İstanbul’un afeti bitmiyor! Yıllar geçti, sıkıntılar değişmedi

••3 dk okuma
İstanbul’un afeti bitmiyor! Yıllar geçti, sıkıntılar değişmedi

Hızlı Özet

“İstanbul’da yaşanan sel ve su baskınları, megakentin afetlere hazırlığını ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını yeniden gündeme taşıdı. Yolların, alt geçitlerin ve otoparkların sular altında kalması, altyapı yatırımlarının yeterliliğine ilişkin tartışmaları alevlendirdi.”

İstanbul’da yaşanan sel ve su baskınları, megakentin afetlere hazırlığını ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını yeniden gündeme taşıdı. Yolların, alt geçitlerin ve otoparkların sular altında kalması, altyapı yatırımlarının yeterliliğine ilişkin tartışmaları alevlendirdi.

İstanbul’da yaşanan sel ve su baskınları, megakentin afetlere karşı ne kadar hazırlıklı olduğunu yeniden gündeme taşıdı. Şiddetli yağışın ardından yollar, alt geçitler ve iş yerleri su altında kalırken ulaşım aksadı, çok sayıda ev ve araç zarar gördü. Deprem riskiyle yaşayan İstanbul’un sel, aşırı yağış ve altyapı kaynaklı afetlere karşı da hazırlıklı olması gerektiğini belirten uzmanlar, yaşananların yalnızca meteorolojik olaylarla açıklanamayacağına dikkat çekiyor. Betonlaşma, plansız yapılaşma, dere yataklarının daraltılması ve yağmur suyunun tahliyesindeki sorunlar, felaketin etkisini artıran başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Özellikle yerel yönetimin etkisiz kalışı tepkilere neden oluyor.

İstanbul’un afet sınavı! Yıllar geçti, sıkıntılar değişmediBaşlık Resmi

YEDİ YILDIR ÇİVİ BİLE ÇAKILMADI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2019’dan bu yana CHP yönetiminde bulunuyor. Son yedi yılda altyapıya yönelik yatırımlar yapılmış olsa da yaşanan sel, bu çalışmaların riskli bölgelerde yeterli olup olmadığı sorusunu beraberinde getirdi. Uzmanlar, altyapı yatırımlarının yalnızca yeni hatlar inşa etmekle sınırlı kalmaması; mevcut yağmur suyu kanallarının kapasitesinin artırılması, mazgalların düzenli temizlenmesi, dere yataklarının korunması ve suyun doğal yollarla tahliyesini sağlayacak alanların oluşturulması gerektiğini vurguluyor. İklim değişikliğiyle birlikte kısa sürede yoğun yağışların daha sık görülme ihtimalinin de kent planlamasında dikkate alınması gerektiği belirtiliyor. İstanbul’un afetlere dayanıklılığı için belediyeler, ilgili kamu kurumları ve merkezî yönetim arasında koordinasyonun güçlendirilmesi önem taşıyor.

AYNI MANZARA AYNI SORULAR!

İstanbul’da şiddetli yağışların ardından yolların, alt geçitlerin ve otoparkların suyla dolması, kentteki altyapı problemlerini yeniden gündeme taşıdı. İBB’nin yağmur suyu tahliye sistemleri, mazgal bakımları ve taşkın riski bulunan noktalara yönelik çalışmaları, yaşanan son olayların ardından yeniden tartışılıyor. Vatandaşların beklentisi ise her yağışta tekrarlanan sorunlara geçici müdahaleler yerine kalıcı çözümler üretilmesi.

AFET YÖNETİMİ KİMİN SORUMLULUĞUNDA

İstanbul’da sel ve su baskınlarına karşı altyapının hazırlanması, yağmur suyunun tahliyesi ve taşkın riskinin azaltılması, büyükşehir belediyesi ve İSKİ’nin görev alanındaki önemli başlıklar arasında bulunuyor. 2560 sayılı Kanun’a göre İSKİ; yağmur sularının toplanması, yerleşim alanlarından uzaklaştırılması ve tahliyesi için gerekli tesisleri yapmak, işletmek, bakım ve onarımlarını yürütmekle görevli. Büyükşehir belediyesinin sorumlulukları arasında ise dere ıslahı ve şehir ölçeğindeki altyapı hizmetleri de yer alıyor. Bu kapsamda yağmur suyu altyapısının kapasitesinin artırılması, mevcut sistemlerin bakımının yapılması, taşkın riski taşıyan bölgelerin belirlenmesi ve afet anında müdahale ekiplerinin koordinasyonu önem taşıyor. İstanbul’da her şiddetli yağışın ardından benzer sorunların yaşanmaması için İBB ve ilgili birimlerinin yürüttüğü çalışmaların, tamamlanan yatırımların ve riskli bölgelerde alınan önlemlerin somut verilerle ortaya konulması gerekiyor.

İstanbul’un afet sınavı! Yıllar geçti, sıkıntılar değişmediBaşlık Resmi

OTOPARKI SU BASAN TAZMİNAT DAVASI AÇABİLİR Mİ?

İstanbul’daki sel felaketi, sitelerin kapalı otoparklarında, bodrum katlarında ve ortak alanlarında yaşanan su baskınlarını da gündeme getirdi. Yağmur suyu tahliye kanallarının yeterliliği, drenaj pompalarının çalışıp çalışmadığı, su yalıtımı ve projeye uygunluk, zararın sebebini belirlemede önem taşıyor. Gayrimenkul ve tazminat hukuku alanında çalışan avukatlara göre, zararın oluşumunda ihmal tespit edilirse site yönetimi, bina malikleri, müteahhit veya otopark işletmecisinin sorumluluğu gündeme gelebiliyor.

İstanbul’un afet sınavı! Yıllar geçti, sıkıntılar değişmediBaşlık Resmi

MUTLAKA BELGELEYİN

Su basan ev, depo veya otoparkta zarara uğrayan site sakinleri, hasarı fotoğraf ve videolarla belgeleyerek ekspertiz ve teknik inceleme yaptırabilir; bakım kayıtlarını, proje belgelerini ve varsa kamera görüntülerini saklayabilir. Drenaj sisteminin bakımsızlığı, projeye aykırı uygulama veya yalıtım kusuru ortaya konulursa sorumlulara karşı tazminat davası açılması mümkün. Ancak her su baskınında doğrudan site yönetimini ya da müteahhidi sorumlu tutmak mümkün değil; zararın kaynağına göre belediye veya ilgili altyapı idaresinin sorumluluğu da incelenebilir.

İstanbul’un afet sınavı! Yıllar geçti, sıkıntılar değişmediBaşlık Resmi

BODRUM KATLARDA GİZLİ RİSK

Sel ve su baskınları, konut alırken yalnızca dairenin fiyatına, konumuna ve binanın yaşına bakmanın yeterli olmadığını bir kez daha gösterdi. Emlak uzmanları, ev satın almadan önce binanın geçmişte su alıp almadığının, bodrum katındaki su yalıtımının, yağmur suyu tahliye kanallarının ve drenaj sisteminin kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Binanın dere yatağına, düşük kotlu bölgelere veya su birikme riski bulunan alanlara yakınlığı da karar sürecinde göz önünde bulundurulmalı.

Bu haber 14195 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR