Güllü'nün ölümüne ilişkin davada, kardeşi Kader Tut ölümün kaza veya intihar olduğuna inanmadığını söylerken olayın tek görgü tanığı Sultan Nur Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini aşağı attığını söyledi. Cenaze günü "Ben yanarsam seni de yakarım" diye tehdit edildiğini belirten Ulu, can korkusu ve eski avukatının yönlendirmesi nedeniyle bildiklerini polise daha sonra anlatabildiğini dile getirdi.
Yalova'da şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması sürerken, sanık Tuğyan Ülkem Gülter ve tanıkların beyanları ortaya çıktı.
Gülter, annesinden nefret etmediğini savunarak kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti, Kervan Eminoğlu'na gönderdiği "Annem birazdan kendini atıyor" mesajının şaka amaçlı olduğunu söyledi. Gülter ayrıca uyuşturucuyu en son 7 yıl önce kullandığını, annesini sandalyeye bağlama gibi bir şiddet geçmişinin olmadığını ve evdeki kameraları devre dışı bırakmadığını öne sürdü.
Gülter'in avukatı ise Sultan ile Burçin arasındaki görüşmeye ilişkin delilin hukuka aykırı olduğunu savunarak, bu görüşmeyle ilgili soru sorulmamasını talep etti.

Sultan Nur Ulu
GÜLLÜ'NÜN KARDEŞİ: KAZA OLDUĞUNA İNANMIYORUM
Duruşmada Güllü'nün kardeşi Kader Tut da tanık olarak beyanda bulundu.
Tuğyan Ülkem Gülter ile ilgili konuşan Tut, "Tuğyan normal bir evlat değil. Eskiden severdim. Çınarcık'ta evli barklı biriyle beraber olana dek" dedi.
Kardeşi Güllü'nün Tuğyan yüzünden çok çektiğini öne süren Tut, "Üniversitede uyuşturucular, eve erkek atmalar" ifadelerini kullandı.
Güllü'nün ölümünün kaza veya intihar olduğuna inanmadığını söyleyen Kader Tut, "Kaza veya intihar olduğuna asla inanmıyorum. Kim yaptıysa en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
TUĞBERK GÜLTER: ANNEM HALÜSİNASYON GÖRÜRDÜ
Duruşmada Güllü'nün oğlu Tuğberk Gülter de annesine zarar veren herkesten şikayetçi olduğunu ve davaya katılma talebinin bulunduğunu söyledi.
Tuğberk Gülter, olay günü kardeşinin kendisini arayarak "Annem düştü, annem düştü" dediğini aktardı. Çınarcık'a nasıl gittiğini hatırlamadığını söyleyen Gülter, hastanede polisin güvenlik kameralarını sorduğunu ve kendisinin telefondaki uygulamayı alarak polise verdiğini belirtti.
Annesinin sık alkol kullandığını söyleyen Tuğberk Gülter, zaman zaman halüsinasyon gördüğünü de öne sürdü. Bir keresinde annesinin olmayan bir yangın gördüğünü söyleyerek kendisini aradığını, eve gittiğinde ise herhangi bir yangın olmadığını ifade etti.

Tuğberk Gülter, daha önce annesinin düştüğünü de gördüğünü söyledi. Duruşmada Tuğyan Ülkem Gülter'in kardeşine annelerinin küfürlü konuşup konuşmadığını sorduğu, Tuğberk'in ise "Evet, konuşurdu" dedi.
Öte yandan annesinin kendisine beddua etmediğini belirten Tuğyan'ın kardeşi Tuğberk Gülter ise, "Sen bazı yaptıklarından dolayı sana (Tuğyan) etmiş olabilir" ifadesini kullandı.
KİLİT İSİM KONUŞTU: ANNESİNİ İTTİĞİNİ GÖRDÜM
Olayın kilit ismi Sultan Nur Ulu ise, olay sırasında odada eğlendiklerini, daha sonra Tuğyan Ülkem Gülter'in içeri gelerek Roman havası oynadığını söyledi. Ulu, aynaya baktığı sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in Güllü Tut'u bacaklarından tutup yüzü cama dönük şekilde pencereden attığını gördüğünü ifade etti.

CENAZE GÜNÜ TEHDİT ETMİŞ
Tuğyan'ın daha sonra yatağın üzerinden telefonu aldığını belirten Ulu, ardından onunla birlikte aşağı indiğini söyledi. Ulu, Tuğyan'ın kendisine zarar vermesinden korktuğunu belirterek, "Cenaze günü ‘Ben yanarsam seni de yakarım' dedi" ifadelerini kullandı.
"AVUKATIM ENGEL OLDU" İDDİASI
Olay sonrasında Tuğyan ile arasındaki ilişkiye de değinen Sultan Nur Ulu, "Tuğyan'a olaydan sonra darılmamla ilgili doğruyu söylemediğim için bir tavır gibi olmadığı görülmesin diye sarıldım" dedi.
Ulu, olayın ardından ilk günlerde Tuğyan'ın yanından ayrılmak istemediğini belirterek, "İlk günlerde Tuğyan yanımdan ayrılmak istemedi" ifadelerini kullandı.
Sultan Nur Ulu, söz konusu dönemde yaşadıklarını avukatına anlattığını ancak avukatının can güvenliği için bunları söylememesi gerektiğini belirttiğini ifade etti. Ulu, daha sonraki avukat görüşmelerinde gerçekleri anlatmak istediğini söylediğini ve gözaltına alındıktan sonra bildiklerini anlattığını kaydetti.
Tuğyan'ın daha önce kendisine böyle bir şey yapacağını söylemediğini belirten Ulu, anne-kız arasında yalnızca bazı küçük tartışmalara şahit olduğunu söyledi. Olay gecesinde çalınan "Malakata" isimli şarkıya da değinen Ulu, şarkıyı kendisinin açtığını belirterek, "Tuğyan istemişti. Malakata açacağını söyledi, ondan sonra açtım. Ben bunu talep olarak anlamıştım" dedi.
"Evin dış kapı kilidi sponsorlu reklam olarak takıldı"
Ulu ayrıca evin dış kapısındaki kilitle ilgili de konuşarak, "Evin dış kapı kilidi sponsorlu reklam olarak takıldı" ifadelerini kullandı.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'ndeki 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun yanı sıra Ulu'nun babası Arif Ulu ve 2 kişi gözaltına alınmıştı.
Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi ise savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Tut'un ölümüyle ilgili Gülter'in eski nişanlısı Kervan E. de "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla gözaltına alınmış, Yalova Adliyesindeki işlemlerinin ardından hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Sultan Nur Ulu hakkında ise "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması talebiyle ayrı bir dava açılmıştı.
İDDİANAMEDEN
İddianamede, maktul Tut'un 26 Eylül 2025'te saat 01.26'da Çınarcık ilçesindeki evinde, kızı Gülter'e ait odanın penceresinden 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek hayatını kaybettiği belirtilmişti.

Olay anına ilişkin kamera ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporunda düşmeden hemen önce genç bir kadının "Hadi görüşüürüüüz" dediğinin değerlendirildiği kaydedilen iddianamede, söz konusu sesin sanık Gülter'e ait olduğu kanaatine varıldığı belirtilmişti.
İddianamede, şüphelinin bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı ileri sürülmüştü.
Cumhuriyet savcısı iddianamede, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlara dayanarak tutuklu Gülter'in "tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti.




