ABD Başkanı Donald Trump, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile gerçekleştirdiği kritik zirvenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
G7 Liderler Zirvesi'ndeki konuşmasında Trump, Erdoğan ve Suriye'nin yeni lideri ülkeyi yeniden bir araya getirme konusunda muazzam bir iş çıkardı ifadesini kullandı.
İRAN ÇOK DAHA BÜYÜK BİR SAVAŞTI
Trump, Tahran ile varılan mutabakatın kalıcı olup olamayacağına ve İsrail’in pozisyonuna dair yöneltilen Peki İsrail'i düşündüğünüzde bu anlaşma ve mutabakat kalıcı olabilir mi? sorusuna iyimser bir tonla yanıt verdi.
Bölgenin geçmişten bu yana kronik bir istikrarsızlık barındırdığına dikkat çeken Trump, Bence olabilir.
İran çok daha büyük bir savaştı ve o bölge sürekli kırılgan bir yapıya sahipti ifadelerini kullandı.
ERDOĞAN VE SURİYE'NİN YENİ LİDERİ MUAZZAM BİR İŞ ÇIKARDI
Suriye'deki yeni döneme ve Ankara-Şam hattındaki iş birliğine övgüler yağdıran Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üstlendiği role vurgu yaptı.
Suriye'nin toprak bütünlüğünün sağlanmasında bu ortaklığın kilit önem taşıdığını belirten ABD Başkanı, Suriye konusunda, şu an ülkeyi yöneten kişi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan gerçekten birlikte muazzam ve çok önemli bir iş çıkardılar.
Ülkeyi yeniden bir araya getirmeyi başardılar şeklinde konuştu.
TRUMP'TAN İSRAİL'E SURİYE REÇETESİ
Şam'daki yeni yönetimin Hizbullah ile ilişkilerinin kötü olmadığını hatırlatan Trump, İsrail-Lübnan hattındaki çatışmaların durması için diplomasiyi adres gösterdi.
Geçmişte Suriye rejimine sıcak bakmadığını itiraf eden Trump, Tel Aviv yönetimine şu tavsiyede bulundu:Suriye'nin yeni liderinin Hizbullah ile arası da kötü değil.
İsrail, Hizbullah ile çok uzun süredir savaşıyor ve bu süreçte Hizbullah üyesi olmayanlar da dahil olmak üzere pek çok insan hayatını kaybetti, kaybetmeye de devam ediyor.
Dolayısıyla İsrail'e önerim Suriye'nin Hizbullah konusunda gerekeni yapmasıdır, ben onlara bu konuda çok daha iyisini sağlayabilirim.
Eskiden Suriye'yi sevmezdim.
Trump, sözlerini şöyle tamamladı:Suriye'deki yeni lider ülkeyi başarılı bir şekilde yeniden bir araya getirdi ve bence gerçekten gerekeni yapmaya çalışıyor.
"(İSRAİL'İN BEYRUT'A SALDIRISI) BU DURUM HİÇ HOŞUMA GİTMEDİ"
İsrail'in 14 Haziran'da Lübnan'ın başkenti Beyrut'a düzenlediği saldırıya ilişkin konuşan Trump, şunları kaydetti:
"Anlaşmayı imzalamamızdan iki saat önce Lübnan'ın Beyrut kentinde bir saldırı düzenlenmiş olması hoşuma gitmedi; bu saldırı ülkenin güneyinde değil, Beyrut'ta gerçekleşti. Bu durum hiç hoşuma gitmedi. Bu durumdan hiç hoşlanmadığımı ona bildirdim."
Trump, Şara'nın "Suriye'yi inanılmaz bir hızla toparladığını" vurgulayarak "Çok yetenekli ve bana karşı çok iyi davrandı. İstediğim her şeyi korudu ve eğer İsrail herkesi öldürmeden bu işi yapamazsa, bu işi o halledecektir. Suriye, bu işi halledecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Lübnan'ın önceden "harika bir ülke" şimdiyse "berbat" olduğunu savunan Trump, "Bence tüm ülkeler içinde en kötü muameleyi onlar gördü ve kendilerini savunamıyorlar. Hizbullah var ve bu, onlar için bir sorun. İsrail'in Lübnan ve Hizbullah'a karşı sergilediği tutumdan memnun değilim. Bu işi daha çabuk halledebilmeleri gerekirdi." diye konuştu.
Trump ayrıca bu durumun, İran ile varılan mutabakat zaptına olumsuz bir gölge düşürdüğünün altını çizdi.
"BİBİ, LÜBNAN KONUSUNDA DAHA SORUMLU DAVRANMAK ZORUNDA"
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında hayal kırıklığına uğrayıp uğramadığı sorusuna "Hayır" yanıtını veren Trump, İsrail Başbakanı ile çok iyi ilişkileri olduğunu belirtti.
Trump, son ayrıntıları konuştuklarını aktararak "Biz olmasak, ABD olmasa İsrail olmazdı. Ben olmasam İsrail olmazdı çünkü hiçbir başkan benim yaptıklarımı yapmaya istekli değildi. Bibi (Binyamin Netanyahu) ile harika ilişkim var ama artık Bibi, Lübnan konusunda daha sorumlu davranmak zorunda." dedi.
Trump, Netanyahu'yla ilişkisini "inanılmaz" olarak niteleyerek "Ben bu işe karışmasaydım İsrail çoktan havaya uçmuş olurdu." ifadesini kullandı.
Netanyahu'nun Washington'a gelerek eski ABD Başkanı Barack Obama'ya anlaşma yapmaması için yalvardığını belirten Trump, Obama'nın "İsrail'in değil, İran'ın tarafında" yer aldığını savundu.




