ABD Başkanı Donald Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, "İsrail Başbakanı Netanyahu, ne istersem onu yapacak" ifadelerini kullandı. Dakikalar sonra yeni bir açıklama daha yapan ABD Başkanı, İran'la ilgili tek bir sorun olduğunu söyledi.
ABD Sahil Güvenlik Akademisi’nin (USCGA) 145. Mezuniyet Töreni'nde baş konuşmacı olarak yer almak üzere Connecticut eyaletinin New London kentine gitmeye hazırlanan ABD Başkanı Donald Trump, yolculuk öncesi havalimanında basın mensuplarının karşısına geçti.
Trump'ın konuşmasından öne çıkan satırbaşları şöyle:
"NETANYAHU SAVAŞ ZAMANI BAŞBAKANI, ONA İYİ DAVRANMIYORLAR"
"Netanyahu benim için iyi bir adam. Kendisi bir savaş zamanı başbakanı. Şunu net söyleyebilirim; şu an başbakan olarak İsrail'e gitseydim ve aday olsaydım yüzde 99 onay oranım vardı. Dün bir anket yaptılar, yüzde 99'luk bir onay oranım çıkıyor. Başkanlıktan sonra İsrail'e gitsem kesin seçilirim. Ama Netanyahu bir savaş zamanı başbakanı, bunu söylemek ve hakkını teslim etmek lazım.
Şu an kendisine orada hiç de iyi davranılmıyor. Orada bir cumhurbaşkanı var ve kendisine iyi davranmıyor. Şu an seçimler için sonlarına yaklaşılan bir zamandayız ve ben kendisinin başarılı bir iş çıkartmasını istiyorum. Çok da ilginç bir karakter. Beni destekliyor bu adam, biliyor musunuz? Ben öyle duydum. Şu ana kadar da büyük ve iyi bir iş çıkartıyor. Netanyahu, ondan istediğim her şeyi yapacak."

"PUTİN VE Xİ İLE İYİ GEÇİNİYORUM AMA BİZİM TÖRENİMİZ DAHA MUHTEŞEMDİ"
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in gerçekleştirdiği kritik zirveye dair sorulan soruya Trump, liderlerle olan kişisel ilişkilerini öne çıkararak cevap verdi:
"Bence bu görüşme iyi bir şey. İkisiyle de çok iyi geçiniyorum, bana da söylemişlerdi zaten. Ama Rusya'da Putin'e yapılan o görkemli seremonik karşılama, geçmişte bana yapılan seremoni kadar etkileyici miydi, orası tartışılır. İzledim bence bizimki onlardan çok daha iyi ve muhteşemdi. Ama sonuç olarak Putin'le de, Xi'yle de çok iyi anlaşıyorum. Ben herkesle iyi anlaşıyorum."
"HÜRMÜZ BOĞAZI DERHAL AÇILMALI, İRAN'I RESMEN YOK ETTİK"
İran ile yürütülen askeri ve diplomatik süreç hakkında takvim baskısı hissetmediğine değinen Trump, Hürmüz Boğazı'nın durumuna ve askeri bilançoya dikkat çekti:
"Hürmüz Boğazı ile ilgili, İran'la kısıtlı bir anlaşmam olacak. Ardından daha uzun bir anlaşma için masaya oturacağız. Bence Hürmüz Boğazı'nın derhal açılması lazım. Ama benim hiç acelem yok. Herkes 'Ah, ara seçimler yaklaşıyor' deyip duruyor. Ben acele etmiyorum. Tabii ki ben savaşlarda daha az insanın ölmesini görmek isterim, çok insanın ölmesi yerine. İran'da şu an büyük bir öfke var çünkü insanlar çok kötü şartlar altında yaşıyor. Orada daha önce görmediğimiz askeri bir hazırlık var, bu yüzden neler olacak izleyip göreceğiz. Bakın, biz 19 yıl boyunca Vietnam'daydık. Afganistan'da ve diğer bölgelerde onlarca yıl boyunca bulunduk. Keza Irak'ta, Kore'de 7 yıl kaldık. İkinci Dünya Savaşı 4 yıl sürdü. Ben daha sadece 3 aydır İran'dayım ve bu sürenin çoğu aslında ateşkesle geçti. Şunu da söylemek lazım.
Önceki savaşlarda yüz binlerce asker kaybetmiştik. Biz Venezuela savaşında kimseyi kaybetmedik; burada, İran'da ise sadece 13 kişiyi kaybettik. Elbette 13 kişi, normalde olması gerekenden 13 fazla ama sonuçta 13 insan kaybettik. Televizyonları açtığımda spikerlerin '13 insan kaybedildi' diye felaket tellallığı yaptığını görüyorum. Evet, 13 insan kaybedildi, ailelerini de tanıyorum, harika insanlardı. Ama yaptığımız şey aslında inanılmaz bir başarı, onları sahadan ortadan kaldırıyoruz. İran'ı resmen yok ettik. Önümüzdeki 3 sene içerisinde çok güzel gelişmeler olacak."

"İSA MESİH GELSE KALİFORNİYA'YI KAZANAMAZDI, SEÇİMLER HİLELİ"
Demokratların kalesi olan Kaliforniya eyaletindeki seçim sistemini hedef alan Trump, Amerikan iç siyasetinde çok tartışılacak bir benzetmeye imza attı:
"Normalde hileli seçimler yapılıyor, bu da ülkemiz için büyük bir sorun tabii. Kaliforniya'da gerçekten seçimler tamamen hileli. Bir Cumhuriyetçi olarak orayı kazanmanız çok zor, çünkü seçimler dürüstçe gerçekleşmiyor. Açıkça söylüyorum eğer İsa Mesih gelip oyları bizzat saymış olsaydı, Kaliforniya'yı ben kazanırdım. Ama İsa gelseydi ve Kaliforniya'da aday olsaydı bu hileli sistemde o bile kazanamazdı. Milyonlarca oyun nereye gittiği belli değil. Demokratlar akılalmaz şekilde çok fazla oy alıyor. Bazı seçmenlere mükerrer olarak 8 tane birden seçim kartı gönderiyorlar."
"KÜRESEL DEVLERİN FABRİKALARI AKIN AKIN ÜLKEMİZE TAŞINIYOR"
Uyguladığı gümrük ve ticaret politikaları sayesinde otomotiv devlerinin ve fabrikaların ABD'ye taşındığını söyleyen Trump, ekonomik hamlelerini övdü:
"Meksika'dan, Kanada'dan fabrikalar buraya taşınıyorlar. Artık orada olmak istemiyorlar çünkü bizim devasa pazarımızda satış yapmak istiyorlar. Otomotiv şirketleri Almanya'dan, Güney Kore'den, Japonya'dan kalkıp geliyor; birçok fabrika milyarlarca dolar harcayarak ülkemize geliyor ve şu anda inşaat halindeler. Kimse bunun mümkün olabileceğini düşünmemişti."
"ADALET BAKANLIĞI VE FBI'DAKİ KORKUNÇ İNSANLARI BULURSAK KURTULURUZ"
Kendi yönetimine karşı bürokratik direnç gösteren ve hala görevde olan isimlerin tasfiye edilip edilmeyeceği sorusuna Trump, şu şekilde cevap verdi:
"Hala Adalet Bakanlığı'nda ve FBI'da benim yönetimimin sona ermesini bekleyen insanlar olduğunu mu söylüyorsunuz? Umuyorum ki kalmamıştır. Ama eğer onları bulursak, onlardan da derhal kurtuluruz. Çünkü hem FBI'da hem de Adalet Bakanlığı'nda gerçekten korkunç insanlar var. Ama günün sonunda başarılı olacağız. Burada uzun zamandır bekliyorum, yıllardır görevdeyim. Benim bir sorunum olduğunu düşünüyorlar ama bakın hala buradayım. Sürekli olan bir şey bu. Ama tasfiyeler bittiğinde FBI'da sadece harika insanların çalıştığını göreceksiniz."
"İRAN'LA İLGİLİ TEK SORUN VAR"
Dakikalar sonra yeni bir açıklama daha yapan ABD Başkanı, "İran'la ilgili tek soru şu: İşi bitirecek miyiz, yoksa imzalayacaklar mı?" ifadesini kullandı.




