MIRAÇ HABERLERİ

MİRAÇ-1
Gerçekten benim sevgilim, cümle mahlûklar arasından seçip çıkardığım, cümle yaratılmışların en hayırlısı Resûlüm; Ümmihanî’nin evinde küffarın ezasından mahzun ve gamlı yatmaktadır.

MİRAÇ-2
Habibi’nin o haline karşı Cenab-ı Hak Celle ve Celalühü, merhamet buyurup, Ümmet-i Muhammed’e birer Burak yollayacağını ve Sırat köprüsünden geçişlerini çabuklaştıracağını müjdelemişti.

MİRAÇ-3
Bu sesler neyin sesidir ve ne söylüyorlar? Bu latif rüzgar ve güzel kokular neyin kokusudur?

MİRAÇ-4
Melekler onların başını taşla eziyordu. Sonra başları tekrar yerine geliyordu.

MİRAÇ – 5
Önce Beyt-i Makdis’e vardım. Ondan sonra semaya uruç ( Yukarı çıkma, yükselme) ettim.

MİRAÇ-6
Resûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem efendimiz, Mescid-i Aksa’daki taştan Burak’a binip semaya yükseldi. Yerden semaya kadar olan mesafe, beş yüz yıllık yoldur. Her semanın kalınlığı beş yüz yıllık yoldur. Her iki semanın aralığı da beş yüz yıllık yoldur.

MİRAÇ-7
O meleğin makamı: Sidre-i Münteha olup tafsili inşaallah orada gelecektir.

MİRAÇ-8
Onu tesbih edenler tesbih ettikçe Allah’a hamd olsun. Ona Hamd edenler hamd ettikçe.

MİRAÇ-9
Onun hizmetinde de üç yüz bin melek vardı. Bu meleklerin tesbihi de şöyleydi;

MİRAÇ -10
Buraya bakınca gördüm ki; Orada ateşten yetmiş derya var.

MİRAÇ -11
Yüce Hak bu semayı ham gümüşten yaratmıştı. ( Bir rivayette Beyaz inciden yaratmıştır)

MİRAÇ-12
İçeri girince gördüm ki; Oranın hazini Kelkâil nurdan bir kürsü üzerine oturmuş..

MİRAÇ-13
Her meleğin emrinde ise ayrıca altı yüz bin yardımcı var.

MİRAÇ-14
Cebrail,daha önceki semâ kapılarında olduğu gibi, kapının açılmasını istedi. İçeriden sual geldi.

MİRAÇ -15
Halkın ilmi orada son bulup, Ondan öte ne olduğunu kimse bilmediği için, Sidre- i münteha ismi verildi.

MİRAÇ-16
O ağacın (Sidre-i Münteha) altında dört ırmak akıyordu. İkisi zahir, ikisi batın idi.

MİRAC -17
Bu meleğin sağında yetmiş bin kanadı vardı; solunda da yetmiş bin kanadı vardı. Her kanadında da yetmiş bin tüyü vardı inciden.

MİRAÇ-18
Benim makamım Sidre-i Münteha’dadır. Kesin olarak bu ana kadar oraya geçmedim. Ancak size ikram için izinliyim ve bu yüzden buraya kadar getirdim.

MİRAÇ-19
Arşın cümle yaratılmışların sayısı kadar dili vardı; o dilleri ile sürekli tesbih okuyordu.

MİRAÇ-20
Ya Habiballah, Mübarek ayaklarını bana bas ki , ayaklarının toprağına yüz süreyim. “Üzerimde; Habib-i Ekrem’in mübarek ayakkabılarının üzerindeki tozu vardır” diyerek iftihar edeyim.

MİRAÇ - 21
Bir kavme azab edeceksen; Ben de onların arasındaysam, azaba uğratmadan beni zâtına al”

MİRAÇ-22
Yâ Muhammed, hele biraz dur. Yüce Allah tarafından rahmet yağdırılmaktadır.!”

MİRAÇ-23
Habibim, bundan başka her ne dileğin varsa söyle verilsin.

MİRAÇ -24
Hatta nice yıllık rızıklarını ihsan etmiş iken, ona kanaat etmeyip onu yiyecek bitirecek kadar ömürleri olduğunu bilmezler.

MİRAÇ-25
- Sadakanın birine 10 sevap, Borç verenin birine 18 sevap verilmesinin sırrı ve hikmeti nedir?

MİRAÇ -26
Selam verdim. Karşılığında o da bana selam verdi. Rıdvan çok neşeli görünüyordu ve bana müjdeyi verdi.

MİRAÇ-27
Bağ ve bahçe olan cennetlerin her birisinde; gökteki yıldızlar ile yerde ve yabanda olan kumlar sayısında çimler ve bostanlar vardı.

MİRAÇ-28
Çevresinde gümüşten su bardakları vardı. Bunların sayısı gökteki yıldızlardan daha çoktu..

MİRAÇ-29
Ma'mûr, bayındır, bakımlı ev. Kâbe'nin üst hizasında bulunan bir yerdir. Diğer bir adı da "Durâh"dır.

MİRAÇ-30
Onlar beni karşıladılar ve izzet sahibi Rabbım’ dan bana türlü türlü ikram ve nice nice nimetlerin müjdesini verdiler