İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini yeniden şekillendirmek adına Umman ile yeni bir ortak mekanizma üzerinde çalıştıklarını ve geçiş koşullarının savaş öncesi döneme kıyasla tamamen farklı olacağını duyurdu.
İran, küresel petrol sevkiyatının en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini yeniden şekillendirmek adına Umman ile yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor.
Moskova'da düzenlenen 14. Uluslararası Üst Düzey Güvenlik Yetkilileri Konferansı'nda konuşan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri, ABD ile yürütülen dolaylı nükleer müzakerelere ve boğazdaki transit geçiş planlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
"HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA KOŞULLAR SAVAŞ ÖNCESİNDEN FARKLI OLACAK"
Hürmüz Boğazı’nın statüsü ve deniz güvenliği konusunda ABD ile henüz bir uzlaşıya varılmadığını öne çıkaran Bakıri şu ifadeleri kullandı:
"Komşu kıyı ülkeleri olan İran ve Umman, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için yeni bir mekanizma belirlemek üzere müzakere ediyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçiş koşulları ve düzenlemeleri, İran'a karşı savaş başlamadan önceki döneme kıyasla tamamen farklı olacak."

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri'yi kabul etti.
"URANYUM REZERVLERİ MÜZAKERE MASASINDA DEĞİL"
ABD ile diplomatik kanallar üzerinden yürütülen dolaylı görüşmelerin devam ettiğini teyit eden Bakıri, nükleer envanter konusunda ise geri adım atmayacaklarını açıkladı. Batı medyasında yer alan iddiaların aksine, İran'ın elinde bulundurduğu yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum rezervlerinin geleceğinin mevcut müzakerelerin gündeminde yer almadığına dikkat çeken Bakıri, "Tüm konularda nihai bir anlaşmaya varana kadar, hiçbir konuda anlaşmaya varmadığımıza inanıyoruz." diye konuştu.

Hürmüz Boğazı açıldıktan sonra ne olacak? İran detayları paylaştı
IEA’DAN KRİTİK HIZ LİMİTİ ÖNERİSİ
Orta Doğu'daki askeri çatışmaların benzeri görülmemiş bir küresel enerji krizini tetiklediği belirten Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), yakıt sarfiyatını düşürmek amacıyla uzaktan çalışma modeline geçilmesini, otoyollardaki hız limitlerinin ise en az 10 kilometre düşürülmesini önerdi.
Vietnam Endüstri ve Ticaret Bakanlığı, Orta Doğu'daki gerilimin yakıt tedarikinde yarattığı baskı nedeniyle vatandaşlara evden çalışma ve toplu taşıma kullanma, iş yerlerine de uzaktan çalışmaya geçme çağrısı yaptı.
Nepal, devlet daireleri ve eğitim kurumlarında haftalık tatili cumartesi ve pazar günlerini kapsayacak şekilde iki güne çıkardığını duyurdu.
Güney Kore, petrol tüketimi açısından ilk 50'de yer alan şirketlerden enerji tasarrufu planları hazırlamalarını isteyeceğini ve verilen hedeflere ulaşan firmalara teşvikler sunulacağını açıkladı.
Güney Kore Parlamentosu, Orta Doğu'daki gerilimin ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla 26,2 trilyon won (17,7 milyar dolar) tutarındaki ek bütçe tasarısına onay verdi.
Tayland, tasarruf amacıyla, devlet kurumlarındaki çalışanların evden çalışması talimatını verdi. Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, özel sektörün de evden çalışma düzenlemesini benimsemesi çağrısında bulundu.
Malezya, Orta Doğu'daki gerilimin yol açtığı küresel enerji krizinin ardından tasarruf amacıyla devlet kurumlarındaki çalışanların uzaktan çalışma düzenine geçeceğini duyurdu.

Hürmüz Boğazı açıldıktan sonra ne olacak? İran detayları paylaştı
MASADAKİ 4 AŞAMALI MUHTEMEL SENARYO
Öte yandan Boğazın deniz trafiğine yeniden açılması durumunda petrol arzında ve lojistikte nelerin yaşanabileceğine dair muhtemel senaryolar netleşmeye başladı. Savaş nedeniyle Orta Doğu genelinde günlük ham petrol üretiminde tam 12 milyon varillik tarihi bir kesinti yaşanırken, üretimi en çok azaltan ülkeler Suudi Arabistan ve Irak olmuştu.
Hürmüz Boğazı'nın açılması durumunda enerji piyasalarını bekleyen 4 aşamalı muhtemel senaryo şöyle:
1. AŞAMA: KÖRFEZ'DE MAHSUR KALAN 166 TANKERİN TAHLİYESİ
Savaşın sona ermesiyle atılacak ilk adım, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın giderilmesi olacak. Ancak bu lojistik operasyonun, dev gemilerin hareket kabiliyeti ve hız sınırları nedeniyle ciddi zaman alacağı öngörülüyor.
Şu anda boğaz kapalı olduğu için Basra Körfezi'nde mahsur kalan ve üzerlerinde yaklaşık 170 milyon varil petrol taşıdığı tahmin edilen en az 166 dev tankerin öncelikle bölgeden güvenli bir şekilde tahliye edilmesi gerekecek. Bu devasa filonun çıkışının ardından, boş tankerler yükleme yapmak üzere boğaza girmeye başlayacak. Tanker geçişlerinin savaş öncesindeki tam kapasiteye ulaşmasının en az 3 ayı bulabileceği ifade edildi.
2. AŞAMA: TIKANAN DEPO VE STOKLARIN BOŞALTILMASI
Lojistik koridorun açılmasıyla birlikte ikinci adımda karadaki stokların eritilmesi hedeflenecek. Savaş boyunca petrolü sevk edemeyen üretici ülkeler, başka koyacak yerleri kalmadığı için karadaki tüm depolama tesislerini tamamen doldurmuş durumdaydı. Küresel rafinerilerin depolama konusunda daha temkinli davranarak kendi stoklarını tamamen kilitlemedikleri belirtilse de, üretici ülkelerdeki bu aşırı yoğunluk nedeniyle boş tankerler öncelikle dolup taşan depolardan petrol çekecek. Normalin çok üzerindeki bu stok yükü nedeniyle, petrol üretiminin doğrudan kuyulardan tam kapasiteye dönmesi yine de gecikecek.
3. AŞAMA: KAPATILAN KUYULARDA ZORLU KOORDİNASYON VE YENİDEN ÜRETİM
Üçüncü aşamada, savaş patlak verdiğinde güvenlik gerekçesiyle kapatılan Orta Doğu'daki dev petrol kuyularında üretimin yeniden başlatılması planlanıyor. Ancak vanaları yeniden açmak sanıldığı kadar kolay olmayacak ve bu sürecin haftalar alabileceği ileri sürülmekte.
Bölgedeki petrol kuyularının devasa boyutlarda ve coğrafi olarak birbirine çok yakın olması teknik zorlukları beraberinde getiriyor. Kuyulardan yeniden petrol çekebilmek için yer altına enjekte edilecek su ve gazın basınç dengesini kurmak oldukça hassas bir operasyon gerektirecek. Tek bir kuyudaki basınç değişikliği komşu kuyuları da doğrudan etkileyeceğinden, petrol şirketleri ve bölge ülkeleri arasında üretim esnasında benzeri görülmemiş bir teknik koordinasyon sağlanması gerekecek.
4. AŞAMA: HASARLI TESİSLERİN ONARIMI
Muhtemel senaryonun dördüncü ve en uzun vadeli aşamasını ise savaşta ağır darbe alan enerji altyapısının ayağa kaldırılması oluşturuyor. Çatışmalar sırasında bölge genelindeki çok sayıda petrol rafinerisi, boru hattı ve doğal gaz tesisi bombardımanların hedefi oldu ve ağır hasar gördü.
Uluslararası petrol devleri ve yerel şirketler, lojistik yollar açılsa ve kuyular çalışsa bile, ağır darbe alan bazı stratejik tesislerin tamamen onarılarak eski işlevine kavuşturulmasının yıllar alabileceğine dikkat çekiyor. Dolayısıyla günlük 12 milyon varili bulan kesintinin piyasaya tamamen geri dönmesi, fiziki onarımların hızına bağlı kalacak.




