Virüsden ölenleri çinko tabutlara koyuyorlar

••3 dk okuma
Virüsden ölenleri çinko tabutlara koyuyorlar

Hızlı Özet

“Merhaba ben Tuğçe Belin Stinchi. Toplamda 6 senedir İtalya'da yaşıyorum. Son 3 senedir Kuzeydoğu bölgesinde bulunan Ravenna şehrinde yaşamaktayım. Bu bölge, koronavirüs vakalarının en yüksek olduğu ikinci bölge. Birinci bölge, Lombardiya bölgesi.”






İtalya'da yaşayan Türk Ürün Müdürü, corona virüsü dehşetini anlattı "Ölenleri çinko tabutlara koyup civa ile.."

İtalya'nın Ravenna şehrinde yaşamını sürdüren Tuğçe Belin Stinchi, İtalya'da yaşanan salgın sürecine dair YouTube'da 'İnsan' kanalına konuştu.



Bulunduğu bölgenin İtalya'da koronavirüsten en çok etkilenen ikinci bölge olduğunu belirten Stinchi, koronavirüsten ölen kişilerin tabutlarının çinko olduğunu olduğunu ve bu tabutların civayla mühürlendiğini anlatarak, salgının ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.



Kişisel bilgilerinizden, mesleğinizden ve İtalya'daki yaşamınızdan söz eder misiniz?



Merhaba ben Tuğçe Belin Stinchi. Toplamda 6 senedir İtalya'da yaşıyorum. Son 3 senedir Kuzeydoğu bölgesinde bulunan Ravenna şehrinde yaşamaktayım. Bu bölge, koronavirüs vakalarının en yüksek olduğu ikinci bölge. Birinci bölge, Lombardiya bölgesi.



İlk vakalar yaşandığında, açıkçası ben panik olmadım. Çünkü yaş ortalaması İtalya'da çok yüksek. İtalya, Japonya'dan sonra dünyanın en yaşlı ikinci nüfusu. Ölen ilk insanların, 90 yaş ve üzeri olması, bizim durumu yeterince ciddiye almamamıza sebep oldu. Diğer vakalar artmaya başladıkça, yaş ortalaması 50'ye kadar düştü. Fakat ölen insanların birçoğunun, farklı sağlık problemleri de olduğundan dolayı, dediğim gibi bunu ağır bir grip vakası gibi algıladık. Benim evimde yaşayan Türk bir öğrenci var. O, bize bu konu hakkında ne düşündüğümüzü sordu. Türkiye'ye dönüp dönmeme konusunda ikilem yaşadı. Biz, onu telkin etmeye çalıştık. Bunun geçeceğini ve ileride buna bir ilaç veya formül bulunacağını düşündük. Açıkçası o zamanlar, durumun bu kadar ciddi olduğunu anlayamamıştım. Hatta ben koronavirüsün ortaya çıktığı ilk iki haftada, normal hayatıma devam ettim ve Milano'ya çok yakın olan işime gitmeye devam ettim ki bu bölge, vakaların çok yoğun yaşandığı bir bölgeydi. Defalarca trene bindim ve kırmızı bölgelerden geçtim ki henüz kırmızı bölge ilan edilmemişti. Şu an görüyorum ki, bu çok riskli ve hatalı bir davranışmış... Daha o zamanlarda, bu bölgelerin kapatılması, giriş-çıkışların yasaklanması gerekiyormuş.





Sizce halk ve devlet, gerekli tedbirleri aldı mı?



Virüsün ortaya çıktığı ilk iki hafta içerisinde, yerel yönetimlerin gerekli tedbirleri aldığı kanısındayım. Çünkü ilk olarak yaygın eğitime ara verildi. Sinemalar kapandı, müzeler kapandı, spor aktiviteleri tamamen iptal edildi. Dolayısıyla yerel yönetimlerin, ilk iki hafta içerisinde aldığı kararları, doğru buluyorum. İki haftanın sonunda da asıl sıkıntı, Başbakan Conte'nin, 7 Mart'ta yaptığı açıklamayla geldi. Kuzey bölgesinin karantina altına alınmasına karar verildi. Bu karar açıklanmadan önce, bu bilgi halka sızdı, bu da panik havası oluşmasına neden oldu. Milano çok büyük bir kozmopolit... Orada, İtalya'nın farklı bölgelerinden gelen öğrenciler ve çalışan insanlar bulunuyor. Dolayısıyla gece, henüz bu karar açıklanmadan, birçok insan, soluğu Milano Merkez İstasyonu'nda aldı ve buradan büyük kaçışlar oldu. Bu kaçışla da Milano'dan birçok insan, bunu tatil fırsatı bilerek, henüz koronavirüse maruz kalmamış, Kuzey'deki farklı bölgelere ve Güney'e gittiler. Tabii bu, virüsü yalnızca tatile giden insanların yaydığı anlamına gelmez. Az önce de belirttiğim gibi Milano'da insan trafiği çok yüksek. Dolayısıyla ilk iki hafta içerisinde de, ülke dışına ve farklı farklı bölgelere yayılmış olması çok mümkün ama bundan daha da acısı, Conte'nin yaptığı açıklamadan sonra, hiçbir şey olmamışçasına, hala kalabalıklar halinde restaurantlara ve lokallere giden, sağduyusuz bir kitlenin bulunmasıydı. Bunun üzerine Conte, ikinci bir açıklamayla, kırmızı bölgeye, bütün İtalya'yı aldı.






Karantina altındaki bir bölgede yaşamak nasıl hissettiriyor?

'Karantina' kelimesi, kulağa çok hoş gelmiyor. İnsan sosyal bir varlık, o yüzden diğer insanlarla iletişim içinde olmak istiyor. Fakat 'karantina' kelimesinin anlamını anlamak, bu durumu biraz daha kolaylaştırıyor. 'Karantina' İtalyan asıllı bir kelime. Quarantine'den geliyor. 14. yüzyılda, Venedik ticari liman ve dışarıdan gelen gemilerin, ülkeye salgın hastalıkları taşımamaları için buradaki mürettebatı, 40 günlük bir izolasyona alıyorlar. Bunun da ismi 'Quarantine'. Quarantine'dan, karantinaya geliyor. Dolayısıyla, biz de bunu izolasyon olarak kullanabiliriz. Biz, Türkçe'de kelimelerin kuvvetine inanıyoruz. ''Bir şeyi kırk kez söylersek olur'' diyoruz. Madem öyle, karantina yerine izolasyon diyelim. Kendimiz ve sevdiklerimiz için, bu dönemi inzivaya çekilme dönemi olarak görebiliriz.






 





 



 




Bu haber 374 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Fransa'daki ayaklanma 3 Avrupa ülkesine daha sıçradı
Gündem

Fransa'daki ayaklanma 3 Avrupa ülkesine daha sıçradı

Yüz binlerce kişi ayrı ayrı gösteriler için sokaklara dökülerek AB genelindeki hükümetler üzerinde baskı oluşturdu. Yaşam maliyetine karşı protestolar Belçika, İtalya, Portekiz ve Fransa'da sosyal medyada paylaşıldı.

Habervitrini11070 Görüntüleme
Azerbaycanlı ünlü doktor : Allahümme salli’ ile gelişmek olmaz. Gelişme dinde değil, fizikte ve bilimdedir.
Gündem

Azerbaycanlı ünlü doktor : Allahümme salli’ ile gelişmek olmaz. Gelişme dinde değil, fizikte ve bilimdedir.

Azerbaycan’da okullarda başörtüsü yasağı tartışmaları sürerken, ülkenin tanınmış doktorlarından Reşid Mahmudov’un açıklamaları tepki çekti. Yasağı açıkça destekleyen Mahmudov, Kur'an'da başörtüsüne dair bir hüküm bulunmadığını savunarak 14-16 yaşına kadar çocukların dinle ilgilenmesinin yasaklanması gerektiğini iddia etti.

Habervitrini13262 Görüntüleme
İsrail ordusuna çalışan Klodya Medina'ya  İstinyePark AVM’de protesto
Gündem

İsrail ordusuna çalışan Klodya Medina'ya İstinyePark AVM’de protesto

Sarıyer’de İstinye Park AVM’de, Filistin destekçisi olduğu belirtilen yaklaşık 20-25 kişilik grup, çifte vatandaş Klodya Medina’yı protesto etti. Tartışmanın büyük bir arbedeye dönüşmemesi için bölgeye güvenlik ve sağlık ekiplerinin sevk edildiği belirtildi.

Habervitrini9312 Görüntüleme
Boşanma davalarında 'habersiz kredi' detayı! Yargıtay kararını verdi
Gündem

Boşanma davalarında 'habersiz kredi' detayı! Yargıtay kararını verdi

Antalya'da görülen boşanma davasında, eşinden habersiz konut kredisi çeken erkek 'kusurlu' sayıldı, dosya Yargıtay'a taşındı. Yerel mahkemenin kararını bozan Yargıtay, kredi çekmenin tek başına kusur sayılamayacağına, borcun hangi amaçla kullanıldığının da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Habervitrini11040 Görüntüleme