Trump, Netanyahu'yu eleştirmekten onu desteklemeye geçti - bu İsrail seçmenleri için bir fark oluşturacak mı?
ABD başkanları daha önce İsrail seçimlerindeki tercihlerini son derece açık bir şekilde ortaya koymuşlardı. Ancak genellikle İsrailli seçmenlerin bu tercihleri yorumlamalarına bırakmışlardı.
Haziran ayında ABD Başkanı Donald Trump'ın , Başbakan Benjamin Netanyahu'ya, kendisi olmasaydı hapiste olacağını söylediği bildirildi. Pazar günü ise İsraillilere başbakana bir dönem daha görev vermeleri çağrısında bulundu.
Ne oldu?
Trump , Haziran ayındaki görüşmelerinde Netanyahu'ya "tamamen deli" dediğini kabul etmekten, Truth Social'da onu "güçlü, cesur ve zeki" olarak övmeye ve ona koşulsuz desteğini vermeye nasıl geçti ?
ABD başkanları daha önce İsrail seçimlerindeki tercihlerini son derece açık bir şekilde ortaya koymuşlardı. Ancak genellikle İsrailli seçmenlerin bu tercihleri yorumlamalarına bırakmışlardı.
Önceki ABD başkanları, İsrail seçimleri hakkında görüş bildirme konusunda emsal teşkil etmişlerdir.
Mart 1992'de, İsrail seçimlerinden üç ay önce, dönemin cumhurbaşkanı George HW Bush, Başbakan Yitzhak Shamir yerleşim inşaatlarını dondurmadığı sürece, eski Sovyetler Birliği'nden gelen göçmenlerin yerleştirilmesine yardımcı olmak için uzun zamandır beklenen 10 milyar dolarlık konut kredisi garantisini onaylamayacağını açıkladı.
Shamir, Yitzhak Rabin'e yenildi; Rabin, zaferinden iki ay sonra Bush ile garanti anlaşmasını imzaladı. O dönemde yönetim yetkilisi olan Aaron David Miller daha sonra, Shamir'in Washington ile ilişkilerini kötü yönettiği algısının ona çok zarar verdiğini ve Bush yönetiminin bu algının oluşmasına yardımcı olduğunu yazdı.
1996'da Başkan Bill Clinton, Netanyahu'ya karşı Şimon Peres'i desteklemek için olağanüstü çabalar sarf etti ve bunu daha sonra bir televizyon röportajında da kabul etti. Ayrıca 2001'de Ehud Barak'ın Ariel Sharon karşısında yenilgiden kurtulmasına yardımcı olmaya çalıştı. Bu çabaların hiçbiri istenen seçim sonucunu vermedi.
Barack Obama, 2015'teki seçimlerden sadece birkaç hafta önce Kongre'ye hitap etmek için geldiğinde Netanyahu ile görüşmeyi özellikle reddetti. Ve Joe Biden'ın 2022'deki ziyareti, bir başka seçimin ilan edilmesinin ardından, o zamanki başbakan Yair Lapid'e bir Amerikan başkanının yanında başbakanlık vasfını sergileme fırsatı verdi.
Trump'ın Netanyahu'ya verdiği açık destek, geçmiş başkanların tutumundan farklılık gösteriyor.
Dolayısıyla Amerika'nın İsrail seçimlerine müdahalesi yeni bir şey değil. Trump'ın müdahalesini farklı kılan şey, yoruma çok az yer bırakmış olmasıdır.
Nisan 2019'da Trump, başta Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğinin tanınması olmak üzere, politika kararlarında Netanyahu'ya destek vermişti. Bu kez, seçmenlerin politikalarından tercihini çıkarım yapmalarına gerek kalmadan hareket etti. Netanyahu'yu, tıpkı Kongre için favori bir adayını destekler gibi destekledi.
"Lütfen bu mektubun, İsrail Başbakanı olarak yeniden seçilme yarışında Bibi Netanyahu'ya olan tam ve eksiksiz desteğimi temsil ettiğini kabul edin," diye yazdı. "BIBI NETANYAHU SİZİ ASLA HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAYACAK!"
Açık sözlü mü? Kesinlikle. Şaşırtıcı mı? Trump'ın İsrail'in iç işlerine daha önceki müdahaleleri göz önüne alındığında, o kadar da değil.
Pazar günü yapılan destek açıklaması bir uyarıyı da beraberinde getirdi. Trump, İsrail hükümetinin başka biri tarafından yönetilmesi durumunda ABD'nin İran'la tek başına mücadele etmek zorunda kalabileceğini ima etti; ki kendisinin bunu yapmak konusunda isteksiz olduğunu söyledi.
"Eğer İsrail'in yanlış bir lideri olursa, ki bu Bibi'den başkası olabilir, Amerika bu işi [İran'a saldırmayı] kendimiz yapmak zorunda kalacak ve ben bunu yapmaya niyetli değilim," diye yazdı.
Mesaj, Netanyahu'nun tercih ettiği aday olduğunu söylemenin ötesine geçti. İsraillilerin yapacağı seçimin, Washington'ın İran'a karşı harekete geçme isteğini etkileyebileceğini ima etti.
Bu, İsrail seçmeni üzerinde oldukça büyük bir yük oluşturuyor.
Donald Trump’ın Benjamin Netanyahu’ya verdiği bu "tam ve kesin destek" (complete and total endorsement), İsrail siyasetinde seçime günler kala dengeleri doğrudan etkileyen dev bir hamle oldu.
İsrail seçmeninin bu desteğe nasıl tepki vereceği, seçmen gruplarının dinamiklerine ve anket eğilimlerine göre şu şekilde şekillenmektedir:
1. Netanyahu’nun Oylarını Artırır mı? (Pozitif Etkileri)
İsrail kamuoyunda Trump’ın popülaritesi son derece yüksektir (ABD elçiliğini Kudüs’e taşıması, Golan Tepeleri’ni tanıması ve İbrahimi Anlaşmaları nedeniyle). Bu durum desteğin Netanyahu lehine avantaj sağlamasına yol açıyor:
Sağ ve Muhafazakar Seçmende Kenetlenme: Trump’ın "Benim tek çalışabileceğim lider Bibi’dir, diğer seçenekler yanlış olur" mesajı; Likud Partisi’nin sandığa gitmekte tereddüt eden veya daha radikal sağ partilere kaymış olan seçmenini Netanyahu etrafında konsolide etmektedir.
"Brezilya/ABD Desteği ve Güvenlik" Kozu: Netanyahu, güvenlik ve dış ilişkilerde kendisinin vazgeçilmez olduğu tezini işliyordu. Trump’ın açık desteği, "İran tehdidi ve ABD ile stratejik ittifak için tek muhatap benim" söylemini güçlendirmiştir.
Kararsız Seçmen: Özellikle güvenlik kaygıları yüksek olan kararsız seçmen üzerinde Trump’ın güvenoyu olumlu bir etki yapmaktadır.
2. İçişlerine Müdahale Tepkisi Oluşur mu? (Negatif Etkileri)
Gelişmiş demokrasilerde dış desteğe karşı "içişlerine karışmama" tepkisi (backlash) doğabilse de, İsrail’de bu durum oldukça farklı işlemektedir:
ABD İstisnası: İsrail halkı ABD ile olan ilişkileri bir "dış unsur" değil, ülkenin varoluşsal güvenlik garantisi olarak görür. Bu nedenle ABD başkanının tercihi "içişlerine müdahale"den ziyade "İsrail’in stratejik geleceği" olarak algılanır.
Muhalefet Seçmeni Üzerindeki Etkisi: Merkez ve sol seçmen Trump’ın bu müdahalesinden rahatsız olsa da, bu durum Netanyahu’nun kendi tabanından oy kaybetmesine yol açmaz. Muhalefet kanadı ise bu durumu "Trump, skandallarla boğuşan Netanyahu’yu kurtarmaya çalışıyor" diyerek eleştirmektedir.
3. Son Anketler Ne Diyor?
Trump'ın resmi desteği öncesinde ve hemen sonrasında gelen anket tabloları şu eğilimleri gösteriyor:
Likud ve Sağ Blokta Sınırılı Yükseliş: Trump desteği açıklanmadan önce Likud Partisi anketlerde kan kaybediyor ve tarihi düşüşler yaşıyordu. Ancak desteğin açıklanmasıyla birlikte Likud'un oylarında ve sağ blokun toplam sandalye sayısında yukarı yönlü 1-3 sandalyelik kıpırdanmalar gözlemlenmeye başlandı.
61 Sandalye Çıkmazı Sürebilir: Son anket ortalamaları, bu desteğe rağmen Netanyahu liderliğindeki sağ blok ile muhalefet bloku arasındaki baş başa yarışın baş döndürücü bir kilitlenmede kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Trump’ın desteği Netanyahu’ya büyük bir psikolojik ve siyasi itme gücü sağlasa da, 61 sandalyeli çoğunluğun kesinleşmesi garanti değil.
Özet Tablo
Etki Alanı | Durum / Oy Eğilimi |
Likud Tabanı | Tabanda kararsız olanları sandığa çekiyor ve oyları artırıyor. |
Kararsız Güvenlik Seçmeni | ABD desteği algısıyla Netanyahu lehine kayma yaratıyor. |
Tepki / "İçişleri" Algısı | İsrail kamuoyunda ABD desteğine yönelik tepki marjinal düzeyde kalıyor. |
Genel Anket Dengesi | Netanyahu'ya ivme kazandırsa da 61 sandalye garantisini tek başına çözemiyor. |




