Türkiye'de gerçekleşen bu stratejik gelişme, ülkemizin madencilik ve advanced teknoloji alanındaki bağımsızlığı açısından kritik bir dönüm noktasıdır.
Kürşat Ar-Ge bünyesindeki Türk araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda %99,88 saflık oranında yerli saf tungsten (volfram) üretimi başarıyla gerçekleştirildi. Bu saflık seviyesine ulaşılmasıyla birlikte Türkiye, dünyada bu nitelikte tungsten saflaştırabilen 5. ülke konumuna yükseldi.

Neden Bu Kadar Önemli?
Savunma ve Havacılık Sanayii: Erime noktası 3.422 °C olan tungsten, ısıya ve aşınmaya karşı en dayanıklı metaller arasındadır. Zırh delici mühimmat çekirdeklerinden roket motoru bileşenlerine, uçak türbinlerinden yüksek sıcaklıkta çalışan elektronik parçalara kadar birçok alanda vazgeçilmez bir kritik hammaddedir.
Tedarik Bağımsızlığı: Doğada saf halde bulunmayan tungsten cevherinin (örneğin Bursa Uludağ ve çevre bölgelerdeki şelit mineralinin) yüksek saflıkta metale dönüştürülmesi dünyada çok az ülkenin elindedir. Bu başarı, Çin'in kısıtlamalarıyla oluşan küresel tedarik krizinde dışa bağımlılığı ciddi oranda azaltacaktır.
Şirket tarafından yapılan açıklamada SciAps malzeme analiz raporu ile ürün doğrulama ve sinterleme (toz metalurjisi ile katılaştırma) aşamalarının başarıyla tamamlandığı, nihai ürün üretimine geçildiği bildirildi.
Türkiye'nin toplam tahmini konsantre tungsten (volfram) rezervi yaklaşık 64.000 ton civarındadır. Bu miktar ile Türkiye, dünya genelindeki bilinen konsantre tungsten rezervlerinin yaklaşık %2'sine sahiptir ve küresel sıralamada Çin, Rusya ve Vietnam'ın ardından 4. sırada yer almaktadır.
Cevher ve Bölgesel Dağılım:
Bursa - Uludağ Yatağı: Türkiye'nin bilinen en büyük tungsten kaynağıdır. Yaklaşık 16 milyon ton ham cevher rezerve sahiptir ve bu cevherden 60.000 tondan fazla konsantre tungsten elde edilebileceği öngörülmektedir.
Diğer Yataklar: Elazığ (Keban), Niğde (Çamardı), Yozgat (Akdağmadeni), Çanakkale ve Bilecik (Söğüt) çevresinde de küçük ve orta ölçekli şelit minerali içeren tungsten zuhurları bulunmaktadır.
Mevcut Durum:
Uludağ'daki tesisler 1970'li ve 80'li yıllarda işletilmiş, ancak dönemin yüksek işletme maliyetleri ve teknik yetersizlikleri nedeniyle 1989 yılında kapatılmıştır. Günümüzde saflaştırma ve cevher işleme teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte yerli üretim hamleleri yeniden hız kazanmış durumdadır.
Türkiye’nin %99,88 saflıktaki tungsten formülünü çözmesi ve toplam rezerv potansiyeli finansal boyutuyla incelendiğinde, bu gelişme hem hammadde hem de yüksek teknoloji uç ürün seviyesinde milyarlarca dolarlık bir ekonomik değer sunmaktadır.
Piyasa dinamikleri ve rezerv kapasitesine göre bu başarının maddi karşılığı şu şekildedir:
1. Hammadde ve Konsantre Değeri (Rezerv Büyüklüğü)
Küresel piyasalarda işlenmemiş ham tungsten cevheri veya konsantresi (şelit/volframit) ton başına ortalama 100.000 - 130.000 Dolar seviyelerinden işlem görmektedir.
Türkiye’nin toplam 64.000 tonluk konsantre tungsten rezervi dikkate alındığında, yer altındaki ham/konsantre rezervin toplam piyasa ederi yaklaşık 6,5 ila 8,3 milyar Dolar arasındadır.
2. Yüksek Saflıkta Saf Metal / Toz Değeri (Üretilen Formülün Değeri)
Formülü çözülen %99,88 saflıkta saf tungsten ve toz metalurjisine uygun hammaddeler, standart işlenmemiş cevhere göre katbekat yüksek katma değere sahiptir.
Saf Tungsten Tozu / Barları: Küresel pazarda saflık derecesine bağlı olarak kg başına 100 ila 250 Dolar (ton başına 100.000 - 250.000 $) bandında satılmaktadır.
Bu saflık seviyesindeki yerli üretim capabilities sayesinde, Türkiye’nin işlenmiş saf tungsten pazarındaki yıllık üretim potansiyeli yüz milyonlarca dolarlık bir sanayi hacmine karşılık gelmektedir.
3. Stratejik ve Uç Ürün Katma Değeri
Tungstenin asıl maddi gücü nihai ürünlerde ortaya çıkar:
Mühimmat ve Zırh Sanayii: Saf tungsten; zırh delici mühimmat çekirdekleri, füze nozulları ve uçak türbin kanatçıkları gibi işlenmiş savunma bileşenlerine dönüştürüldüğünde kg başına değeri 500 - 1.000 Doların üzerine çıkabilmektedir.
İthalat Engeli: Türkiye, savunma ve ağır sanayide ihtiyaç duyduğu yüksek saflıktaki tungsteni yurt dışından yüksek maliyetlerle ve zaman zaman uygulanan örtülü ambargolar/kısıtlamalar nedeniyle zorlukla ithal etmekteydi. Bu gelişme, her yıl yurt dışına ödenen on milyonlarca dolarlık cari açığı doğrudan kapatacaktır.
Türkiye’nin sahip olduğu 8 milyar dolarlık ham rezerv potansiyeli, geliştirilen bu saflaştırma teknolojisi ve yerli imalat sayesinde sanayiye entegre edildiğinde 20-30 milyar dolarlık nihai stratejik ekonomik değere ulaşma kapasitesine sahiptir.
Kürşat Ar-Ge, bilinen büyük bir holding veya sanayi grubunun bağlı ortaklığı değil; savunma ve ileri malzeme teknolojileri alanında faaliyet gösteren bağımsız/yerli bir araştırma-geliştirme ve teknoloji firmasıdır.
Faaliyet Yapısı: Şirket, geleneksel madencilik gruplarından ziyade ileri malzeme teknolojileri, toz metalurjisi ve stratejik kritik metallerin (tungsten/volfram gibi) yerli imkanlarla saflaştırılması konularına odaklanmış bağımsız bir teknoloji girişim tutumuyla öne çıkmaktadır.
Grup Bağlantısı: Herhangi bir ana holdinge (örneğin Koç, OYAK, BMC vb.) bağlı olduğuna dair resmi bir mülkiyet veya grup yapısı bulunmamaktadır; doğrudan kendi AR-GE altyapısı ve teknik kadrosuyla çalışmalarını sürdürmektedir.




