Bu futbolla kazanmak başarı! | Şu bir gerçek ki, Galatasaray, bu sezon savunmada problemler yaşasa da, hücümda Osimhen dışında istikrarlı skor katkısı yapan bir forveti olmasa da, zorlansa da liderlik koltuğunda oturmaya devam ediyor.
Bu, ligimizin ve rakiplerin yetersizliğinden kaynaklanan bir durum.
Sporting Lizbon veya Barcelona karşısında özellikle ikinci yarılarda fiziksel olarak düşen Galatasaray Avrupa’da çökerken, ligde rakipler cezayı kesemiyor.
Galatasaray’ın saha içinde bunca sorunlarına rağmen kazanması, rotasyon yapacak kadro genişliğini bulamamış olmasına rağmen lig liderliğinde oturuyor olması gerçekten de büyük iş.
Dün Uğurcan hariç biraz da oyuna girdikten sonra Yunus dışında iyi oynayan var mıydı ? Hayır.
Ancak bir şekilde kazanmayı başardı.
(Güntekin Onay - Hürriyet) Dün Galatasaray kazandı ancak çok zorlandı 88’e kadar.
Osimhen zaten Barcelona önünde de kötüydü, ona esas ihtiyaç duyulacak Lille-Fenerbahçe maçları öncesi ben Ankara’da 90 dakika sahada kalacağını beklemiyordum doğrusu.
Davinson’da da yorgunluk belirtileri var.
İlk devrede neredeyse asist yapıyordu Salih’e.
Ayrıca Eren’in Lamine Yamal karşısında dağılması belki normal karşılanabilir ancak dün Fıratcan önünde de zor durumlara düştü milli sol bek.
Maçın kaderini ise herkesin vazgeçtiği bir an koşup topu geri kazanan Batrakov belirledi bir bakıma.
Özellikle Sane bu kadar kolay kaybederken, yitirdiği topu (bir-iki istisna hariç) seyrederken Batrakov’un 88’de böyle bir top kazanması önemli bir detay. (Uğur Meleke - Hürriyet) Absürt galibiyet | Bu maçtaki kötü futbol ‘Barca dönüşü zor olur” diye açıklanamaz.
Bu kadar kötü futbolun izahı yok.
Maç boyunca biraz Batrakov, üç net gol kurtaran Uğurcan o kadar.
Takım listesini alın bakın bulamazsınız.
Ve buna Osimhen dahil.
Şunu net olarak söyleyeyim.
Galatasaray’ın bu kadar kötü olması hiç normal değil.
Bunun tek açıklamasını Okan Buruk yapabilir.
Biz yapamayız.
Keza 2. yarıda aynı geçti.
Gençlerbirliği bu yarıda da üç tane golü kaçırdı.
Sonra Galatasaray organize olmayan rastgele futbol tarzına yöneldi.
Rakip savunmayı belki hata yapar diye zorladı.
Ama hata hiç beklemediği yerden geldi, absürt bir şekilde maçı aldı gitti.
Sonuçta önemli olan üç puansa onu aldı Galatasaray.
Ama görüntü felaket haberiniz olsun.
(Halil Özer - Milliyet) Galatasaray geri gidiyor | Son dakikada gelen galibiyet golü tabii ki Galatasaray taraftarlarını mutlu etti.
Oyunun geneline baktığımız zaman 330 milyon euroluk takımın futbolu, Gençlerbirliği’nden daha iyi değildi.
Bilemiyorum Okan hoca bu takımı nasıl toparlayacak?
Başkentte Uğurcan kalesinde devleşmese, kırmızı-siyahlılar girdiği gol pozisyonlarındaki son vuruşlarda biraz daha dikkatli olsa, sarı-kırmızılı renklere gönül verenler çok üzüleceklerdi.
Yani anlayacağınız Galatasaray’ın futbolunda büyük sorun var.
Gençlerbirliği ise başa baş mücadele etti.
Daha çok gol pozisyonuna girdi.
Kaleci İrfan Can hatalı bir gol yemese, maç berabere bitecekti.
Ankara ekibi sergilediği futbolla yenilgiyi hak etmedi. (Osman Şenher - Milliyet) Mağluptur bu yolda galip! | Rakip 'Rodri- Pedri'li Barcelona orta sahası' dedik, 'sihirbaz Yamal' dedik, peki bu Ankara'daki oyunun bir açıklaması var mı Sayın Okan Buruk!
Gabriel Sara sahada yürüyor, Mario Lemina sürekli top kaybı yapıyor, Sallai'nin takıma faydası yok, Leroy Sane istekli ama verimsiz, Osimhen ayağına gelen her topu açı fark etmeden kaleye vuruyor.
Bütün bunlar olurken Okan Buruk bunları kenardan izliyor.
Gençlerbirliği dün ilk ve ikinci yarıda kaçırdıklarıyla 'atamayana atarlar gerçeğiyle' yüzleşti.
Ancak başka bir gerçek daha var.
Başta Okan Buruk olmak üzere Deniz Gül'ün golüyle kazanmış olsalar da onlar için deniz bitti!
Bundan sonrası ayağa batan çakıl taşları.
(Bülent Timurlenk - Sabah) Önce kazanmak önemliydi! | Elbette şampiyonluk yarışı yalnızca güzel futbolla kazanılmıyor.
Zor deplasmanlarda kötü oynarken de üç puanı alabilmek büyük takımların önemli özelliklerinden biri.
Galatasaray bunu başardı ancak bu galibiyet, Avrupa'daki sorunları unutturacak bir performans değildi.
Asıl mesele şu: Galatasaray kazanıyor ama oyun gücü güven vermiyor.
Topa sahip olmak başka, oyuna hükmetmek başka.
Özellikle hücum organizasyonları daha hızlı, yaratıcı ve etkili olmalı.
Özletle, Galatasaray, Ankara'da deniz buldu!
(Murat Özbostan - Sabah) Buruk’u hamleleri için kutluyorum | Okan hoca ilk kez oyuncuları da önüne katarak ciddi bir özeleştiri yaptı. 350 milyon Euro'luk bir kadronun bu kadar kötü koşmaya, bu kadar kötü oynamaya ve bu kadar çok pas hatası yapmaya hakkı yok.
Torreira'nın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük.
Torreria olmayınca Sara-Lemina ikilisinin makyajları aktı.
Bu ikili hem orta alanı kontrol edemediler hem ikili mücadeleleri kazanamadılar hem de fazlasıyla pas hatası yaptılar.
Eğer kaleci Uğurcan olmasaydı G.Saray kaybederdi. (
Levent Tüzemen - Sabah) Hangisine inanalım? | İkinci devre Gençlerbirliği ilkine göre daha derli toplu görünürken oyun iyiden iyiye “git gel”e döndü.
Biri atacaktı ama hangisi?
Takım davranışı olarak Gençlerbirliği daha yakınken oyuncu kalitesi, marifet ve borçlanarak kadro derinliği yaratma avantajı Galatasaray’daydı.
Maç biterken buna yakın bir şey oldu!..
“Çok zor bir lig” diye övülen Süper Lig’in “zor maçları”ndan biri daha son anda biraz Deniz Gül gayreti, biraz İrfan Can Eğribayat katkısıyla Galatasaray lehine tamamlandı.
Gireniyle çıkanıyla 300 milyon avroluk piyasa değeri olan Galatasaray, 21 milyon avroluk Gençlerbirliği’ni futbol adına pek bir şeyin olmadığı maçta zorlanarak da olsa yenmeyi başardı.
Çünkü… Şampiyonlar Ligi dönüşü zordu ve “Süper Lig zor bir lig”di!
Artık bu iki önermeye ne kadar ikna olursanız!
(Cem Dizdar - Fanatik) 9 kişiyle bu kadar | Bravo Okan Buruk!
Gençlerbirliği karşısında Galatasaray’ı 9 kişiyle mücadele ettirdiğin için...
Sane ve Sara’dan hâlâ ne bekliyor, neyin şansını veriyor?
Hani genç olsalar anlarım, hani savunmayı iyi yapıyor olsalar anlarım, hani hücumu iyi yapıyorlar diye oynatıyor olsa anlarım.
Yazıktır; koskoca Galatasaray takımının, kafaca bitmiş oyuncularla şampiyonluk mücadelesi yapmak gibi bir lüksü olamaz...
Tam 61 dakika bu oyuncular sahada kaldı, hiçbir katkı yapmadan.
Sonrasında değişiklikler geldi.
Kalan bölümde Gençlerbirliği’nin baskılı oyununa karşı dengeyi kuran Galatasaray daha organize oldu.
Özellikle İlkay ve Batrakov orta alanı parsellerken, Deniz Gül hamlesiyle hücum gücünü de artırdı.
Artık maç golsüz biter derken İrfan Can’ın büyük hatasıyla Galatasaray öne geçti. (Tunç Kayacı - Fanatik)




