cezasını çok ağır ödedim, ödüyorum.



ERDOĞAN VE BAHÇELİ'DEN ÖZÜR DİLEDİ



·         Yazıyla uğraşanlar bilir; şehvet-i kelâm diye bir budalalık türü vardır. Bir de ‘nükte yapma hırsı’. Yazarlık hayatımda bu iki benlik girdabına kapıldığım zamanlar, bu ‘şevkle’ incittiğim insanlar, zedelediğim şahsiyetler oldu ki bunlar meyanında Reisicumhurumuz ve sayın Devlet Bahçeli de var maalesef. Bunlar bir yazar için zihinde iyi tadlar bırakan şeyler değil; şimdi hatırladıkça hicab ediyor, kendilerinden helâllik diliyorum.



·         Fetö’nün bir terör örgütü olduğuna ancak, o mel’un 15 Temmuz darbesi’nden sonra görebildim ama çok geçti. Olup bitenlerin hemen ardında, kökü ve ucu Atlantik ötesine doğru uzanan, mahiyeti belirsiz, gölgeli insanlardan müteşekkil yarı mistik, alçak ve yılan gibi dessas bir örgüt vardı. Devletin içine yuvalanmış her seviyede binlerce bürokratın varlık sebebi darbeden sonra su yüzüne çıktı, komplo âşikâr oldu.



·         Fetö’nün en büyük fenalığı, yargı kararlarına da yansıdığı gibi, ne yaptığını gayet iyi bilen fesat yönetici ağabey ve imam takımı dışında binlerce mâsum ve samimi insanın hayatını karartması olmuştur. Bu insanların dramlarıyla her yüzyüze geldiğimde bu deniz anasını andıran paralel örgüte lânet okudum. Mahalli tabirle, ‘Allah karartılarını kaldırsın!’  diye ilenmekten nefsimi men edemedim.



·         Kendini bir ‘Sivil toplum hareketi’ diye takdim eden Fetö, tam aksine bütün kurum ve birimleriyle devleti sinsice ele geçirme hesabı yürüten ikiyüzlü ve tehlikeli bir örgüt. Kibirli, dünyaperest, çıkarcı, faydacı ve zalim bir şer şebekesi. Meşru devlet ve hükümet uzuvlarına karşı riyakâr tuzak tertipleyip, Türkiye’yi bazı dış güçlerin hesabına yeniden dizayn ederken suçüstü yakalandılar. Atlantik ötesinden kerâmet umanlar kötü yanılıyor. O cerbezesine güvenen ağlak adamın ve avânesinin artık bu topraklarda geleceği yok. Dış mihrakların pençesinde bir avuç gafil rehine durumundalar.



·   Zihnimde bir kekrelik; aldanmış, enayi yerine konulmuş olmanın verdiği acı bir tatsızlık ve derin bir hüzün. Örgütün güyâ beyin takımı ve prensleri batı ülkelerinde safâ sürerken, ülkesine güvenip evinde kalan bir avuç aldatılmış insan vicdan ızdırapları içinde. Pişmanlık mı? Evet! Özür mü? Elbette!



·    Peki, okuyucudan ve hasbetenlillah sevenlerimden de özür dileyebilecek miyim? Deneyeceğim: Özür dilerim ey okuyucu. Eğer hâlâ merak ediyorsanız, ara sıra buralarda olurum muhtemelen... Huz mâ safâ, dâ mâ keder demiş şair: Hoşuna gideni al, sevmediğini bırak gitsin.”



Milat





Yedi Gündem





Bu haber 1694 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Cem Küçük'ün ortağı gazeteci Tahir Sarıkaya’nın hesabı şok etti.. 236 milyon lirayı aşan para trafiği
Medya/Magazin
#Cem Küçük#Tahir Sarıkaya#masak

Cem Küçük'ün ortağı gazeteci Tahir Sarıkaya’nın hesabı şok etti.. 236 milyon lirayı aşan para trafiği

Tutuklu gazeteci Tahir Sarıkaya hakkında hazırlanan MASAK raporunda, 2017-2026 döneminde hesaplara 101 milyon 932 bin 207 lira giriş, 134 milyon 170 bin 972 lira çıkış olduğu belirlendi. Raporda ayrıca 48 milyon 978 bin liralık kripto para hareketi ile Kıbrıs’taki otellere yapılan transferler incelendi.

Habervitrini14780 Görüntüleme
İşte FETÖ'nün gizli mesajlar verdiği diziler...
Medya/Magazin

İşte FETÖ'nün gizli mesajlar verdiği diziler...

Kapatılan Samanyolu TV (STV) bünyesinde yayınlanan ve örgüt hiyerarşisi doğrultusunda senaryoları kaleme alınarak kumpas davalarına zemin hazırlamak, kamuoyu algısı oluşturmak ve mesaj iletmek amacıyla kullanılan yapımlar..

Habervitrini12605 Görüntüleme
Aralarında futbolcu, gazeteci ve oyuncuların bulunduğu 18 ünlü gözaltında
Medya/Magazin
#uyuşturucu operasyonu#Aras Bulut İynemli#Sefo

Aralarında futbolcu, gazeteci ve oyuncuların bulunduğu 18 ünlü gözaltında

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında, aralarında Aras Bulut İynemli, Sefo ve Nilperi Şahinkaya’nın da bulunduğu 18 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda şüpheliler gözaltına alındı.

Habervitrini10983 Görüntüleme
Demet Akalın'ın konserinde taciz! ‘Herif her tarafımı elledi ya…’
Medya/Magazin

Demet Akalın'ın konserinde taciz! ‘Herif her tarafımı elledi ya…’

Merter Moda Haftası kapsamında sahne alan Demet Akalın, konser sırasında seyircilerin arasına indiği sırada tanımadığı bir kişinin tacizine uğradığını belirterek tepki gösterdi. Akalın, "Her tarafımı elledi ya alın şunu!" diyerek yardım istedi.

Habervitrini13096 Görüntüleme