Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’li mevkidaşı Marco Rubio’ya, Rus ordusunun Kiev’deki askeri hedeflere ve karar alma merkezlerine yönelik hava saldırıları başlattığı yönünde önceden bilgi verdiği ortaya çıktı.
Rus haber ajansı Tass’ın Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın resmi açıklamasına dayandırdığı rapora göre, Bakan Sergey Lavrov, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in doğrudan talimatı doğrultusunda Amerikalı mevkidaşına sahada atılan yeni askeri adımları ve değişen harekat stratejisini iletti.
Kiev rejiminin Rusya içerisindeki sivil nüfusa ve altyapıya yönelik devam eden saldırılarına misilleme yapıldığını belirten Lavrov, şu uyarılarda bulundu:
"Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri, Kiev'deki askeri tesisler ve bunlarla ilişkili karar alma merkezlerine yönelik sistematik, tutarlı ve büyük ölçekli saldırılar başlatmıştır. Amerika Birleşik Devletleri, Kiev’deki diplomatik personelinin ve diğer tüm Amerikan vatandaşlarının emniyeti için Ukrayna’nın başkentinden derhal tahliye edilmelerini sağlamalıdır."
"AVRUPA ELİTLERİ ATEŞKES ANLAŞMASINI BALTALADI"
Görüşmede Ukrayna krizinin diplomatik boyutuna da değinen Lavrov, Ağustos 2025'te Anchorage'da yapılan üst düzey gizli görüşmelerde sağlanan uzlaşı zeminini hatırlattı. Çıkar dengesi temelinde sürdürülebilir ve uzun vadeli bir çözüme kapı aralayan kritik anlaşmaların, Avrupa elitleri ile Kiev rejiminin keyfi ve tek taraflı adımları yüzünden baltalandığını ifade eden Rus Bakan, masanın devrilmesinden Batı blokunu sorumlu tuttu.
ABD'DEN AÇIKLAMA GELDİ
Rusya’nın Kiev’e yönelik kapsamlı balistik füze taarruzunun hemen ardından, Hindistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında gazetecilerin sorularını cevaplayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’ın arabuluculuk rolünü üstlenmeye hazır olduğuna değindi. Lavrov ile yaptığı telefon trafiğini doğrulayan Rubio, şu ifadeleri kullandı:
"Her iki taraftan da bu denli büyük ve yıkıcı saldırılar gördüğünüzde, bu çatışmanın neden İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en korkunç savaş olduğunu ve neden artık kesin olarak sona ermesi gerektiğini bir kez daha hatırlıyorsunuz. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesini kolaylaştırmak ve diplomatik bir çözüm üretmek için elinden ne gelirse yapmaya hazırdır ve tam anlamıyla hazırlıklıdır. Umuyorum ki çok yakın bir noktada bu diplomatik fırsat kendiliğinden ortaya çıkacaktır."
KÜBA DİPLOMASİSİ
İki bakanın yürüttüğü telefon diplomasisi sadece Ukrayna sahasıyla da sınırlı kalmadı. Bakanlık kaynaklarından sızan bilgilere göre Lavrov ve Rubio, küresel enerji krizini tırmandıran Orta Doğu'daki Hürmüz Boğazı krizini aşmayı amaçlayan hamleleri ve Küba çevresinde son dönemde gelişen askeri ve diplomatik hareketlilikleri de masaya yatırarak geniş bir görüş alışverişinde bulundu.
Görüşmenin sonunda, Washington ve Moskova arasındaki mevcut keskin görüş ayrılıklarına ve cephedeki savaşa rağmen, her iki ülkenin de karşılıklı olarak diplomatik misyonların ve büyükelçiliklerin işleyişini iyileştirme konusundaki taahhütlerini yineledikleri kaydedildi.
NELER OLMUŞTU?
Ukrayna ordusunun 22 Mayıs'ta Luhansk bölgesinde bulunan Starobelsk şehrindeki bir koleje İHA saldırısı düzenlediği bildirilmiş, saldırı sonucunda 21 kişinin öldüğü, 42 kişinin yaralandığı açıklanmıştı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'nın saldırısının "terör eylemi" olduğunu belirterek, "Bu, Kiev yönetiminin terör doğasını bir kez daha gösterdi." demişti.
Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, saldırının kaza olamayacağını savunarak, olaya sessiz kalan Batı ülkelerini eleştirmişti.
Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı ise Rusya'ya ait "Rubikon" Gelişmiş İnsansız Teknolojiler Merkezinin Starobelsk'teki karargahına saldırı düzenlediklerini bildirmişti.
Ukrayna'nın Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgeleri, Putin'in 2022'de imzaladığı kararnameyle yasa dışı ilhak edilmişti.
FİNLANDİYA CUMHURBAŞKANI, RUSYA-UKRAYNA MÜZAKERELERİNDE AVRUPA'YI TEMSİL ETMEYE HAZIR OLDUĞUNU AÇIKLADI
Öte yandan Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Rusya-Ukrayna barış müzakerelerinde Avrupa'yı temsil etme teklifini geri çevirmeyeceğini belirtti.
Uluslararası basında, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Stubb, eski Almanya Başbakanı Angela Merkel, eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ve eski İtalya Başbakanı Mario Draghi muhtemel adaylar olarak zikrediliyor.
AB Dışişleri Bakanlarının 27-28 Mayıs'ta yapılacak gayriresmi toplantılarında bu konuyu ele alması bekleniyor.




